EPDK’nin yenilenebilir enerji üretim hesaplamasında yaptığı yeni düzenleme, lisans süreçlerini standartlaştırırken rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal yatırımları için yeni referans değerler oluşturuyor.
Hızlı bakış
- EPDK, yenilenebilir enerji üretiminde yıllık azami üretim hesabını kaynak bazlı kapasite faktörü modeline bağladı.
- Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal için yeni kapasite faktörü ve yıllık saat değerleri lisans hesabında esas alınacak.
- Hidroelektrik santrallerde DSİ’nin bildirdiği yıllık azami üretim miktarı temel alınırken fiili üretim farkı dikkate alınabilecek.
- Çok kaynaklı ve depolamalı tesislerde yıllık üretim hesabı ana kaynağın kapasite faktörüne göre şekillenecek.
- Kararla birlikte 18 Haziran 2020 tarihli ve 9395 sayılı önceki kurul kararı yürürlükten kaldırıldı.
- Yeni model, lisans süreçleri, proje fizibilitesi ve enerji depolama yatırımları için daha standart bir hesaplama zemini oluşturuyor.
4 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren EPDK kararı, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin ön lisans ve üretim lisanslarında esas alınacak yıllık azami üretim miktarının nasıl hesaplanacağını yeniden tanımladı. Düzenleme, hidroelektrik santraller için DSİ tarafından bildirilen yıllık azami üretim miktarını temel alırken, hidroelektrik dışındaki tesislerde kapasite faktörü esaslı standart bir modele geçiyor. Böylece yıllık üretim tahmini proje bazlı esnek tahminlerden çıkıp kaynak bazlı ortak kurallara bağlanmış oluyor.

Yeni kurul kararı neyi kapsıyor ve hangi kaynaklar için hangi değerler geçerli olacak
Yeni hesaplama sisteminde hidroelektrik dışındaki yenilenebilir enerji tesislerinde yıllık azami üretim, kaynak türüne göre belirlenmiş kapasite faktörü ve yıllık çalışma saati esas alınarak hesaplanacak. Bu çerçevede rüzgar enerjisine dayalı üretim tesislerinde kapasite faktörü %45,7 ve yıllık 4 bin saat, güneş enerjisine dayalı üretim tesislerinde %28,5 ve yıllık 2 bin 500 saat, biyokütleye dayalı üretim tesislerinde %85,6 ve yıllık 7 bin 500 saat, jeotermal enerjiye dayalı üretim tesislerinde ise %91,3 ve yıllık 8 bin saat dikkate alınacak.
Hidroelektrik santraller için hangi yöntem geçerli olacak
Hidroelektrik santrallerde ise ayrı bir yaklaşım benimsendi. Bu tesislerde ön lisans ve üretim lisansına esas alınacak yıllık azami üretim miktarında DSİ tarafından bildirilen değer temel alınacak. Ancak fiili üretimin bu değeri aşması halinde, gerçekleşen üretimin dikkate alınabilmesine imkan tanındı. Bu yaklaşım, hidrolojik değişkenlik nedeniyle diğer yenilenebilir kaynaklara göre daha farklı bir üretim profiline sahip olan hidroelektrik santraller için ayrı bir alan açıyor.
Kaynak bazlı standart hesap neden önemli
Kararın en önemli etkisi, yıllık üretim miktarını yalnızca teknik bir lisans verisi olmaktan çıkarıp sektör genelinde ortak bir referans haline getirmesi olacak. Çünkü yıllık azami üretim miktarı, lisans kurgusundan bağlantı değerlendirmelerine, yatırım fizibilitesinden depolama entegrasyonuna kadar birçok başlıkta temel veri olarak kullanılıyor. EPDK’nin kaynak bazlı sabit kapasite faktörleri tanımlaması, özellikle aynı kaynak türündeki projelerin artık aynı cetvelle ölçülmesini sağlayacak.
Çok kaynaklı ve depolamalı tesisler için hangi özel hükümler getirildi
Düzenleme, yalnızca tek kaynaklı tesisleri değil, çok kaynaklı ve depolamalı üretim tesislerini de kapsıyor. Birden fazla kaynağa dayalı elektrik üretim tesislerinde lisansa dercedilecek yıllık elektrik enerjisi üretim miktarı, ana kaynağa ilişkin kapasite faktörü karşılığı üretim miktarı üzerinden belirlenecek. Ancak fiili üretimin lisans değerinden farklı gerçekleşmesi halinde, talep üzerine gerçekleşen üretim miktarının dikkate alınabilmesi mümkün olacak.

Depolamalı üretim tesislerinde ana kaynak neden belirleyici hale geldi
Depolamalı elektrik üretim tesislerinde ya da mevcut lisanslı tesislere bütünleşik elektrik depolama ünitesi eklenmesi durumunda da ana kaynağa ilişkin kapasite faktörü esas alınacak. Bu tercih, depolamanın tek başına yeni bir üretim kaynağı gibi değerlendirilmesinin önüne geçerken, üretim hesabını yine lisansın omurgasını oluşturan ana kaynak üzerinden sabitlemiş oluyor. Böylece depolama ünitesi sistem esnekliği sağlasa da lisansa esas üretim hesabında belirleyici unsur ana kaynak olmaya devam ediyor.
Güneş ve depolama birlikteliğinde hangi ek şart devreye giriyor
Kararda özellikle güneş enerjisine dayalı tesisler için dikkat çekici bir ayrıntı da yer alıyor. Ana kaynak mekanik kurulu gücü ile depolama ünitesi kapasitesinin, ana kaynak elektriksel kurulu gücünden büyük olması halinde yıllık azami üretim miktarı kurul kararındaki hesaplama yöntemi çerçevesinde ayrıca belirlenecek. Bu hüküm, depolamalı güneş projelerinde kurulu güç ile gerçek üretim kabiliyeti arasındaki ilişkinin daha dikkatli izleneceğini gösteriyor.
Bu düzenleme lisans süreçleri, proje fizibilitesi ve yatırım dili açısından ne anlama geliyor
Yeni kararın resmi gerekçesi, yenilenebilir enerji tesislerinin üretim kapasitelerinin daha gerçekçi şekilde belirlenmesi, lisans süreçlerinde standardizasyon sağlanması ve sistem planlamasının daha sağlıklı yapılması olarak öne çıkıyor. Ancak kararın sektör diliyle anlamı daha geniş. EPDK, bu düzenlemeyle üretim tahminini esnek yorum alanından çıkarıp ölçülebilir ve denetlenebilir bir çerçeveye oturtuyor. Bu da hem yatırımcılar hem finansman sağlayıcılar hem de kamu otoritesi için ortak bir hesaplama zemini oluşturuyor.

Düzenleme ile birlikte 18/06/2020 tarihli ve 9395 sayılı önceki kurul kararı yürürlükten kaldırıldı. Bu adım, yenilenebilir enerji üretim hesaplamasında eski referans sistemin tamamen terk edilerek yeni kapasite faktörü modeline geçildiğini gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, devlet artık yenilenebilir üretimi nasıl hayal edeceğini kapasite faktörü tabloları üzerinden sayısal olarak tanımlıyor.
Hangi projeler yeni tabloda daha dikkatli incelenecek
Kapasite faktörü esaslı standart model, kağıt üzerinde yüksek üretim iddiasıyla öne çıkan ancak gerçek saha performansı açısından zayıf kalabilecek projelerin daha erken ayıklanmasına yol açabilir. Özellikle depolamalı ve çok kaynaklı projelerde ana kaynağın üretim karakteri yeniden merkeze alınırken, lisans kurgusunun yalnızca kurulu güç büyüklüğü üzerinden değil, üretim mantığı üzerinden de test edilmesi mümkün hale geliyor. Bu durum, proje geliştirme tarafında “önce matematik, sonra hikaye” dönemini fiilen başlatabilir.
Bu karar, sahada üretim yapmayan ama kağıt üzerinde yüksek üretim vaadiyle lisans alan projelerin hareket alanını daraltan bir filtre işlevi de görecek.
Bankalar ve yatırımcılar neden bu kararı yakından izleyecek
Elektrik üretim projelerinde yıllık üretim tahmini, gelir öngörüsünün ve geri ödeme planlarının temel bileşenlerinden biri. Bu nedenle EPDK’nin kaynak bazlı kapasite faktörlerini netleştirmesi, finansman kuruluşlarının ve yatırımcıların projeleri daha standart parametrelerle değerlendirmesine yardımcı olacak. Aynı zamanda lisans süreçlerinde kullanılan teknik tahminlerle piyasa aktörlerinin finansal varsayımları arasında daha uyumlu bir dil kurulmasının önü açılacak. Bu ortak zemin, bankanın kredi komitesi ile EPDK dosyasının aynı sayfaya bakmasını kolaylaştıracak.
Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal için yeni oranlar sektörde nasıl okunmalı
Kararda belirlenen kapasite faktörleri yalnızca sayısal eşikler değil, aynı zamanda regülatörün her kaynak türü için kabul ettiği üretim gerçekliğinin ifadesi niteliğinde. Rüzgar için %45,7, güneş için %28,5, biyokütle için %85,6 ve jeotermal için %91,3 olarak tanımlanan değerler, kaynakların süreklilik, mevsimsellik ve işletme profiline ilişkin kamu yaklaşımını da yansıtıyor. Bu oranlar, önümüzdeki dönemde sektör oyuncularının lisans başvurularını, proje tasarımını ve beklenti yönetimini doğrudan etkileyebilir.

Sistem planlaması açısından neden kritik bir eşik oluştu
Enerji sisteminde üretim tahminleri ne kadar ortak ve tutarlı hale gelirse, bağlantı kapasitesi değerlendirmeleri, şebeke planlaması ve arz projeksiyonları da o kadar daha güvenilir hale gelir. EPDK’nin son kararı bu nedenle yalnızca bir lisans teknikliği olarak okunmamalı. Karar, yenilenebilir enerji yatırımlarının sisteme nasıl yazılacağını, nasıl ölçüleceğini ve nasıl karşılaştırılacağını yeniden tanımlayan düzenleyici bir eşik niteliği taşıyor.
Kararın en net sonucu ne olacak
Bu düzenleme ile birlikte yenilenebilir enerji tarafında üretim beklentisi daha ölçülü, lisans dili daha standart ve proje değerlendirmesi daha karşılaştırılabilir bir yapıya doğru ilerliyor. Kısa vadede bu durum bazı projeler için daha sıkı bir çerçeve anlamına gelebilir. Orta vadede ise sistem planlaması, finansman disiplini ve lisans kalitesi açısından daha öngörülebilir bir piyasa yapısının oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Resmi karar metni ve teknik hesaplama formülü
EPDK kurul kararının Resmi Gazete’de yayımlanan tam metnine aşağıdaki bağlantı üzerinden erişilebilir. Bu metin, kapasite faktörlerine dayalı üretim hesaplamasının yanı sıra depolamalı ve hibrit tesisler için teknik hesaplama yöntemlerini de içeriyor.
Kararda ayrıca depolamalı ve hibrit üretim tesisleri için yıllık azami elektrik üretim miktarının hesaplanmasına yönelik teknik bir formül de tanımlanıyor. Bu formül, ana kaynak kurulu gücü, depolama kapasitesi ve saat parametrelerini birlikte dikkate alarak üretim miktarını belirliyor.
YAEM (MWh) = (2500 + 1500 × ((Min(MWmd, MWhd) − MWed) / MWed)) × h × MWe
Burada MWmd ana kaynağın mekanik kurulu güç değerini, MWed ana kaynağın elektriksel kurulu güç değerini, MWhd depolama kapasitesi değerini, MWe ana kaynağın elektriksel kurulu gücünü, h ise saat cinsinden süreyi ifade ediyor.
Bu formül, özellikle depolama entegrasyonu bulunan tesislerde üretim kapasitesinin yalnızca kurulu güç üzerinden değil, sistem bileşenleri arasındaki ilişki üzerinden hesaplanmasını mümkün kılıyor.
Okura soru
Sizce EPDK’nin yeni kapasite faktörü modeli, yenilenebilir enerji yatırımlarında daha sağlıklı bir piyasa yapısı mı kuracak, yoksa bazı projeler için lisans eşiğini daha da mı sertleştirecek?
İlgili haberler
- EPDK 13885: Yenilenebilir enerji lisans şartları güncellendi
- EPDK’dan depolamalı elektrik üretimine 33,1 gigavatlık ön lisans
- EPDK 168 MW’lık depolamalı RES ve GES projelerinde 5 önlisansı iptal etti
- Depolamalı RES ve GES süre uzatımı: EPDK kararı ne anlama geliyor
- 2026 Türkiye enerji depolama tablosu: BBESS ve hibrit projelerde yeni eşik


















