Elektrifikasyon Türkiye’de hangi koşullarda rekabet avantajı sağlar?
Türkiye’nin petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlılığı elektrifikasyonun ekonomik önemini artırıyor. Sanayide kazanımın büyüklüğünü ise elektrik fiyatı, cihaz verimi ve şebeke bağlantısı birlikte belirliyor.
Hızlı bakış
- 2025’te ham petrol ithalatı 31,94 milyon ton, doğal gaz ithalatı 58,34 milyar metreküp.
- Resmi referans fiyatlarla ısı pompasının enerji giderinde avantaj sağlayacağı performans eşiği hesaplanabiliyor.
- 28 milyar dolarlık iletim planı, dağıtım yatırımları ve depolama birlikte değerlendirilmeli.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2 Ekim 2026’da İstanbul’daki Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” zirvesinde elektrifikasyonun Türkiye’nin enerji ithalatını azaltma ve sanayinin rekabet gücünü artırma potansiyeline dikkat çekti.
Türkiye açısından bu potansiyelin karşılığını görmek için somut bir soruyu yanıtlamak gerekiyor: Ulaşımda, binalarda ve sanayide kullanılan fosil yakıtların ne kadarı, hangi yatırım ve işletme maliyetiyle elektrikle ikame edilebilir? Yeşil Haber’in 23 Eylül’de ele aldığı IEA raporu küresel tasarruf potansiyelini ortaya koyarken Türkiye’nin kazanımını hesaplamak için yerel enerji fiyatlarına, teknoloji seçeneklerine ve altyapı koşullarına bakmak gerekiyor.

İthalat bağımlılığı dönüşümün ölçeğini gösteriyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 31 Ağustos 2026’da güncellediği verilere göre Türkiye, 2025’te 31,94 milyon ton ham petrol ve 58,34 milyar metreküp doğal gaz ithal etti. Bakanlık ithalat bağımlılığını sırasıyla yaklaşık %83 ve %95 olarak hesaplıyor.
Ölçeği göstermek için, bu ithalat hacimlerinde %1 azalma yaklaşık 319 bin ton ham petrole ve 583 milyon metreküp doğal gaza karşılık gelir. Bu basit oran hesabı bir elektrifikasyon tahmini değildir. Karayolu yakıt talebi, rafineri dengesi, sanayi prosesleri, yerli üretim ve elektriği üreten kaynaklar, gerçekleşebilecek ithalat azalmasını belirler.
Isı maliyetinde fiyat oranı ve verim birlikte belirleyici
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin referans tablosundaki vergi dâhil fiyatlar kullanıldığında, %90 verimli gaz kazanında faydalı ısının enerji gideri yaklaşık 51,2 dolar/MWh oluyor. Performans katsayısı 3 olan bir ısı pompasında aynı gider, elektrik bağlantısına göre 28,3–43,5 dolar/MWh aralığında hesaplanıyor.

| Elektrik bağlantısı | Elektrik referansı ($/MWh) | Isı pompası, COP 3 ($/MWh ısı) | Gaz kazanıyla eşitlik için COP |
|---|---|---|---|
| İletim | 85 | 28,3 | 1,66 |
| Orta gerilim | 111 | 37,0 | 2,17 |
| Alçak gerilim | 130,5 | 43,5 | 2,55 |
Yeşil Haber örnek hesabı. Gaz referansı 46,1 dolar/MWh; kaynakta yıllık en az 100 milyon m³ tüketim grubu için veriliyor. Fiyatlar 2 Ekim’de erişilen referanslardır; tesisin güncel teklifi değildir. %90 kazan verimi ve COP 3 varsayımdır. Yatırım, finansman, bakım ve bağlantı giderleri hariçtir; KDV’nin indirimi ayrıca değerlendirilmelidir. Proses sıcaklığına uygun gerçek COP ve aynı tesisin elektrik/gaz faturalarıyla yeniden hesaplanmalıdır.
Dolayısıyla elektrikli cihaza geçmek tek başına ucuzlama garantisi vermiyor. Bu örnekte COP 1’e yakın rezistanslı ısıtma gaz kazanından daha pahalı kalırken, uygun sıcaklık ve çalışma koşullarındaki ısı pompası enerji giderini azaltabiliyor. Sanayi rekabetçiliği için seçim, üretim sürecinin sıcaklık ihtiyacı ve yıllık çalışma süresi üzerinden yapılmalı.
Tasarrufun altyapı koşulu: Güvenilir ve düşük emisyonlu elektrik
2035’e kadar 28 milyar dolarlık iletim yatırımı planı bu dönüşümün altyapı çerçevesini oluşturuyor. EPDK’nin 30 Nisan 2026 açıklamasında 2026–2030 dağıtım dönemi için ayrıca 776 milyar TL yatırım ve 189 milyar TL planlı bakım bütçesi yer alıyor. Farklı dönem, kapsam ve para birimlerindeki bu tutarlar tek paket gibi toplanamaz.
EPDK’nin yaklaşık 33 GW depolamalı RES-GES tahsisi ve 2035’te yaklaşık 35 GW batarya kurulabileceği değerlendirmesi de yatırım potansiyelini gösteriyor. Tahsis, işletmedeki batarya değildir; kullanılabilir enerji miktarı için MWh ve deşarj süresi de gerekir. IEA’nın sık anılan “altı kat depolama” ifadesi ise 2024 çalışmasındaki 2030 küresel hedefidir.
2025’te Türkiye elektriğinin %23’ü doğal gazdan, %33,6’sı kömürden üretildi. Ek elektrik talebinin nasıl karşılandığı, yakıt ithalatındaki ve emisyonlardaki net kazanımı etkileyecek. Türkiye için izlenecek sonuçlar; tesis başına kaç metreküp gaz veya litre yakıtın ikame edildiği, bunun kaç MWh ek elektrik gerektirdiği ve toplam üretim maliyetini ne kadar değiştirdiği olmalı.
























