Yeşil Endeks HES maliyetleri DSİ su kullanım hakkı ödemeleri EPİAŞ uzlaştırmaya esas veriş

27 Ağustos düzenlemesi, HES su kullanım hakkı ödemelerinde EPİAŞ verisini esas alırken DSİ bedellerinin kapsamını ve ödeme takvimini netleştirdi.

Hızlı bakış

Tarım ve Orman Bakanlığının 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemesi, hidroelektrik santrallerin DSİ’ye yaptığı ödemelerde kullanılan kavramları ve üretim verisinin kaynağını yeniden tanımladı. İşletmedeki HES projelerinin havza hidrolojik hizmet bedeli hesabında artık EPİAŞ’ın uzlaştırmaya esas veriş miktarı kullanılacak. Değişiklik bütün HES’lere aynı tutarda yeni bir mali yük getirmiyor; finansal etki santralin üretimine, kurulu güç dilimine, sözleşmesine, devreye alınma tarihine ve yararlandığı DSİ yapılarına göre değişecek.

HES su kullanım hakkı ödemelerinde DSİ ve EPİAŞ verisinin BIST hidroelektrik hisselerine etkisi
Yapay zeka destekli görsel, DSİ ve EPİAŞ düzenlemesinin HES üreticileri ile BIST hidroelektrik hisselerine olası etkisini temsil ediyor.

Düzenleme hangi DSİ bedellerini tanımladı?

Tarım ve Orman Bakanlığının yayımladığı yönetmelik değişikliği, 2019 tarihli Su Kullanım Hakkı Anlaşması Yönetmeliğine dört ayrı bedelin tanımını ekledi. Bunlar havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli, hidroelektrik kaynak katkı payı, hizmet bedeli ve ortak tesis bedelinden oluşuyor.

Havza hidrolojik hizmet bedeli işletmedeki bütün HES projelerini kapsıyor

Havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli, DSİ’nin havza bazlı rasat ve hidrolojik faaliyetlerinin karşılığı olarak tanımlandı. Yönetmelik metnine göre bedel, işletmedeki tüm hidroelektrik enerji üretim tesisi projelerinden yıllık olarak alınacak.

Hesaplamada sabit katsayı ile santralin iletim veya dağıtım sistemine verdiği yıllık toplam enerji miktarı kullanılacak. Buna karşılık santralin kurulu gücüne göre belirlenen üst sınırlar ve proje özelinde uygulanabilecek indirimler nihai ödemeyi değiştirebilecek.

Kaynak katkı payı lisans süresinin sonuna kadar ödenebilecek

Hidroelektrik kaynak katkı payı, çoklu başvurularda şirketlerin teklif ettiği; tekli başvurularda ise DSİ tarafından belirlenerek ilan edilen bedeli ifade ediyor. Ödeme yükümlülüğü tesisin kısmen veya tamamen geçici kabul edilmesiyle başlayarak üretim lisansının sona ermesine kadar devam edebiliyor.

Hizmet bedeli, kesin projesi veya çeşitli etüt ve planlama raporları DSİ tarafından hazırlanmış projeleri ilgilendiriyor. Ortak tesis bedeli ise HES projesinde DSİ tarafından inşa edilen su yapılarının kullanılması durumunda, ilgili yatırım maliyetine enerji hissesi oranında katılımı ifade ediyor. Bu nedenle söz konusu dört bedelin tamamının her santrale aynı şekilde uygulanması beklenmemeli.

HES su kullanım hakkı kapsamında DSİ hidrolojik hizmet bedeli ve ortak tesis maliyetleri
Yapay zeka destekli görsel, HES su kullanım hakkı kapsamındaki DSİ hizmet ve ortak tesis bedellerini temsili olarak gösteriyor.

EPİAŞ verisi HES ödeme hesabını nasıl değiştirecek?

Düzenlemenin en somut değişikliklerinden biri, ödeme hesabında kullanılan üretim verisinin kaynağı oldu. Yönetmeliğin ilgili maddelerinde daha önce TEİAŞ veya dağıtım şirketlerinden alınan yıllık sisteme verilen enerji miktarına yapılan atıflar, EPİAŞ’ın iletim veya dağıtım sistemine verilen yıllık toplam uzlaştırmaya esas veriş miktarıyla değiştirildi.

Böylece DSİ ödemelerinin piyasa uzlaştırmasında kullanılan merkezi veriyle eşleştirilmesi amaçlanıyor. Değişiklik, üretim miktarına bağlı ödeme hesabını daha standart ve denetlenebilir hale getirebilir. Bununla birlikte eski veri setleri ile EPİAŞ verileri arasında fark bulunan santrallerde geçmiş hesapların uzlaştırılması veya düzeltme gerekip gerekmediği henüz açıklanmış değil.

EPİAŞ uzlaştırma verisiyle hesaplanan HES üretimi ve DSİ hidrolojik hizmet bedeli
Yapay zeka destekli görsel, EPİAŞ uzlaştırma verisinin HES üretimi ve DSİ ödeme hesabıyla ilişkisini temsil ediyor.

2026 katsayısı üretim başına maliyeti görünür kılıyor

DSİ’nin 2026 yılı için yayımladığı hizmet bedelleri belgesinde, havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli katsayısı kilovatsaat başına 0,0194412 TL olarak gösteriliyor. Tarife, 2025 Aralık ile 2024 Aralık Yİ-ÜFE değerleri arasındaki yüzde 27,67 artış dikkate alınarak güncellendi.

Bu katsayıyla, 100 GWh yıllık üretim için üst sınır ve proje özelindeki indirimler uygulanmadan önce yaklaşık 1,94 milyon TL; 500 GWh üretim için yaklaşık 9,72 milyon TL brüt bedel hesaplanıyor. Gerçek ödeme, santralin kurulu güç dilimindeki üst sınır daha düşükse bu sınırı aşamayacak. Dolayısıyla yalnızca üretim miktarından hareketle şirketin nihai DSİ giderini hesaplamak mümkün değil.

Aynı belgede hidroelektrik kaynak katkı payı hesaplamalarında kullanılacak PTF değeri 2.619,81 TL/MWh olarak yer alıyor. Bu değer, havza hidrolojik hizmet bedeli katsayısından ayrı bir hesaplama kalemi niteliğinde.

DSİ belgesi 2026 yılı için hazırlandığını belirtmesine rağmen, havza hidrolojik hizmet bedeli üst sınırlarının bulunduğu tabloda “2025 Yılı” başlığı korunuyor. Bu nedenle katsayı 2026 değeri olarak açık biçimde doğrulanırken, üst sınır tablosundaki yıl ibaresinin DSİ tarafından ayrıca netleştirilmesi gerekiyor. Söz konusu adlandırma farkı DSİ’nin kendi belgesinde bulunuyor.

DSİ hidrolojik hizmet bedeli hesabında HES üretimi ve EPİAŞ uzlaştırma verisi
Yapay zeka destekli görsel, HES üretim verisinin DSİ hidrolojik hizmet bedeli hesabına yansımasını gösteriyor.

Üç ve daha fazla üniteli HES projelerinde ödeme başlangıcı değişti

Yönetmelik, üç veya daha fazla ünitesi bulunan santraller için ödeme başlangıç tarihini de düzenledi. Herhangi bir ünitenin kısmi geçici kabulünün yapılmasının ardından kalan ünitelerin devreye alınmaması veya gecikmesi durumunda, mevcut beş tam yıllık süreye en fazla iki tam yıl eklenebilecek.

Ödeme başlangıcı, kısmi geçici kabulü yapılan ilk ünitenin kabul tarihine göre belirlenecek. Hüküm, bir ünitenin devreye alınmasına rağmen projenin kalan kısmının uzun süre tamamlanmadığı yatırımlarda ödeme tarihinin belirsiz biçimde ertelenmesini sınırlandırıyor. Finansal etki yalnızca bu koşulları taşıyan çok üniteli projelerde ortaya çıkacak.

Eski YİD projelerinde muafiyet kaybı gündeme gelebilir

Düzenlemeye eklenen geçici madde, Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında mevcut sözleşmesi bulunan ancak sözleşme işlemleri tamamlanmamış projeleri ilgilendiriyor. Mevcut haklarından feragat ederek su kullanım hakkı anlaşmasını yeni yönetmelik kapsamında yenileyen şirketlerin EK-2 ile ilgili muafiyetleri ortadan kalkabilecek.

Bu hüküm bütün eski YİD santrallerine otomatik olarak uygulanmıyor. Sözleşmenin tamamlanma durumu, şirketin feragat beyanı ve su kullanım hakkı anlaşmasının yenilenmesi birlikte değerlendirilmeli. Bu nedenle YİD geçmişi bulunan halka açık HES şirketleri açısından sözleşme bazlı inceleme gerekiyor.

BIST HES şirketleri açısından hangi veriler izlenmeli?

Düzenlemenin mali etkisi önce santralin lisans sahibi veya işletmeci proje şirketinde oluşacak. Bu nedenle Borsa İstanbul’da HES portföyü bulunan şirketler değerlendirilirken toplam kurulu güç yerine her santralin EPİAŞ uzlaştırmaya esas veriş miktarı, kurulu güç dilimi ve DSİ sözleşmesi dikkate alınmalı.

AKENR, AKFYE, AKSUE, AYDEM, AYEN, HUNER, MOGAN, ENTRA, ENDAE, PAMEL, ZEDUR ve ZOREN gibi Türkiye’de doğrudan HES üretim faaliyeti bulunan şirketler düzenlemenin operasyonel kapsamına giriyor. ALARK, Altek üzerinden; TUPRS ise Entek üzerinden Türkiye’de işletilen HES varlıklarına sahip. MAGEN, NATEN, SAHOL, VERUS ve VERTU gibi şirketlerde olası etki iştirak veya ortaklık ilişkisi üzerinden dolaylı olarak finansal tablolara yansıyabilir.

Yurt dışında işletilen HES’ler Türkiye’deki DSİ düzenlemesine tabi değil. Örneğin AYEN’in Arnavutluk’taki hidroelektrik varlıkları kapsam dışında kalırken Türkiye’deki santralleri açısından düzenleme ilgili olmayı sürdürüyor. ENJSA ve VEYAS gibi üretim yerine dağıtım, perakende satış veya tedarik faaliyeti yürüten şirketler ise yalnızca elektrik sektöründe faaliyet göstermeleri nedeniyle HES maliyet düzenlemesinin doğrudan muhatabı sayılmıyor.

BIST hidroelektrik hisseleri için HES su kullanım hakkı ve DSİ maliyet analizi
Yapay zeka destekli görsel, BIST hidroelektrik hisselerinde üretim, DSİ maliyeti ve nakit akışı analizini temsil ediyor.

KAP açıklamalarında hangi göstergeler aranmalı?

Yatırımcılar açısından ilk izlenecek veriler şirketlerin DSİ’ye ödedikleri yıllık bedeller, geçmiş dönem karşılıkları, EPİAŞ verisine geçişten doğabilecek mutabakat farkları ve ödeme takvimindeki değişiklikler olacak. Santral bazlı üretim verisi ile kurulu güç üst sınırlarının eşleştirilmesi, düzenlemenin serbest nakit akışına etkisini ölçmek için gerekli.

Hidroelektrik üreticiler, 2026’da yüksek üretime rağmen düşük fiyatlı saatler ve sistem maliyetleriyle karşı karşıya kaldı. Yeşil Haber’in HESİAD ile gerçekleştirdiği üretim, gelir ve yük alma talimatları değerlendirmesi, yüksek üretimin her zaman aynı ölçüde gelir artışı yaratmadığını gösteriyor. DSİ ödemelerinin üretim miktarına bağlı bölümü de bu nedenle yalnızca gider tutarıyla değil, santralin gerçekleşen satış fiyatı ve nakit marjıyla birlikte okunmalı.

Düzenleme HES’lere yeni bir vergi mi getirdi?

27 Ağustos değişikliği, havza hidrolojik hizmet bedelini ilk kez ortaya çıkaran bir düzenleme değil. Danıştay kararlarında bedelin 2003’ten itibaren farklı yönetmeliklerde yer aldığı, 2012 ve 2015 düzenlemelerinde de üretim miktarına bağlı katsayı ve kurulu güç üst sınırıyla uygulandığı görülüyor.

Danıştay 13. Dairesinin mevzuat geçmişini aktaran E.2022/4996, K.2023/4574 sayılı kararında, aynı ödeme sisteminin 2019 yönetmeliğinde de sürdürüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle değişikliği HES’lere yeni vergi veya bütün şirketlerin maliyetini aynı oranda artıran yeni bir sektör yükü olarak tanımlamak doğru değil.

Düzenleme esas olarak mevcut bedellerin tanımını belirginleştiriyor, üretim verisini EPİAŞ uzlaştırmasıyla standartlaştırıyor ve belirli proje tiplerinde ödeme başlangıcı ile muafiyet koşullarını yeniden düzenliyor.

Şirket bazında sonuç doğuracak asıl veri, yeni tanımların ardından hesaplanacak ilk ödeme bildirimleri ve bunların önceki dönemlerle karşılaştırılması olacak. KAP açıklamaları gelmeden sektörün toplam maliyet artışını kesin bir tutarla ifade etmek mümkün değil.

Siz ne düşünüyorsunuz?

HES şirketlerinin nakit akışında sizce daha belirleyici unsur hangisi olacak: DSİ ödeme koşulları, su rejimi, üretim miktarı veya elektrik satış fiyatları? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

Kaynak notu: Bu yazıda 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği, Tarım ve Orman Bakanlığı duyurusu, DSİ’nin 2026 hizmet bedelleri cetveli, Danıştay 13. Dairesinin E.2022/4996, K.2023/4574 sayılı kararı, TÜİK Yİ-ÜFE verileri ile şirketlerin KAP bildirimleri ve kurumsal açıklamaları esas alınmıştır. DSİ’nin 2026 tarifesi olarak yayımlanan belgede üst sınırlar tablosunun sütun başlığı “2025 Yılı” biçimindedir; bu adlandırma farkı kurumun kendi belgesinde bulunmaktadır.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz