Türkiye elektrik kurulu gücü Yenilenebilir enerji kapasite artışı Güneş ve rüzgar kapasitesi

EPDK verilerine göre Türkiye’nin elektrik kurulu gücü bir yılda 6,37 GW arttı; net artışın %88,1’ini yenilenebilir enerji oluşturdu.

Hızlı bakış

Türkiye’nin lisanslı ve lisanssız santralleri kapsayan toplam elektrik kurulu gücü, Haziran 2025 ile Haziran 2026 arasında 119.740 MW’tan 126.113 MW’a yükseldi. Yeşil Haber’in Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, 6.373 MW’lık net kapasite artışının 5.613 MW’lık bölümünü yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu.

Kurulu güç 6,37 GW arttı (Haziran 2025 - Haziran 2026)
Kurulu güç 6,37 GW arttı (Haziran 2025 – Haziran 2026)

Yenilenebilir enerji kurulu gücü aynı dönemde 73.195 MW’tan 78.808 MW’a çıktı. Böylece yenilenebilir kaynakların toplam elektrik kapasitesindeki payı %61,1’den %62,5’e yükseldi.

Hesaplamalar, EPDK’nin 14 Ağustos 2026’da yayımladığı Haziran 2026 Elektrik Piyasası Sektör Raporu’nda yer alan güncellenmiş Haziran 2025 ve Haziran 2026 karşılaştırmasına dayanıyor.

Türkiye’nin elektrik kurulu gücü bir yılda ne kadar arttı

EPDK verilerine göre Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücünde Haziran 2025 ile Haziran 2026 arasında 6.372,87 MW net artış gerçekleşti. Bu büyümenin 5.612,58 MW’lık bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından geldi.

Böylece yenilenebilir enerji, toplam kapasite artışının %88,1’ini sağladı. Termik kaynaklardaki net kapasite artışı ise yaklaşık 760 MW ile toplam büyümenin %11,9’unu oluşturdu.

Veriler, Türkiye’nin elektrik sistemine eklenen yeni kapasitenin büyük ölçüde güneş ve rüzgar yatırımları üzerinden geliştiğini gösteriyor. Ancak dönem sonundaki kurulu güç ile altı aylık üretim miktarı farklı zaman aralıklarını temsil ettiği için kapasite ve üretim verilerinin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Güneş ve rüzgar kapasite artışının ana kaynağı oldu

Güneş ve rüzgar kapasitesi Türkiye yenilenebilir enerji artışını sürüklüyor
Güneş ve rüzgar, Türkiye’nin bir yıllık yenilenebilir enerji kapasite artışının yaklaşık %97’sini oluşturdu.

Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bir yıllık dönemde 23.573 MW’tan 27.210 MW’a yükseldi. Yaklaşık 3.637 MW’lık net artışla güneş, elektrik sistemine eklenen yeni kapasitenin en büyük kaynağı oldu.

Rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 13.476 MW’tan 15.281 MW’a çıkarak yaklaşık 1.805 MW arttı. Güneş ve rüzgardaki toplam 5.442 MW’lık büyüme, yenilenebilir enerji kapasitesindeki net artışın yaklaşık %97’sini ve toplam elektrik kapasitesindeki büyümenin %85,4’ünü oluşturdu.

Hidroelektrik kapasitesi aynı dönemde 32.293 MW’tan 32.345 MW’a yükselirken biyokütle kapasitesi 2.174 MW, jeotermal enerji kapasitesi ise 1.798 MW seviyesine ulaştı.

Güneş, yenilenebilir kurulu güçte ikinci sıraya yerleşti

Haziran 2026 sonu itibarıyla hidroelektrik 32,3 GW ile Türkiye’nin en büyük yenilenebilir elektrik kapasitesini oluşturdu. Güneş enerjisi 27,2 GW ile ikinci, rüzgar enerjisi ise 15,3 GW ile üçüncü sırada yer aldı.

Hidroelektrik, güneş ve rüzgarın toplam kapasitesi yaklaşık 74,8 GW’a ulaştı. Bu üç kaynak tek başına Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücünün yaklaşık %59,3’ünü oluşturdu.

Türkiye elektrik kurulu gücünde yenilenebilir enerji kapasite artışıKurulu güç artışı ile üretim artışı neden ayrı değerlendirilmeli

Kurulu güçteki büyümeyi güneş ve rüzgar yatırımları sürüklerken, 2026’nın ilk yarısında yenilenebilir elektrik üretiminde görülen sıçramanın ana kaynağı hidroelektrik oldu. Bu nedenle kapasite değişimi ile fiili üretim kompozisyonunun birbirinden ayrılarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu ayrımın en belirgin örneklerinden biri güneş enerjisinde görülüyor. Güneş kurulu gücü bir yılda %15,4 artarken güneşten gerçekleştirilen üretim 2026’nın ilk yarısında yıllık bazda yalnızca %3,9 yükseldi. Rüzgarda ise kapasite %13,4, üretim %14,2 artarak daha paralel bir seyir izledi.

Güneşteki kapasite ve üretim makası tek başına üretim kısıntısını kanıtlamıyor. Dönem sonu kurulu gücü ile altı aylık üretimin karşılaştırılması, yeni santrallerin hangi tarihlerde devreye alındığı, güneşlenme koşulları, bakım süreleri ve şebeke kaynaklı üretim kısıntıları gibi etkenlerin ayrıca incelenmesini gerektiriyor.

Yenilenebilir üretim artışını hidroelektrik taşıdı
Yenilenebilir üretim artışını hidroelektrik taşıdı

Türkiye’nin lisanslı ve lisanssız tesislerden gerçekleştirdiği toplam elektrik üretimi, 2025’in ilk yarısındaki 171,35 TWh düzeyinden 2026’nın aynı döneminde 174,80 TWh’a çıktı. Toplam üretimdeki artış yaklaşık %2 ile sınırlı kaldı.

Yenilenebilir kaynaklardan gerçekleştirilen üretim ise 81,28 TWh’tan 107,53 TWh’a yükselerek %32,3 arttı. Böylece yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki payı %47,4’ten %61,5’e çıktı.

Aynı dönemde termik kaynaklardan elektrik üretimi 90,07 TWh’tan yaklaşık 67,26 TWh’a geriledi. Yeşil Haber hesaplamasına göre bu düşüş yaklaşık %25,3’e karşılık geliyor.

Yenilenebilir üretim artışının yaklaşık %88’i hidroelektrikten geldi

Hidroelektrik üretim artışı Türkiye yenilenebilir elektrik üretimine katkı sağlıyor
Hidroelektrik üretimindeki yaklaşık 23,05 TWh’lık artış, yenilenebilir üretim büyümesinin %87,8’ini sağladı.

Hidroelektrik santrallerinin üretimi 2025’in ilk yarısındaki 33,94 TWh seviyesinden 2026’nın aynı döneminde 56,99 TWh’a çıktı. Yaklaşık 23,05 TWh’lık bu artış, yenilenebilir elektrik üretimindeki toplam büyümenin yaklaşık %87,8’ini oluşturdu.

Hidroelektrik üretimi yıllık bazda %67,9 artarken kaynağın toplam elektrik üretimindeki payı %19,8’den %32,6’ya yükseldi. Ancak hidroelektrik üretimi yağış, su seviyeleri ve baraj işletme koşullarına duyarlı olduğu için bu artışın tamamı kalıcı kapasite büyümesi olarak değerlendirilemez.

Rüzgar enerjisinden üretim 18,81 TWh’tan 21,48 TWh’a çıkarak %14,2 arttı. Güneş enerjisinden lisanslı ve lisanssız toplam üretim ise 17,58 TWh’tan 18,27 TWh’a yükseldi. Haziran sonu itibarıyla rüzgarın toplam üretimdeki payı %12,3, güneşin payı %10,5 oldu.

Lisanssız elektrik kapasitesi 25 GW’ı aştı

Lisanssız güneş kurulu gücü Türkiye elektrik kapasitesinde büyüyor
Haziran 2026 sonunda lisanssız elektrik kapasitesinin %96,7’sini güneş enerjisi oluşturdu.

Türkiye’nin lisanssız elektrik kurulu gücü Haziran 2025’te 21.947 MW seviyesindeyken Haziran 2026’da 25.239 MW’a ulaştı. Böylece lisanssız kapasite bir yılda yaklaşık 3.292 MW veya %15 büyüdü.

EPDK verilerine göre Haziran 2026 sonundaki lisanssız kapasitenin 24.399 MW’ını güneş enerjisi oluşturdu. Güneşin lisanssız elektrik kurulu gücündeki payı böylece %96,7’ye ulaştı.

Lisanssız tesislerin brüt elektrik üretimi de 2025’in ilk yarısındaki 13,81 TWh’tan 2026’nın aynı döneminde 14,63 TWh’a yükseldi. Üretildikten sonra ihtiyaç fazlası olarak sisteme verilen ve satın alınan lisanssız elektrik miktarı ise %6,4 artarak 9,16 TWh’a çıktı.

Net elektrik ihracatındaki artışın kaynağı ne

Türkiye’nin elektrik ihracatı 2025’in ilk yarısındaki 2,06 TWh seviyesinden 2026’nın aynı döneminde 2,02 TWh’a geriledi. Elektrik ithalatı ise 1,08 TWh’tan 0,59 TWh’a düştü.

İhracat ile ithalat arasındaki pozitif fark 980 GWh’tan yaklaşık 1.426 GWh’a yükseldi. Net elektrik ihracatındaki %45,5’lik artış, ihracat hacminin büyümesinden değil, elektrik ithalatının daha hızlı gerilemesinden kaynaklandı.

Yeni kapasite elektrik sistemi için ne ifade ediyor

Yenilenebilir enerji kapasite artışı için elektrik şebekesi ve depolama altyapısı
Güneş ve rüzgar kapasitesindeki büyüme, şebeke güçlendirmesi ile depolama ve esneklik yatırımlarının önemini artırıyor.

Haziran 2025 ile Haziran 2026 arasındaki veriler, Türkiye’de yeni elektrik kapasitesinin büyük ölçüde güneş ve rüzgar yatırımları üzerinden geliştiğini gösteriyor. Buna karşılık 2026’nın ilk yarısındaki yüksek yenilenebilir üretim payında hidroelektrik koşullarının belirgin etkisi bulunuyor.

Güneş ve rüzgar kapasitesinin büyümesi, elektrik sisteminde depolama, esnek üretim, talep tarafı katılımı ve iletim altyapısı ihtiyacını da artırıyor. Özellikle lisanssız güneş kapasitesinin 24 GW’ı aşması, dağıtım şebekelerinde üretim ve tüketim dengesinin daha ayrıntılı izlenmesini gerekli hale getiriyor.

Dönüşümün kalıcı etkisini gösterecek temel göstergeler; güneş ve rüzgardaki yıllık kapasite artışı, yenilenebilir üretimin mevsimler arasındaki seyri, termik santrallerin çalışma oranı, üretim kısıntıları, depolama yatırımları ve şebekenin yeni üretim kapasitesini taşıma gücü olacak.

Haziran 2025 verilerinde neden farklı değerler bulunuyor

EPDK’nin 27 Ağustos 2025 tarihli Haziran 2025 Genel Görünüm dosyasındaki bazı kurulu güç değerleri ile 14 Ağustos 2026 tarihli raporda aynı dönem için sunulan karşılaştırmalı değerler arasında farklılık bulunuyor.

EPDK, genel görünüm dosyalarındaki önemli notta düzenleme tarihinden önce yapılan veri düzeltmelerinin ilgili dönem verisine işlendiğini ve bu nedenle değerlerin daha önce yayımlanan Elektrik Piyasası Sektör Raporu’ndaki verilerden farklılık gösterebileceğini belirtiyor.

Bu haberde karşılaştırma bütünlüğünü korumak amacıyla EPDK’nin 14 Ağustos 2026 tarihli son raporunda birlikte sunulan güncellenmiş Haziran 2025 ve Haziran 2026 değerleri kullanıldı. Yüzdeler, aksi belirtilmedikçe Yeşil Haber tarafından bu resmi veriler üzerinden hesaplandı.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin büyüyen güneş ve rüzgar kapasitesinden daha fazla yararlanabilmesi için öncelik depolama yatırımlarına mı, şebeke güçlendirmesine mi yoksa talep tarafı esnekliğine mi verilmeli? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

Resmi kaynaklar

İlgili Haberler

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yeşil Haber (@yesilhabernet)


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz