Öne Çıkan kapağı: Kömür finansmanında ayrışma, yıllık ortalama 117 milyar dolar, 2022–2025, 744 banka; yanında bir kömür santrali ve uzakta bir finans bölgesi
Urgewald’ın 744 bankayı inceleyen raporuna göre termal kömür sektörüne 2022–2025’te yılda ortalama 117 milyar dolar finansman sağlandı. Görsel yapay zeka ile üretilmiş temsili bir görseldir

Urgewald’ın 744 bankayı inceleyen raporuna göre termal kömür sektörüne 2022–2025’te yılda ortalama 117 milyar dolar sağlandı; AB’de düşüş, ABD ve Çin’de artış var.

Urgewald’ın 744 bankayı inceleyen raporuna göre termal kömür sektörüne 2022–2025’te yılda ortalama 117 milyar dolar finansman sağlandı. Görsel yapay zeka ile üretilmiş temsili bir görseldir.

Hızlı bakış

Almanya merkezli çevre ve insan hakları kuruluşu Urgewald, 30 Eylül 2026’da “Still Banking on Coal 2026” raporunu yayımladı. Rapor, Glasgow’daki COP26’dan bu yana bankaların kömürden uzaklaşma taahhütlerine rağmen sektöre aktarılan toplam finansmanın genel olarak düşmediğini, ancak bankalar ve bölgeler arasında eğilimlerin ayrıştığını ortaya koyuyor. Antalya’daki COP31’e beş haftadan biraz fazla kala yayımlanan veriler, fosil yakıtlardan geçiş tartışmasının finansman ayağına ışık tutuyor.

Rapor ne diyor?

Urgewald’ın açıklamasına göre rapor, 744 ticari bankanın 2022–2025 döneminde kömür değer zincirindeki şirketlere sağladığı kredileri ve bu şirketlerin hisse ve tahvil ihraçlarına aracılık (underwriting) işlemlerini inceliyor. Araştırma yalnızca termal kömürü, yani ağırlıklı olarak elektrik üretiminde kullanılan kömürü kapsıyor; çelik ve çimento üretiminde kullanılan kömür kapsam dışında. Şirketlere sağlanan finansman, genellikle şirketin gelirleri içinde kömürün payına göre ağırlıklandırılıyor; gelir verisi bulunmadığında elektrik üretimindeki pay gibi başka ölçütler kullanılıyor: Örneğin gelirinin yüzde 40’ı kömürden gelen bir şirkete verilen 100 milyon dolarlık kredi, veride 40 milyon dolar olarak sayılıyor.

Bu yöntemle hesaplanan tutarlara göre dört yılda kömür sektörüne toplam 467 milyar dolar aktarıldı; yıllık ortalama yaklaşık 117 milyar dolar. Kuruluşun veri tabanına göre yıllık tutarlar 2022’de 114, 2023’te 120, 2024’te 115 ve 2025’te 118 milyar dolar. Yani toplam yatay seyretse de her yıl aynı düzeyde kalmadı.

Finansmanın büyük bölümü birkaç ülkede yoğunlaşıyor. Toplamın yüzde 62’si, yani 289 milyar dolar merkezi Çin’de bulunan bankalardan geldi. ABD’li bankaların payı yüzde 14 (67 milyar dolar), Japon bankalarınınki yüzde 6 (28 milyar dolar). Urgewald Direktörü Heffa Schücking, sonucu “Kömür finansmanı ortadan kalkmıyor; kömür politikalarının olmadığı ya da zayıf kaldığı banka ve piyasalarda yoğunlaşıyor” sözleriyle özetliyor.

Termik kömür santralleri ve arka planda cam cepheli ofis kuleleriyle jenerik bir finans bölgesi
Raporda ülke karşılaştırmaları bankaların merkez ülkesini gösteriyor; finansmanın o ülkedeki projelere gittiği anlamına gelmiyor. Görsel yapay zeka ile üretilmiş temsili bir görseldir.

Kim azalttı, kim artırdı?

Raporun en dikkat çekici bulgusu, bölgeler arasındaki ayrışma. Avrupa Birliği bankalarının yıllık kömür finansmanı 2022’de 4,8 milyar dolardan 2025’te 2,6 milyar dolara inerek yüzde 46 azaldı. Tayvan’da yüzde 53, Tayland’da yüzde 74, Malezya’da yüzde 88, Hindistan’da yüzde 19’luk düşüş görülüyor. Japon bankalarının finansmanı 2024’te gerilediği düzeyden 2025’te kısmen toparlansa da 2022’nin yaklaşık yüzde 20 altında kaldı.

Ters yönde ise başka bir tablo var. ABD’li bankaların yıllık kömür finansmanı 13,6 milyar dolardan 16,7 milyar dolara çıkarak yüzde 23 arttı; Bank of America’da artış yüzde 62, JPMorgan Chase’te yüzde 45, Wells Fargo’da yüzde 59. Çinli bankalarda yıllık tutar 69 milyar dolardan 75 milyar dolara yükseldi. Endonezya’da yüzde 64, Güney Kore’de yüzde 111’lik artış kaydedildi. Avrupa’da ise İngiliz bankaları genel eğilimden ayrışıyor: Raporda Barclays’in yıllık kömür finansmanının yüzde 34, HSBC’ninkinin ise iki katın üzerinde arttığı, NatWest’in ise yarı yarıya azalttığı belirtiliyor.

Raporla birlikte açıklama yapan kuruluşlar artışı politika değişikliklerine bağlıyor. Rainforest Action Network’ten Niko Lusiani, Bank of America ve JPMorgan Chase’in kömür kısıtlamalarını rafa kaldırdığını, Wells Fargo’nun ise iklim emisyon hedeflerinden vazgeçtiğini söylüyor. Güney Koreli Solutions for Our Climate’tan Donghyun Go da bankaların, devlete ait şirketlere tanınan istisnalar aracılığıyla KEPCO gibi kömürle bağlantılı şirketlere önemli finansman sağlamayı sürdürdüğünü belirtiyor.

Rakamlar neyi ölçüyor, neyi ölçmüyor?

Yöntem açıklamasına göre tutarlar iki tür işlemden oluşuyor: proje finansmanı dahil kurumsal krediler ve tahvil ile hisse ihraçlarına aracılık. İhraç aracılığında banka, şirketin yatırımcılardan kaynak toplamasına aracılık ediyor; bu tutarlar bankanın kendi bilançosundan verdiği kredi gibi okunmamalı. Toplam, yalnızca yeni santral ve madenlere verilmiş proje kredisi olarak da yorumlanmamalı; şirket düzeyindeki finansmanı kömür payına göre ağırlıklandırılmış biçimde içeriyor.

Sigorta teminatı, yatırımcıların hisse ve tahvil portföyleri, kalkınma bankaları ve ihracat kredi kuruluşlarının finansmanı ise bu hesaba dahil değil. Ülke karşılaştırmaları da bankaların merkezlerinin bulunduğu ülkeyi gösteriyor; paranın o ülkedeki projelere gittiği anlamına gelmiyor.

Raporun açıklamasında Türkiye veya Türk bankalarına ilişkin bir değerlendirme yer almıyor. Banka bazındaki ayrıntılar kuruluşun çevrim içi veri tabanında sunuluyor; Türkiye’ye ilişkin bir çıkarım için bu verilerin ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Kömür stok sahası, konveyör bantları ve yüksek bacalarıyla bir termik kömür santrali
Araştırma yalnızca elektrik üretiminde kullanılan termal kömürü kapsıyor; çelik ve çimento üretiminde kullanılan kömür kapsam dışında. Görsel yapay zeka ile üretilmiş temsili bir görseldir.

COP31 öncesinde neden önemli?

Rapor, fosil yakıtlardan geçişin COP31’in ana tartışma başlıklarından biri olacağı bir dönemde geldi. Yeşil Haber’in AB’nin COP31 pozisyonunu ele aldığı dosyada aktardığı gibi, Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi fosil yakıt sübvansiyonları ve üretimi için takvime bağlı planlar istiyor; AB çevre bakanlarının da 12 Ekim’deki toplantıda COP31 hazırlıklarına ilişkin sonuç bildirgelerini onaylaması bekleniyor.

Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre Urgewald verileri, kömürden çıkış tartışmasında taahhütler ile finansman verisi arasındaki mesafeyi görünür kılıyor. Rapor, AB bankalarındaki düşüş ile ABD ve Çin’deki artışın nedenlerini tek başına birbirinden ayırmıyor; nedenlere ilişkin değerlendirmeler ilgili kuruluşlara ait. Bununla birlikte veriler, kömürden çıkış taahhütlerinin izlenmesinde tek tek banka açıklamalarının yetmediğini, toplam finansmanın, banka politikalarının ve uygulamadaki istisnaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Fosil yakıtlardan geçiş Antalya’da masaya geldiğinde, finansman tarafındaki bu tablo da tartışmanın parçası olacak.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Bankaların kömür finansmanını sınırlamak için gönüllü taahhütler mi, yoksa bağlayıcı düzenlemeler mi daha etkili sonuç verir?

İlgili haberler

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yeşil Haber (@yesilhabernet)


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz