Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen 6. Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), “Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir” temasıyla 1-2 Kasım’da Ankara’da yapılacak.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörü için zirve niteliğindeki Kongre kapsamında rüzgar enerjisi sektörünün son durumu, gelecekteki yatırımlar ve yurt dışındaki gelişmeler değerlendirilerek sorunlara çözüm aranacak.

Kongrede ayrıca, rüzgar enerjisindeki politikalar, finans ve proje geliştirme konuları da ele alınacak.  2. YEKA hazırlıkları, 2018 Nisan başvuruları, işletmedeki RES’lerin kapasite artışları gibi başlıklar da masaya yatırılacak.

Kongre öncesi Yeşil Haber’in sorularını yanıtlayan TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar sektörüyle ilgili mevcut durumu, kaydedilen gelişmeleri ve etkinliğin sektör paydaşlarına katkısını değerlendirdi.

Mevcut durumu değerlendirirseniz, rüzgar sektörü hakkında neler söylemek istersiniz? Bu yatırımların Türkiye için önemi nedir?

Türkiye hem politik, hem ekonomik anlamda kolay olmayan bir sürecin içinden geçiyor. Buna rağmen yenilenebilir enerji sektörü iyiye doğru gidiyor. Tüm dünya yenilenebilir enerjinin gerekliliğini kaçınılmaz olarak görüyor. Enerjide hiçbir ülke diğer bir ülkeye bağlı olmak istemiyor. Bu noktada her ülkenin yerli enerji kaynakları önem arzediyor.

Fosil yakıtların en fazla kullanıldığı otomotiv sektörü değişim dönüşüm süreci içinde. Artık yavaş yavaş elektrikle çalışan otomobillere dönmeye başlıyor. Ve bu süratle çoğalacak. Bazı ülkeler 2030 yılından sonra fosil yakıtla çalışan araçları ülkelerine sokmayacaklarını açıkladı. Bu devrim niteliğinde bir karar. Bu noktada yerli enerji daha da önemli hale geliyor.

Diğer önemli bir nokta depolama teknolojileri. Bu teknolojiler geliştikçe, kesintili enerji kaynağı olarak görülen rüzgarın tüm dünyada önü daha fazla açılacaktır. Bu teknoloji geliştikçe sadece ülkemizin ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, ihtiyaç fazlasının da ihraç edilmesi mümkün olabilecektir. Rüzgar sektörünün gelişmesi ile hem ithalatı ortadan kaldırıp ihracat imkanı sağlamış olacağız; hem de ülkemize istihdam yaratmaya devam edeceğiz.

Bu yıl altıncısı düzenlenen TÜREK için bugüne kadar hangi konular ön planda oldu ve hangi konularda ilerleme kaydedildi?

Türkiye’de ilk defa konusu sadece rüzgar olan bir kongre düzenlemeye cesaret ettik ve bu yıl altıncısını düzenliyoruz. Her dönemde rüzgarın farklı problemleri oldu. Kamu, özel sektör, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve rüzgar sektörünün paydaşlarını bir araya getirdiğimiz bu platformda ortak bir noktada birleşerek sorunlarımıza çözüm üretmeyi başardık.

Yerli katkı ile ilgili mevzuat yayınlanmıştı ama uygulama süreci sancılı oldu. TEA analizi dediğimiz radarlarla ilgili sorunlar oldu, sonra mevzuat ve kriterler belirlendi. ÇED belgesi ile ilgili sıkıntılar, kabul süreçlerinin basitleştirilmesi ve gün öncesi piyasalarda rüzgar sektörünün dahil edilmesi konusunda, bu toplantılarımızın katkısının olduğunu düşünüyoruz.

Biz 2012 yılından beri kongre toplantılarımızı kayda aldık ve www.tureb.tv adresimizde yayınlıyoruz. Bu videolarda rüzgar sektöründe son beş altı yılda nereden nereye gelindiğini görmek bizleri sevindiriyor.

Her yıl yapılan bu etkinliğin sektör paydaşlarına katkısından bahseder misiniz? Rüzgar oyuncuları neden bu kongrede olmalı?

TÜREK kongrelerimizden önce danışma kurulu toplantıları gerçekleştirip, ana konu başlıklarını ve konunun uzmanlarını belirlemek için bir araya geliyoruz. Bu toplantılarla sektör paydaşları etkinliği sahipleniyor ve etkinliği içselleştiriyorlar. Sorunları çözmeye yönelik bir platform oluşturma ve network kurma şansı sağlıyoruz. Ayrıca iş ilişkilerinin geliştirilmesi, yurtdışıyla olan bağlantılar, diğer ülkelerde faaliyet göstermek isteyen yatırımcıların bilgi edinmesi de mümkün oluyor.

Bu anlamda TÜREK, network yaratılan, sorunların çözümüne katkı sağlayan bir platform olarak her yıl farklı içerikleriyle sektörü bir araya getiriyor.

Bu yılki kongrenin öne çıkan başlıkları neler olacak? Sektör en çok hangi konularda bilgilenmek istiyor?

Biliyorsunuz bu yıl ilki gerçekleşen YEKA projesi çok ses getirdi. Sektör 2. YEKA hazırlıklarını merak ediyor. 3.000 MW’lık başvurulardan arta kalan 2.290 MW’lık yarışmaların ne zaman yapılacağını, 2018 nisan ayında alınması planlanan 2.000 MW’lık başvuruların alınıp alınmayacağını ve en önemlisi yaklaşık 1.000 MW civarında olan kapasite artışlarının kabulünün olup olmayacağına kilitlenmiş durumda. Kongremizde bu konulardaki oturumlarda hepsini detaylıca irdeleyip bu konulardaki gelişmelerin rüzgar sektörüne olan etkilerini konuşacağız.

TÜREK 2017’de yuvarlak masa toplantılarına başlıyorsunuz. Bundan biraz bahseder misiniz?

TÜREK’te her yıl farklı bir yenilikle ilerlemeye çalışıyoruz. Konu başlıklarını belirlerken kendi içinde önemli fakat oturum yapılacak kadar çok katılımcısı olmayan, yine de ilgililerinin bilgi almak istediği konuların olduğunu fark ettik. Bu başlıklar için uzman kişilerin moderatörlüğünde kongrenin ikinci günü öğleden sonra yuvarlak masa toplantıları düzenlemeye karar verdik.

Geçmiş kongrelerde gördük ki kahve molalarında masaların etrafında insanlar bu konuları kendi aralarında tartışıyorlar. Bu yıl daha profesyonel bir zeminde sigorta, istihdam, inovasyon, çevre, üretim gibi özel konuları yuvarlak masalara taşıyarak daha küçük gruplarla konuşulsun istedik. Keyifli ve interaktif bir biçimde ilerleyeceğini düşünüyoruz.

Önceki İçerikLisanssız GES’lere usulsüz tüketim şoku
Sonraki İçerikTürkiye’nin ilk hızlı şarj istasyonu Aytemiz’de hizmete girdi

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz