RES ve GES imar ve ruhsat yönetmeliği, izin süreçlerini Bakanlık merkezinde toplarken beş günlük ruhsatın ardından saha kontrolünü koruyor.
Hızlı bakış
- Yönetmelik, ön lisans veya üretim lisansı bulunan RES ve GES yatırımlarının imar, parselasyon, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri ruhsatı işlemlerini büyük ölçüde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında topluyor.
- İşyeri açma ve çalışma ruhsatı beş günde düzenleniyor; ancak belge beyana esas olduğundan 30 günlük saha kontrolünün ardından kesinleşiyor.
- Merkezileşmeye rağmen jeolojik-jeoteknik etüt onayı, üst ölçekli plan değişikliği, tapu tescili ve yıkım uygulaması diğer kurum ve yerel idarelerde kalıyor.
- Lisanssız çatı, cephe, arazi ve öz tüketim GES projeleri yönetmelik kapsamı dışında bırakılıyor.
- Taslaktaki ayrıntılı hizmet bedeli tarifesi nihai metinden çıkarıldı; ancak işlemler tümüyle ücretsiz hale gelmedi.
- Ek-1 taahhütnamesi, projenin hukuki ve mali sorumluluğunu lisans sahibinde tutarak merkezileşmenin sorumluluğu kamuya aktarmadığını gösteriyor.
24 Temmuz 2026 tarihli ve 33319 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren yönetmelik, ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin imar, parselasyon, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri ruhsatı süreçlerini yeniden düzenledi. İşyeri açma ve çalışma ruhsatının eksiksiz başvurularda beş gün içinde düzenlenmesi öne çıksa da belge, 30 gün içinde yapılacak saha kontrolünün ardından kesinleşecek. Düzenleme, izin yetkilerini büyük ölçüde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında toplarken diğer kamu kurumları ve yerel idarelerle yürütülen bazı işlemleri koruyor.

Yeni yönetmelik hangi RES ve GES yatırımlarını kapsıyor?
Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un ek 1’inci maddesine dayanıyor. Düzenlemenin taslağı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 18 Aralık 2025’te görüşe açılmıştı.
Yönetmelik, EPDK tarafından ön lisans veya üretim lisansı verilmiş tüzel kişilere ait RES ve GES yatırımlarını kapsıyor. Santralin rüzgar veya güneş enerjisini ana kaynak ya da yardımcı kaynak olarak kullanması kapsamı değiştirmiyor. Bu nedenle gerekli lisansa sahip yardımcı kaynaklı ve hibrit tesisler de düzenlemenin uygulama alanına girebiliyor.
Yönetmelik kapsamında her ölçekteki imar planı ve parselasyon planının onaylanması, bu planlara ilişkin ilave ve değişiklikler, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile bunların değişiklik, ilave, tadilat ve yenileme işlemleri bulunuyor.
Lisanssız GES yatırımları düzenlemenin dışında kalıyor
Kapsamın ön lisans veya üretim lisansı bulunan tesislerle sınırlandırılması, lisanssız elektrik üretimi kapsamında geliştirilen çatı, cephe, arazi ve öz tüketim GES projelerinin bu yönetmelik kapsamında olmadığı anlamına geliyor. Bu nedenle düzenleme, Türkiye’deki bütün güneş ve rüzgar yatırımlarına uygulanan genel bir ruhsat yönetmeliği olarak değerlendirilmemeli.
İzin yetkileri Bakanlıkta toplanırken hangi kurumlar süreçte kalıyor?
Yönetmeliğin temel yönü, lisanslı RES ve GES yatırımlarındaki imar ve ruhsat işlemlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı merkezinde toplaması. Bakanlık; plan dosyalarını inceleyebilecek, imar ve parselasyon planlarını onaylayabilecek, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi düzenleyebilecek. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı için de Bakanlığa başvuru yapılabilecek.
Bununla birlikte düzenleme tamamen tek kurumlu bir izin sistemi kurmuyor. Bazı teknik onaylar, plan kararları, adres işlemleri, tapu tescili ve yıkım uygulamaları diğer kurum ve yerel idarelerin görev alanında kalmaya devam ediyor.

Plan onayı tek kurumla sınırlı değil
İmar planlarının mevcut mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve diğer üst ölçekli planlarla uyumlu olması gerekiyor. Üst ölçekli planda değişiklik yapılması gerekiyorsa bu değişiklik ilgili idare tarafından onaylanmadan Bakanlık imar planını onaylayamıyor.
Planlarda kullanılacak halihazır haritalar lisans sahibi tarafından hazırlatılarak ilgili idareye onaylatılıyor. Jeolojik-jeoteknik etütlerin ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirlediği esaslara göre hazırlanması ve aynı Bakanlık tarafından onaylanması gerekiyor. İmar planlarının onayından önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması da zorunlu tutuluyor.
Yerel idarelerin görevleri devam ediyor
Adres ve numaralama işlemleri ilgili idareler tarafından yürütülecek. Yapı ruhsatına ilişkin tadilat ve yenilemeleri ruhsatı düzenleyen idare, yapı kullanma izin belgesindeki tadilleri ise bu belgeyi düzenleyen idare yapacak.
Bakanlıkça onaylanan imar planına sahip bir tesiste ruhsatsız yapılaşma tespit edilmesi veya Bakanlıkça verilen yapı ruhsatına aykırı inşaat yapılması halinde, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci ve 42’nci maddeleri kapsamındaki işlemleri Bakanlık yürütecek ve ilgili büyükşehir belediyesi, belediye veya il özel idaresine bilgi verecek. Yıkım kararı alınması halinde uygulama, Bakanlığın bildirimi üzerine ilgili yerel idare tarafından gerçekleştirilecek ve yıkım masrafları lisans sahibinden tahsil edilecek.
Ek-1 taahhütnamesi yatırımcıya hangi yükümlülükleri getiriyor?
Yönetmeliğin 15’inci maddesi, kapsam dahilindeki bütün iş ve işlemler için Ek-1’de yer alan taahhütnamenin Bakanlığa verilmesini zorunlu tutuyor. Başvuru sahibi bu belgeyle sunduğu bilgi ve belgelerin doğru ve eksiksiz olduğunu, ilgili mevzuata uyacağını ve diğer mevzuattan kaynaklanan izin ve onay yükümlülüklerini yerine getireceğini kabul ediyor. Taahhütname metninde başvuru sahibi tarafından değişiklik yapılamıyor.
Taahhütname, nazım ve uygulama imar planları ile yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı nedeniyle zarar gördüğü resmi makamlar ya da mahkeme kararıyla belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin zararlarının lisans sahibi tarafından karşılanmasını da öngörüyor. Bakanlığın mevzuat gereği karşılaması gerekenler dışındaki yerinde inceleme ve araştırma masrafları da lisans sahibine bırakılıyor. Böylece izin süreçlerinin Bakanlıkta merkezileşmesi, projenin hukuki ve mali sorumluluğunu kamu idaresine aktarmıyor.

Beş günlük işyeri ruhsatı neden nihai izin anlamına gelmiyor?
Yönetmeliğin yatırımcılar açısından en dikkat çekici hükümlerinden biri, işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenme süresinin taslaktaki 30 günden beş güne indirilmesi oldu. Başvurunun ilgili mevzuata uygun olduğunun belirlenmesi halinde Bakanlık, işyeri açma ve çalışma ruhsatını müracaat tarihinden itibaren beş gün içinde düzenleyecek.
Ancak beş günlük süre, yatırımın bütün ruhsat ve denetim sürecinin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Yönetmelik, düzenlenen belgenin beyana esas olduğunu ve lisans sahibine herhangi bir müktesep hak sağlamadığını açıkça belirtiyor.
Ruhsatın düzenlenmesinden sonra 30 gün içinde santral sahasında kontrol yapılacak. Uygunsuzluk tespit edilmezse işyeri açma ve çalışma ruhsatı kesinleşecek. Uygunsuzluk bulunması halinde lisans sahibine, sorunu gidermesi için bir defaya mahsus 15 gün süre verilecek. Eksiklik bu süre içinde giderilmezse ruhsat iptal edilecek.
Dolayısıyla beş günlük düzenleme süresi, eksiksiz ve mevzuata uygun bir başvuru için ilk ruhsat belgesinin hazırlanmasını hızlandırıyor. Santralin kalıcı işletme güvencesi ise saha kontrolü ve varsa uygunsuzlukların giderilmesiyle sağlanıyor.

İmar ve parselasyon planlarında hangi süreler uygulanacak?
Planlama sırasında görüşü istenen kurum ve kuruluşların en geç 30 gün içinde yanıt vermesi gerekiyor. Etüt veya analiz gibi uzun süreli çalışmaların gerekli olduğu durumlarda ilgili kamu kurumunun talebi üzerine 30 günü geçmemek üzere ilave süre tanınabilecek. Bu sürelerin sonunda görüş bildirilmezse plan hakkında olumsuz görüş bulunmadığı kabul edilecek.
Nazım ve uygulama imar planı süreçleri eş zamanlı yürütülebilecek ve onaylanabilecek. Nazım imar planı hazırlanırken alınan kurum görüşleri ile veriler uygulama imar planının gerektirdiği ayrıntıyı taşıyor ve güncelliğini koruyorsa uygulama imar planı için aynı kurumdan yeniden görüş veya veri istenmeyebilecek. Bu hükümler, birbirini tekrar eden kurum görüşleri ve ardışık plan süreçlerinden kaynaklanan zaman kaybını azaltabilir.
Bakanlık, sunulan plan dosyasını içerik ve mevzuata uygunluk açısından inceleyecek. Dosyada hata veya eksiklik bulunması halinde plan müellifine 30 gün süre verilecek. Düzeltmeler bu süre içinde tamamlanarak yeniden başvuru yapılmazsa dosya iade edilecek.

İmar planları 15 günlük ilan sürecinin ardından kesinleşecek
Bakanlık tarafından onaylanan imar planları, onay tarihinden itibaren Bakanlığın internet sitesinde 15 gün süreyle ilan edilecek. Bu sürede itiraz yapılmazsa plan ilan süresinin sonunda kesinleşecek. Kesinleşen planlar Bakanlığın internet sitesinde yayımlanacak, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi altyapısında arşivlenmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderilecek ve ilgili valilik ile belediyelere bildirilecek.
İtirazlar ilan süresi içinde Bakanlığa yazılı olarak yapılabilecek. Bakanlık, askı süresinin bitiminden itibaren 15 gün içinde itirazları karara bağlayacak. İtirazın reddedilmesi halinde plan, başka bir onay işlemine gerek kalmadan ret kararı tarihinde kesinleşecek. İtirazın kabul edilmesi halinde ise yalnızca değişen kısımlar için ilan süreci yeniden başlatılacak.
Parselasyon planları için yeni kesinleşme ve tescil düzeni
Taslakta bulunmayan arazi ve arsa düzenleme hükümleriyle parselasyon planlarının ilan, itiraz ve tescil süreci ayrıca düzenlendi. Bakanlıkça onaylanan parselasyon planları 15 gün süreyle ilan edilecek ve bu sürede itiraz yapılmaması halinde kesinleşecek.
Parselasyon planlarına yapılan itirazlar, askı süresinin bitiminden itibaren 15 gün içinde değerlendirilecek. İtiraz reddedilirse plan ret kararı tarihinde kesinleşecek. Kesinleşen parselasyon planları veya değişiklik beyannameleri ilgili kadastro müdürlüğüne gönderilecek; kontrol ve onayın ardından tapu müdürlüklerince tescil edilecek.
Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninde ne değişiyor?
GES projelerinde imar planının hazırlanması için yapılan jeolojik-jeoteknik etüt, Bakanlık tarafından yeterli görülürse Bakanlıkça düzenlenecek yapı ruhsatı için ayrıca zemin etüt raporu aranmayacak. Bu hüküm, aynı saha için birbirini tekrar eden etüt çalışmalarını azaltabilecek.
Yapı ruhsatı başvurusunda eksik veya hatalı bir husus bulunmaması halinde ruhsat, müracaat tarihinden itibaren 30 gün içinde düzenlenecek. Eksiklik bulunursa başvurunun mevzuata uygun hale getirilmesi istenecek ve eksikliklerin tamamlanmasının ardından inceleme süreci yeniden işletilecek.
Ruhsat tarihinden itibaren iki yıl içinde inşasına başlanmayan veya beş yıllık ruhsat süresi içinde tamamlanmayan ve süresi içinde ruhsatı yenilenmeyen yapılar ruhsatsız yapı olarak değerlendirilecek. RES’lerde yapı inşaat alanı rüzgar türbininin tabii veya tesviye edilmiş zemin altı dahil temel alanı, GES’lerde ise panel taşıyıcı ayaklarının zemin yüzeyinde kapladığı alanların toplamı olarak hesaplanacak.
RES ve GES projelerinde belge yükü azaltılıyor
Yapı ruhsatı için mimari proje, aplikasyon krokisi, yapı aplikasyon projesi, statik proje, mekanik tesisat projesi ve elektrik tesisat projesi Bakanlığa sunulacak. Bununla birlikte RES’lerde rüzgar türbinleri, GES’lerde güneş panelleri ve taşıyıcı sistemler için ayrıca mekanik tesisat projesi ve elektrik tesisat projesi aranmayacak.
Özel mülkiyete konu taşınmazlardaki GES projelerinde, tapu belgesine alternatif olarak belirli şartlarla irtifak veya kira sözleşmesi sunulabilecek. Sözleşmenin en az 10 yıllık olması, üretim lisansı süresiyle uyumlu bulunması ve tapuya şerh edilmesi gerekecek. İmar durum belgesi de lisans sahibi veya yetkili temsilcisinin başvurusu üzerine Bakanlık tarafından düzenlenebilecek.

Yapı kullanma izin belgesi 30 gün içinde düzenlenecek
Bakanlıkça yapı ruhsatı verilmiş tesis tamamlandığında lisans sahibi veya yetkili temsilcisi yapı kullanma izin belgesi için Bakanlığa başvuracak. Yapının mevzuata, ruhsat eki projelere, standartlara ve teknik kurallara uygun olduğunu gösteren fenni mesul raporunun sunulması gerekecek.
Başvuruda eksik veya hatalı bir husus bulunmazsa yapı kullanma izin belgesi 30 gün içinde düzenlenecek. Yapının kısmen kullanılabilecek bölümleri için izin verilebilmesi, bu bölümlere hizmet eden ortak alanların tamamlanmış ve kullanılabilir olmasına ve yapıda mevzuata aykırılık bulunmamasına bağlı olacak.
Taslaktaki hizmet bedellerinin çıkarılması ne anlama geliyor?
18 Aralık 2025’te görüşe açılan taslakta imar planı, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri ruhsatı için ayrıntılı bir hizmet bedeli tarifesi bulunuyordu. Nihai yönetmelikte ise bu madde bütünüyle çıkarıldı.
Taslakta imar planı onayı için EPDK tarafından belirlenen cari birim yatırım tutarı ile plana esas kurulu gücün çarpımından oluşan değerin %2’si kadar hizmet bedeli öngörülüyordu. Yapı ruhsatı için aynı hesaplama üzerinden binde 8, yapı kullanma izin belgesi için binde 4 oranında bedel belirlenmişti. Nazım ve uygulama imar planlarının eş zamanlı onaylanması halinde yalnızca tek işlem için ücret alınması planlanmıştı.
Kurulu güce etkisi olmayan santral ve kontrol binası gibi yapılar için her ruhsat ve izin belgesi başına 100.000 TL öngörülüyordu. İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarında 0–25 MWm için 100.000 TL, 25,01–50 MWm için 150.000 TL, 50,01–100 MWm için 225.000 TL ve 100 MWm üzerindeki tesisler için 400.000 TL hizmet bedeli belirlenmişti.
Kurulu güç değişikliği içermeyen imar planı değişiklikleri için 180.000 TL, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi tadilatları için 80.000 TL, işyeri ruhsatı yenilemeleri için de 80.000 TL öngören hükümler nihai metne alınmadı. Bu nedenle taslaktaki oranlar ve sabit tutarlar yürürlüğe girmedi.
Bununla birlikte hizmet bedeli maddesinin çıkarılması, bütün işlemlerin ücretsiz olacağı anlamına gelmiyor. Nihai yönetmelik, Bakanlığın yerinde inceleme ve araştırma yapabileceğini; mevzuat gereği Bakanlık tarafından karşılanması gereken masraflar hariç olmak üzere diğer masrafların lisans sahibi tarafından karşılanacağını belirtiyor. Ancak taslaktaki gibi kurulu güce bağlı merkezi bir ücret tarifesi oluşturmuyor.
Mevcut planlara ilişkin geçiş hükmü nihai metne alınmadı
Taslakta, yönetmelik yürürlüğe girmeden önce kesinleşmiş imar planlarında Bakanlık tarafından yapılacak değişikliklerin de yeni yönetmelik hükümlerine tabi olacağını belirten ayrı bir fıkra bulunuyordu. Bu hüküm nihai yönetmelikte yer almadı. Böylece daha önce kesinleşmiş planlara ilişkin bütün değişiklikleri otomatik olarak yeni yönetmeliğe bağlayan açık geçiş cümlesi yürürlüğe girmemiş oldu.
Yeni düzenleme yatırım sürelerini gerçekten kısaltabilir mi?
Yönetmelik, kurum görüşleri, plan ilanları, itirazlar, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri ruhsatı için somut süreler belirleyerek yatırımcıya daha öngörülebilir bir idari takvim sunuyor. Nazım ve uygulama imar planlarının eş zamanlı yürütülebilmesi, güncel kurum görüşlerinin tekrar istenmemesi, GES projelerinde bazı zemin etütlerinin yeniden hazırlanmasına gerek kalmaması ve türbinler ile panel sistemleri için belirli teknik projelerin aranmaması süreçleri hızlandırabilecek.
Ancak yönetmelikteki süreler, yatırımın başından işletmeye geçişine kadar geçen toplam süre için verilmiş bir garanti değil. Üst ölçekli plan değişiklikleri, jeolojik-jeoteknik etüt onayları, ilgili idarelerin görevleri, eksik belgelerin tamamlanması, 15 günlük ilan dönemleri, itirazlar, tapu tescili ve saha kontrolleri toplam takvimi etkilemeye devam edecek.
Beş günlük işyeri ruhsatı da bu nedenle tek başına bütün izin zincirinin beş günde tamamlandığını göstermiyor. Düzenleme, eksiksiz başvurunun ilk ruhsat belgesine ulaşmasını hızlandırırken yatırımın hukuki ve teknik kesinliğini sonraki saha kontrolüne bağlıyor.
Yatırımcı açısından belirleyici nokta
Yeni sistemin başarısı yalnızca Bakanlığın ruhsat düzenleme hızına değil, Bakanlık ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, EPDK, kadastro ve tapu müdürlükleri, valilikler ve belediyeler arasındaki veri ve onay akışına bağlı olacak. Yönetmelik merkezi bir idari omurga oluşturuyor ancak enerji yatırımlarındaki bütün kurum bağımlılıklarını ortadan kaldırmıyor.
Lisans sahipleri açısından temel değişiklik, dağınık izin başlıklarının daha belirgin bir Bakanlık sürecinde toplanması ve her aşamanın süre, belge ve denetim koşullarının açıklanması. Buna karşılık lisanssız üretim tesislerinin kapsam dışında kalması, beş günlük ruhsatın saha kontrolüne bağlı olması ve bazı dış kurum onaylarının sürmesi, düzenlemenin sınırlarını oluşturuyor.
Okura soru
Siz ne düşünüyorsunuz? Beş günlük işyeri ruhsatı ve izinlerin Bakanlıkta toplanması, RES ve GES yatırımlarında gerçek bir hızlanma sağlar mı; yoksa jeolojik etüt onayları, plan değişiklikleri ve saha kontrolleri gibi süren kurum bağımlılıkları toplam takvimi belirlemeye devam mı eder? Lisanssız projelerin kapsam dışında kalmasını doğru buluyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
Resmi kaynaklar
Kaynak: 24 Temmuz 2026 tarihli ve 33319 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 18 Aralık 2025 tarihli yönetmelik taslağı ve yönetmeliğin Ek-1 taahhütnamesi.
İlgili haberler
- YEKA RES-2026: 1.500 MW rüzgar için 72 aylık sözleşme
- Lisanssızda 2.000 MW’lık açılımın 833,59 MWe’si kaldı
- EPDK lisanssız GES ve RES önceliğini yerinde tüketime kaydırdı
- Lisanssız RES/GES: 15 bölgenin 9’unda kapasite sıfır

















