EDGAR 2026 raporuna göre Türkiye’nin sera gazı emisyonları 2025’te 610,78 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaştı.
Hızlı bakış
- EDGAR 2026 raporuna göre Türkiye’nin sera gazı emisyonları 2025’te yüzde 4,16 artarak 610,78 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaştı.
- Türkiye’nin yıllık emisyon artış hızı, küresel yüzde 0,7’lik artışın yaklaşık altı katı oldu.
- Türkiye’nin küresel emisyonlardaki payı yüzde 1,13 olurken AB’nin toplam emisyonları yüzde 0,2 geriledi.
- Karşılaştırma, arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık hariç sera gazı emisyonlarını kapsıyor.
- Ülke toplamı, emisyon artışının sektörel nedenlerini veya belirli bir politikanın etkisini tek başına açıklamıyor.
Arazi kullanımı ve ormancılık hariç hesaplanan yıllık artış, dünyadaki yüzde 0,7’lik yükselişin yaklaşık altı katı oldu.

Türkiye’nin yıllık emisyon artışı 24,38 milyon ton
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) EDGAR verilerine göre Türkiye’nin sera gazı emisyonları, 2024’teki 586,40 milyon ton CO₂ eşdeğerinden 2025’te 610,78 milyon tona çıktı.
Tablodaki değerler üzerinden yapılan hesaplama, yıllık artışın 24,38 milyon ton ve yüzde 4,16 olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin küresel emisyonlardaki payı yüzde 1,13 olarak hesaplanıyor.

Küresel emisyonlar yükselirken AB’de sınırlı düşüş
Aynı dönemde küresel sera gazı emisyonları yüzde 0,7 artarak yaklaşık 54,1 milyar ton CO₂ eşdeğerine ulaştı. Avrupa Birliği’nin 27 üyesinin toplam emisyonları ise yüzde 0,2 geriledi.

Türkiye ile dünya arasındaki yaklaşık altı katlık fark, yıllık artış oranlarının karşılaştırmasını ifade ediyor.
Verinin kapsamı neden önemli?
Karşılaştırmada arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık kapsam dışı tutuluyor. Rakamlar yalnızca karbondioksiti değil, diğer sera gazlarını da CO₂ eşdeğeri cinsinden içeriyor. EDGAR, ülkeleri ortak yöntemle karşılaştırmayı amaçlayan bağımsız emisyon tahminleri sunuyor.

JRC yayın kaydında 7 Eylül 2026 tarihini taşıyan raporun son veri yılı 2025.
ETS gündeminde izlenecek gösterge: Gerçekleşen emisyonlar
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre bu tablo, Türkiye’nin enerji ve sanayi dönüşümünü izlerken yatırım hedeflerinin yanında gerçekleşen emisyonlara da bakılması gerektiğini gösteriyor. Yeni kapasite ve teknoloji yatırımlarının toplam emisyon eğilimine nasıl yansıdığı, dönüşümün sonuçlarını değerlendirmek açısından belirleyici olacak.

Ülke toplamı, tek başına artışın hangi sektörlerden kaynaklandığını veya belirli bir politikanın etkisini açıklamıyor. Bunun için sektörel emisyonların, üretim düzeylerinin ve enerji kullanımının birlikte incelenmesi gerekiyor. Dolayısıyla 2025 verisini sonraki yıllarda uygulanacak ETS’nin başarısı ya da başarısızlığı olarak yorumlamak doğru olmaz.
Okura soru
Sizce Türkiye’nin emisyon artışını yavaşlatmak için enerji ve sanayi politikalarında hangi adımlara öncelik verilmeli? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
Türkiye ETS pilotu beş sektörde başlıyor: 2026 raporlama, 2027 karbon fiyatı
- Türkiye ETS pilotu beş sektörde başlıyor: 2026 raporlama, 2027 karbon fiyatı
- Türkiye ETS Yönetmeliği: Pilot takvim Kurul kararında
- Türkiye ETS sistemi için kıyas değeri danışmanlığı başlattı
















