Türkiye, Gana ve Lüksemburg, 6 Ağustos 2026’da Coalition to Grow Carbon Markets’e katılarak koalisyonun üye sayısını 14’e çıkardı. Türkiye’nin üyeliği, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e yaklaşık üç ay kala ülkenin uluslararası karbon piyasası tartışmalarındaki konumunu güçlendiren bir adım oldu.
Hızlı bakış
- Türkiye, Gana ve Lüksemburg’un katılımıyla koalisyonun üye sayısı 14’e yükseldi.
- Koalisyon Haziran 2025’te kuruldu; COP30’da 11 hükümet Ortak İlkeler’i onayladı, Ocak 2026’da Endonezya 11. üye olarak katıldı.
- COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya EXPO Center’da düzenlenecek.
- Koalisyon, COP31 sırasında karbon kredisi talebini artırmaya yönelik bir politika kılavuzu yayımlamayı planlıyor.
- 7552 sayılı İklim Kanunu, Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulmasına yönelik hukuki temeli oluşturdu.
- Koalisyon üyeliği, Türkiye’nin yurt içi karbon piyasası kurallarını doğrudan değiştirmiyor; uluslararası görünürlüğünü artırıyor.
Koalisyon nasıl büyüdü

Coalition to Grow Carbon Markets, Haziran 2025’te London Climate Action Week kapsamında kuruldu. Kasım 2025’te COP30 sırasında Kanada, Fransa, Kenya, Lüksemburg, Yeni Zelanda, Panama, Peru, Singapur, İsviçre, Birleşik Krallık ve Zambiya olmak üzere 11 hükümet koalisyonun Ortak İlkeler’ini onayladı. Ancak ilkelere destek veren hükümetlerin sayısı ile koalisyonun üye sayısı aynı değildi; koalisyon bu tarihte 10 hükümet üyeden oluşuyordu ve Lüksemburg henüz üye listesinde yer almıyordu.
Endonezya, 20 Ocak 2026’da koalisyona katılan 11. hükümet üye oldu. Türkiye, Gana ve Lüksemburg’un 6 Ağustos 2026’daki katılımıyla üye sayısı 14’e yükseldi.
Koalisyon; yüksek bütünlüklü karbon kredilerine yönelik kurumsal talebi güçlendirmeyi, hükümetler arasındaki politika uyumunu geliştirmeyi ve karbon piyasaları aracılığıyla iklim finansmanını artırmayı hedefliyor.
COP31’e giden yol

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya EXPO Center’da yapılacak.
Koalisyonun 23 Haziran 2026 tarihli duyurusuna göre, hükümetlerin yüksek bütünlüklü karbon kredilerine yönelik talebi artırmak için kullanabileceği politika seçeneklerini içeren bir kılavuz hazırlanıyor. Bağlayıcı olmayacak kılavuzun COP31 sırasında yayımlanması ve üye ülkelerin ulusal çalışmalarına rehberlik etmesi planlanıyor.
Kılavuzun yatırımcılara, karbon kredisi alıcılarına ve diğer piyasa paydaşlarına daha açık politika sinyalleri sunması; karbon kredilerinin kurumsal karbonsuzlaşma planlarındaki kullanımına ilişkin hükümet yaklaşımları arasında uyumu güçlendirmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin karbon piyasası hattı

Türkiye’nin koalisyona katılımı, ülkenin karbon piyasalarına yönelik daha geniş politika sürecinin bir parçasını oluşturuyor.
7552 sayılı İklim Kanunu, 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Kanun, Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulmasını öngörürken tahsisatların dağıtımı, sera gazı emisyon izinleri, karbon kredileri ve karbon piyasalarının işleyişine ilişkin hukuki ve kurumsal temeli oluşturdu.
Dünya Bankası’nın Partnership for Market Implementation programı kapsamında desteklenen Türkiye Karbon Piyasası Geliştirme Projesi de ülkenin karbon fiyatlandırma araçlarını, Emisyon Ticaret Sistemi kapasitesini ve Paris Anlaşması’nın 6. maddesine ilişkin uygulama altyapısını geliştirmeye odaklanıyor.
Koalisyon üyeliği, bu yurt içi politika araçlarıyla aynı doğrultuda ilerleyen uluslararası bir diplomasi adımı olarak değerlendirilebilir.
Ev sahipliğinin resmî çerçevesi
18 Temmuz 2026 tarihli ve 33313 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11545 sayılı Karar ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası arasında COP31 toplantılarına ilişkin olarak imzalanan ev sahibi ülke anlaşması onaylandı.
Anlaşma, COP31 toplantılarının Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin organizasyonel, mali ve lojistik çerçeveyi belirliyor. Bu haberin odağı koalisyon üyeliği olduğu için anlaşmanın ayrıntılı mali ve lojistik hükümlerine yer verilmiyor.
Piyasa için ne anlama geliyor

Koalisyon üyeliği, Türkiye’nin yurt içi Emisyon Ticaret Sistemi’ni veya karbon kredilendirme kurallarını doğrudan değiştirmiyor. Bu alanlardaki bağlayıcı düzenlemeler, İklim Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat kapsamında şekillenmeye devam edecek.
Bununla birlikte üyelik, Türkiye’nin yüksek bütünlüklü karbon kredileri, kurumsal kredi talebi ve karbon piyasalarının uluslararası yönetişimi konularında daha görünür bir rol üstlenmek istediğine işaret ediyor.
COP31’in Antalya’da düzenlenecek olması, Türkiye’ye hem zirvenin ev sahibi hem de koalisyonun bir üyesi olarak karbon piyasaları ve iklim finansmanı tartışmalarında daha etkili bir konum sağlayabilir.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin koalisyon üyeliği ve COP31 ev sahipliği, sizce önümüzdeki aylarda yurt içi karbon piyasası düzenlemelerini ne yönde etkiler? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Kaynaklar
- Coalition to Grow Carbon Markets – Türkiye, Gana ve Lüksemburg’un katılım duyurusu
- Koalisyon – COP30 Ortak İlkeler duyurusu
- Koalisyon – Endonezya’nın 11. üye olarak katılımı
- Koalisyon – Karbon kredisi talebine yönelik politika kılavuzu duyurusu
- UNFCCC – COP31 tarihleri, yeri ve katılımcı bilgileri
- TBMM – 7552 sayılı İklim Kanunu
- Resmî Gazete – 9 Temmuz 2025, Sayı 32951
- Dünya Bankası – Türkiye Karbon Piyasası Geliştirme Projesi
- Resmî Gazete – COP31 ev sahibi ülke anlaşması, Karar No. 11545
İlgili haberler
- Türkiye Karbon Kredisi Piyasasında Yükseliş: Küresel Durgunluktan Büyümeye Geçiş
- Türkiye’nin COP30 Stratejisi: Köprü Rolü, Ev Sahipliği Vizyonu ve 2053 Hedefi
- Türkiye COP31 Öncesi Antalya’da İklim Diplomasisi ve Enerji Geçişi Stratejisini Açıkladı
- İklim Kanunu Türkiye’ye Hangi Yeşil Fonların Kapısını Açacak?
- Yeşil Ekonomi: Türkiye Karbon Piyasası Yönetmelik Taslağı
- SÜT-D, 11. İstanbul Karbon Zirvesi Düşük Karbon Dönüşümünün Sessiz Taşıyıcılarını Buluşturdu

















