Lisanssız GES ve RES kapasitesi Dağıtım seviyesi bağlantı kapasitesi

TEİAŞ’ın 16 Temmuz tablosu, dağıtım seviyesinde lisanssız GES ve RES için 833,59 MWe kapasite kaldığını ve alanın parçalandığını gösteriyor.

Hızlı bakış

TEİAŞ tarafından yayımlanan 19 sayfalık güncel kapasite tablosu, Mart 2026’da dağıtım seviyesine ayrılan 2.000 MW’lık yeni alanın sahadaki karşılığını ortaya koydu. Yeşil Haber’in tablodaki sayısal satırlar üzerinden yaptığı hesaplamaya göre 81 ili kapsayan tabloda toplam 833,59 MWe tahsis edilebilir kapasite bulunuyor. Kapasite 75 ilde pozitif değer taşırken altı ilde açık alan bulunmuyor. Ancak bu toplam, Türkiye genelinde kolayca erişilebilecek tek parça bir yatırım alanı anlamına gelmiyor. Kapasitenin önemli bölümü küçük satırlara dağılırken bazı illerde bağlantı alanı tamamen tükenmiş durumda. TEİAŞ lisanssız üretim kapasitesi kapsamında sanayi çatı GES rüzgar ve dağıtım şebekesi

Dağıtım seviyesindeki 833,59 MWe bakiye, sanayi ve yerel öz tüketim projeleri için bağlantı noktasına bağlı bir alan sunuyor.

16 Temmuz kapasite tablosunda hangi veriler açıklandı

TEİAŞ’ın 2026 Yılı İçin Dağıtım Seviyesinden Transformatör Merkezi Bazlı Tahsis Edilen Güneş ve Rüzgar Kaynaklı Kalan Lisanssız Üretim Kapasiteleri başlıklı tablosu, transformatör merkezi, bara, dağıtım şirketi ve organize sanayi bölgesi kırılımlarındaki güncel bağlantı alanlarını gösteriyor.

Toplam kapasite 1.142 sayısal satırdan oluşuyor

Yeşil Haber’in hesaplamasında tabloda kapasite değeri bulunan 1.142 satır tespit edildi. Bunların 570’inde pozitif kapasite bulunurken 572’sinde kapasite sıfır görünüyor. Başka bir ifadeyle tablodaki sayısal kırılımların yarısından biraz fazlasında yeni bir lisanssız üretim başvurusu için açık kapasite bulunmuyor.

Buradaki satır sayısı, doğrudan ayrı transformatör merkezi sayısı olarak okunmamalı. Aynı transformatör merkezi farklı bara, dağıtım şirketi veya OSB bağlantılarıyla birden fazla satırda yer alabiliyor. Bu nedenle yatırımcı açısından belirleyici olan yalnızca transformatör merkezinin adı değil, projenin bağlanacağı teknik kırılım ve ilgili dağıtım bölgesi.

Kapasitenin büyük bölümü küçük bağlantı alanlarına ayrılmış durumda

Pozitif kapasite bulunan 570 satırın medyanı yalnızca 1 MWe. Bu satırların 442’sinde tahsis edilebilir kapasite 1 MWe veya altında kalıyor. Söz konusu satırların toplam kapasitesi 336,31 MWe’ye ulaşıyor ve ülke toplamının yaklaşık %40,3’ünü oluşturuyor.

Buna karşılık 5 MWe ve üzerinde kapasite bulunan yalnızca 44 satır var. Bu daha büyük bağlantı alanlarının toplamı 307,22 MWe ve mevcut kapasitenin yaklaşık %36,9’una karşılık geliyor.

Kalan 84 pozitif satırda kapasite 1 MWe’nin üzerinde ve 5 MWe’nin altında bulunuyor. Bu orta büyüklükteki bağlantı alanları toplam 190,06 MWe kapasite taşıyor ve genel toplamın yaklaşık %22,8’ini oluşturuyor.

Dolayısıyla sistemde hem çok sayıda küçük kapasite parçası hem sınırlı sayıdaki büyük bağlantı noktasında belirgin bir yoğunlaşma bulunuyor. Bu dağılım, 833,59 MWe’lik toplamın tek başına yatırım yapılabilir alanı açıklamadığını gösteriyor. Proje ölçeği büyüdükçe uygun bağlantı noktası bulmak zorlaşırken küçük ve yerinde öz tüketim projeleri için daha fazla seçenek ortaya çıkıyor.

Dağıtım seviyesi bağlantı kapasitesi içinde küçük parçalara ayrılan lisanssız üretim alanları

Pozitif kapasite satırlarının çoğu 1 MWe veya altında kalırken yatırım alanı bağlantı noktaları arasında parçalanıyor.

Ankara ilk sırada, altı ilde kapasite sıfır

İl toplamlarında Ankara 87,29 MWe ile ilk sırada bulunuyor. Ankara’yı İstanbul’da 65,01 MWe, İzmir’de 47,31 MWe ve Gaziantep’te 40,05 MWe izliyor. Kütahya’da 25,80 MWe, Diyarbakır’da 24,73 MWe, Kocaeli’nde 23,06 MWe, Mersin’de 23,03 MWe, Elazığ’da 21,65 MWe ve Batman’da 20 MWe kapasite hesaplanıyor.

İlk 10 ilin toplam kapasite içindeki payı yaklaşık %45,3. İlk beş ilin payı ise %31,8 düzeyinde. Buna karşılık Ardahan, Bayburt, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Uşak’taki sayısal satırların tamamı sıfır kapasite gösteriyor.

Bir ilin kapasitesinin sıfır olması, o ilde güneş veya rüzgar enerjisi potansiyeli bulunmadığı anlamına gelmiyor. Bu değer yalnızca yayımlanan tablo kapsamında, ilgili bağlantı kırılımlarında tahsis edilebilir yeni dağıtım kapasitesi bulunmadığını ifade ediyor.

Tablodaki en yüksek tekil değer Batman’daki Gercüş Transformatör Merkezi için açıklanan 20 MWe kapasite. Bunun dışında kapasitenin büyük bölümü çok daha küçük ölçeklerde dağılıyor.

Türkiye illerinde lisanssız GES ve RES kapasitesi dağılımını temsil eden enerji şebekesi

Kapasite 75 ilde pozitif görünse de ilk 10 ilin toplam içindeki payı %45,3’e ulaşıyor.

Yeşil Haber’in aylık takibi kapasite döngüsünü nasıl gösteriyor

Yeşil Haber’in 2025’in başından bu yana düzenli olarak izlediği lisanssız üretim verileri, bağlantı kapasitesinin doğrusal biçimde azalan sabit bir stok olmadığını gösteriyor. TEİAŞ tabloları; başvuruların yanında şebeke analizleri, teknik kısıtlar, yeni tahsisler ve sistem koşullarındaki değişikliklerle birlikte şekilleniyor.

2025’in ilk yarısında kapasite kıskacı belirginleşti

Yeşil Haber, 3 Mart 2025 tarihli Lisanssız elektrik üretiminde kapasite kıskacı incelemesinde çok sayıda projenin bölgesel kapasite sınırları nedeniyle ilerleyemediğini aktardı. Tekirdağ, Bursa, Diyarbakır, İzmir ve Kayseri gibi farklı bölgelerdeki başvurular, üretim potansiyelinden bağımsız olarak şebeke kısıtlarına takıldı.

28 Mart 2025 tablosunda dağıtım seviyesindeki toplam kalan kapasite 525,03 MWe olarak hesaplanmıştı. O tarihte listedeki 1.151 transformatör merkezinin 930’unda kapasite sıfırdı. Yalnızca 76 transformatör merkezinde 1 MWe’nin üzerinde alan bulunuyordu.

Nisan 2025 boyunca yeni bir kapasite tablosu yayımlanmaması yatırımcılar ve OSB’ler açısından belirsizliği sürdürdü. Mayıs ayında açıklanan başvuru sonuçlarında ise Van, Ağrı, Burdur, Hatay, Niğde, Bursa, Kayseri, Eskişehir, Kırşehir, Isparta, Kocaeli, Mardin, Adana ve Ankara dahil olmak üzere farklı illerdeki toplam 506,176 MW’lık başvuru, bölgesel kapasite kısıtı nedeniyle teknik değerlendirmeye alınmadı.

Hazirandaki geçici artışı beş aylık sıfır kapasite dönemi izledi

Haziran 2025 verilerinde 799 transformatör merkezinin yer aldığı tablo kapsamında 219 merkezde pozitif kapasite bulunuyor ve toplam değer 725,02 MWe’ye ulaşıyordu. Mart ayındaki 525,03 MWe’den daha yüksek olan bu değer, kapasite tablolarının yalnızca başvurularla eksilen doğrusal bir bakiye olarak okunamayacağını gösterdi. Ayrıca iki tablo arasındaki kapsam değişikliği, transformatör merkezi sayılarının doğrudan karşılaştırılmasını sınırladı.

Temmuz 2025’te ise dağıtım seviyesindeki kapasite sıfıra indi. Ağustos sonunda ikinci ayını dolduran sıfır kapasite dönemi, 31 Ekim tablosuyla dördüncü aya ve 28 Kasım tablosuyla beşinci aya ulaştı. Kasım sonunda 81 ilin tamamında tahsis edilebilir kapasite sıfır görünüyordu.

Aynı dönemde iletim seviyesinden yapılan başvurular da benzer bir şebeke sınırıyla karşılaştı. Eylül 2025’te toplam 212,076 MW büyüklüğündeki 13 başvurunun tamamı bölgesel kapasite kısıtı nedeniyle teknik değerlendirmeye alınmadı. Böylece lisanssız üretimdeki tıkanıklık yalnızca dağıtım seviyesine özgü kalmadı.

2026’daki 3.500 MW’lık reset yeni bir dönem başlattı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ocak 2026’da öz tüketim amaçlı projelere 3.500 MW yeni bağlantı kapasitesi ayrılacağını açıkladı. EPDK’nın 26 Şubat 2026 tarihli ve 14353 sayılı kararıyla yerinde üretim ve tüketimin aynı ölçüm noktasında bulunduğu projelere öncelik verildi. Yatırımcı başına üst sınır dağıtım seviyesinde 10 MW, iletim seviyesinde ise 75 MW olarak belirlendi.

TEİAŞ, 2 Mart 2026’da toplam kapasitenin 2.000 MW’ını dağıtım, 1.500 MW’ını iletim seviyesine ayırdı. Başvuruların 30 Nisan’a kadar birlikte değerlendirilmesi, Mayıs ve Haziran aylarında yeni başvuru alınmaması ve kalan kapasitelerin temmuz ayında ilan edilmesi planlandı.

16 Temmuz tablosunda hesaplanan 833,59 MWe, mart ayında dağıtım seviyesine açılan 2.000 MW’ın yaklaşık %41,7’sine karşılık geliyor. Aradaki 1.166,41 MWe’nin tamamını kesinleşmiş veya yatırıma dönüşmüş tahsis olarak tanımlamak doğru olmaz. Güncel tablo yalnızca bu kapasitenin artık tahsis edilebilir bakiye içinde gösterilmediğini ortaya koyuyor. Başvuru sonuçları, teknik değerlendirmeler ve kapasite revizyonları farkın oluşumunda birlikte rol oynayabilir.

TEİAŞ lisanssız üretim kapasitesi döngüsünde sıfır kapasiteden yeni tahsis dönemine geçiş

2025’in sıfır kapasite dönemini 2026’da dağıtım ve iletim seviyesinde açılan yeni tahsis penceresi izledi.

Dağıtım, iletim ve YEKA kapasiteleri neden ayrı okunmalı

Lisanssız üretimde açıklanan her kapasite aynı bağlantı sürecini veya yatırım ölçeğini temsil etmiyor. Dağıtım seviyesindeki 833,59 MWe’lik güncel bakiye, iletim seviyesindeki başvurularla ve büyük ölçekli YEKA yarışmalarıyla aynı toplam altında değerlendirilmemeli. Dağıtım seviyesi bağlantı kapasitesi ile iletim ve büyük ölçekli yenilenebilir enerji bağlantılarının karşılaştırılması

Dağıtım, iletim ve merkezi yarışma kapasiteleri farklı bağlantı ve tahsis süreçlerini temsil ediyor.

İletim seviyesinde mayıs sonunda yalnızca 52 MWe kalmıştı

Yeşil Haber’in TEİAŞ’ın 26 Mayıs 2026 tarihli raporu üzerine yaptığı incelemede, iletim seviyesindeki 15 bölgenin dokuzunda kapasitenin sıfır olduğu belirlendi. Yalnızca altı bölgede pozitif değer bulunurken toplam tahsis edilebilir kapasite 52 MWe’de kaldı. Değerlendirilen 190 satırın 108’ine kapasite tahsis edilmezken 82 satır pozitif sonuç aldı.

Bu veri, mart ayında iletim seviyesine ayrılan 1.500 MW’lık alanın büyük bölümünün ilk başvuru döneminde kullanıldığını veya teknik değerlendirmeler sonrasında açık kapasite olarak gösterilmediğini ortaya koydu. Ancak iletim seviyesindeki 52 MWe ile dağıtım seviyesindeki 833,59 MWe’nin doğrudan toplanması, farklı bağlantı süreçlerini ve bölgesel değerlendirme yöntemlerini görünmez hale getirir.

YEKA merkezi yarışmayı, lisanssız tablo yerel bağlantıyı gösteriyor

Temmuz ayında gündeme gelen 1.500 MW’lık YEKA RES-2026 yarışmaları büyük ölçekli ve merkezi kapasite tahsisine dayanıyor. Lisanssız üretim tablosu ise fabrikalar, OSB’ler, ticari tüketiciler ve yerel öz tüketim projeleri için transformatör merkezi düzeyindeki bağlantı imkanını gösteriyor. Bu nedenle YEKA kapasitesindeki artış, dağıtım seviyesinde lisanssız üretim için daha fazla bağlantı alanı bulunduğu anlamına gelmiyor.

833,59 MWe kimler için gerçek bir yatırım alanı oluşturuyor

Güncel tablo özellikle sanayi tesisleri, OSB’ler, ticari işletmeler, oteller, yerel enerji tüketicileri ve bunlarla çalışan EPC şirketleri açısından uygulanabilir bilgi taşıyor. Fakat ulusal toplamdan önce tüketim noktasıyla bağlantı kapasitesinin aynı yerde buluşup buluşmadığına bakılması gerekiyor.

Küçük ve yerinde öz tüketim projeleri öne çıkıyor

Pozitif kapasite satırlarının %77,5’inin 1 MWe veya altında olması, güncel alanın önemli bölümünün büyük arazi projelerinden çok daha küçük öz tüketim yatırımlarına uygun olduğunu gösteriyor. Bir fabrikanın, ticari tesisin veya OSB katılımcısının tüketim noktasına yakın kapasite bulabilmesi, projenin ekonomik değerini ulusal kapasite toplamından daha fazla etkileyebilir.

Ancak aynı ilde kapasite bulunması tek başına yeterli değil. Başvurunun doğru transformatör merkezi, bara ve dağıtım şirketi kırılımıyla eşleşmesi; teknik değerlendirmeden geçmesi ve ilgili bağlantı koşullarını karşılaması gerekiyor. İl toplamı yüksek görünse bile kapasite tüketim noktasından uzak veya proje ölçeğine uygun olmayan satırlarda bulunabilir.

EPC ve finansman kararlarında kapasite geçici bir veri olarak ele alınmalı

Yatırımcılar açısından kapasite tablosu kalıcı bir bağlantı hakkı veya yatırım garantisi değil. Başvurular sonucunda değerler hızla azalabilir, teknik analizler kapasiteyi değiştirebilir ve aynı bağlantı noktası için birden fazla proje yarışabilir. Bu nedenle fizibilite çalışmasının yalnızca panel maliyeti, üretim tahmini ve elektrik tüketimi üzerinden kurulması yeterli değil.

Bağlantı noktasının doğrulanması, başvuru takvimi, proje ölçeği, tüketim profili ve olası şebeke kısıntıları finansman modeline birlikte dahil edilmeli. Temmuz tablosundaki parçalı yapı, küçük bir kapasite farkının bile proje tasarımını, geri ödeme süresini ve kredi kararını değiştirebileceğini gösteriyor.

Firecarrier bakışıyla asıl sinyal kapasitenin varlığı değil hareketi

Mart ayında açıklanan 2.000 MW’lık dağıtım kapasitesi, lisanssız üretimde uzun süren sıfır döneminin ardından güçlü bir reset sinyali vermişti. Dört buçuk ay sonra elde kalan 833,59 MWe ise ulusal ölçekte açıklanan kapasitenin sahaya indiğinde ne kadar hızlı parçalandığını gösteriyor.

Bu nedenle asıl izlenmesi gereken rakam yalnızca toplam bakiye değil. Kapasitenin hangi bağlantı noktalarında kaldığı, pozitif satırların büyüklüğü, başvurular sonrasında ne hızla azaldığı ve sıfır kapasitenin hangi illerde yeniden ortaya çıktığı yatırım ortamını daha doğru anlatıyor.

Güncel veri iki gelişmeyi aynı anda gösteriyor: Kapasite coğrafi olarak belirli illerde yoğunlaşıyor, fakat bağlantı satırları düzeyinde küçük parçalara ayrılıyor. Yani sistemde yüzlerce megavat bulunmasına rağmen belirli bir yatırımcı için uygun kapasite çok daha sınırlı olabilir.

Lisanssız üretim artık yalnızca kapasite tahsisi değil

EPDK’nın Haziran 2026’da görüşe açtığı taslak düzenleme paketi, lisanssız üretimin yeni dönemini kapasite tahsisinin ötesine taşıdı. Taslakta 900 kW eşiği, SCADA ve uzaktan kontrol gereklilikleri, acil durumlarda üretim kısıntısı, veri paylaşımı ve uyumsuzluk halinde uygulanabilecek yaptırımlar ele alındı.

Paket henüz taslak aşamasında açıklanmış olsa da yönelim açık: Lisanssız GES ve RES yatırımları yalnızca bağlantı kapasitesi alan projeler olarak değil, gerektiğinde izlenebilen ve kontrol edilebilen şebeke varlıkları olarak değerlendiriliyor. Yatırım kararında kapasite bulmak kadar sistem işletme koşullarına hazırlanmak da önem kazanıyor.

Lisanssız GES ve RES kapasitesi kullanan sanayi tesisinde öz tüketim ve SCADA sistemi

Lisanssız üretimde yatırım kararı artık kapasitenin yanında uzaktan izleme ve şebeke kontrol koşullarını da içeriyor.

Bundan sonra hangi göstergeler izlenmeli

16 Temmuz tablosu lisanssız üretimde yeni bir rahatlama ilanından çok, mart ayında açılan kapasitenin ilk gerçek bilançosu olarak okunmalı. 833,59 MWe önemli bir yatırım alanı sunuyor, ancak medyan kapasitenin 1 MWe olması bu alanın büyük projelerden çok yerel ve tüketim odaklı yatırımlara dağıldığını gösteriyor.

Bir sonraki tablo kapasitenin kullanım hızını gösterecek

TEİAŞ’ın yeni güncellemesinde toplam kapasitenin ne kadar azalacağı, pozitif satır sayısının 570’in altına inip inmeyeceği ve sıfır kapasiteye sahip il sayısının artıp artmayacağı izlenmeli. Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantep gibi yüksek bakiye bulunan illerdeki değişim, başvuru yoğunluğu konusunda erken sinyal verebilir.

Aynı zamanda iletim seviyesindeki 52 MWe’lik alanın durumu, EPDK’nın SCADA taslağının nihai biçimi ve tahsis alan projelerin bağlantı süreçleri birlikte takip edilmeli. Kapasitenin açıklanması, başvuru alınması, teknik uygunluğun verilmesi ve tesisin devreye girmesi birbirinden farklı aşamalar olmaya devam ediyor.

Hesaplamanın kapsamı

Bu haberdeki 833,59 MWe toplam kapasite, 1.142 sayısal satır, 570 pozitif satır, 572 sıfır satır, il toplamları ve kapasite dağılımları Yeşil Haber tarafından TEİAŞ’ın 16 Temmuz 2026 tarihli 19 sayfalık resmi tablosu üzerinden hesaplandı. TEİAŞ tablosunda bu değerlerin tamamını bir araya getiren ayrı bir özet toplam bulunmuyor.

Siz ne düşünüyorsunuz

Lisanssız üretimde açıklanan yeni kapasite yatırımınız için yeterli mi? Bulunduğunuz ilde veya bağlantı bölgesinde kapasiteye erişebiliyor musunuz? Başvuru ve teknik değerlendirme sürecindeki deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz