Çin nükleer enerji genişlemesi Türkiye Akkuyu nükleer projesi önümüzdeki on yıl nükleer projeksiyonları

Çin’in son on yılda 34 GW kapasite eklemesiyle nükleer enerjideki büyüme hızı devam ediyor; yeni reaktörlerle kapasite önümüzdeki on yılda 24 GW artacak.

Çin, 2011 yılında başlattığı uzun vadeli strateji kapsamında nükleer enerji sektöründe önemli genişlemeler gerçekleştiriyor. Bu yazımızda, Çin’in nükleer enerji kapasitesindeki artışı, planlanan yeni projeleri ve bu büyümenin çevresel ve ekonomik etkilerini ele alacağız.

On yıllık büyük kapasite artışı

2011’den itibaren Çin, enerji talebini karşılamak amacıyla nükleer enerji kapasitesini ciddi oranda artırdı. Son on yılda, ülke toplamda 34 gigawatt (GW) kapasite ekledi ve bu süreçte 55 nükleer reaktörü devreye aldı. Bu reaktörlerin toplam net kapasitesi 53 gigawatt’ı buluyor ve Çin’in enerji üretim kapasitesine önemli bir katkı sağlıyor.

Yapım aşamasında olan ve planlanan projeler

Şu anda Çin’de 23 nükleer reaktör daha inşa ediliyor ve bu projelerin önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık 24 gigawatt ek kapasite sağlaması öngörülüyor. Bu yeni reaktörler, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu Çin’in doğu kıyıları boyunca, Pasifik Okyanusu’na yakın alanlarda konumlandırılıyor.

Çin nükleer enerji genişlemesi Türkiye Akkuyu nükleer projesi önümüzdeki on yıl nükleer projeksiyonları
Taishan Nükleer Enerji Santrali

Nükleer enerjinin çevresel etkisi

2022 yılı itibarıyla nükleer enerji, Çin’deki toplam enerji üretiminin yalnızca yaklaşık %5’ini oluşturdu. Bu oran, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık %18 seviyesinde. Çin’deki hızlı kapasite artışına rağmen, ülke hala büyük ölçüde kömüre bağımlı ve bu da yüksek karbon dioksit emisyonlarına neden oluyor.

Çin ve ABD karşılaştırması

Amerika Birleşik Devletleri, 94 reaktörle dünyanın en büyük nükleer filosuna sahip olmasına rağmen, Çin son on yılda eklediği nükleer kapasiteyi eklemek için neredeyse 40 yıl harcadı. Çin’in nükleer enerjiye bu denli hızlı yönelişi, gelecekteki enerji güvenliği stratejilerinde kritik bir rol oynamakta.

Geleceğe yönelik beklentiler

Çin’in nükleer enerji alanındaki bu genişlemesi, sürdürülebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyacı karşılamak ve çevresel etkileri azaltmak için büyük önem taşıyor. Ülke, nükleer kapasitesini artırarak enerji portföyünü çeşitlendiriyor ve kömür bağımlılığını azaltma yönünde ilerliyor. Önümüzdeki on yıl, Çin’in nükleer enerji stratejisinde ve dünya enerji piyasasında belirleyici olacak.

Bu genişleme hamlesi, Çin’in küresel ısınmayla mücadelede önemli bir aktör olmasının yanı sıra, diğer ülkeler için de bir örnek teşkil edebilir ve dünya çapında enerji politikalarının şekillenmesinde etkili olabilir.


Yeşil Haber’den

Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki yükselişi ve gelecek vizyonu

Türkiye, nükleer enerji kapasitesini artırarak bölgesel bir üretim, ticaret ve lojistik merkezi olma yolunda ilerlemekte. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye’nin ilk nükleer santrali olarak, Mersin’de kurulmakta olup, 4800 MWe kapasite ile önemli bir enerji üretim merkezi olacak. İlk ünite için yakıtın yerleştirilmesi 2023’te tamamlanmış ve 2025’te faaliyete geçmesi bekleniyor. Bu proje, yaklaşık 4000 kişiye istihdam sağlayacak ve Türkiye’nin GSYİH’ına hayatı boyunca yaklaşık 50 milyar dolar katkıda bulunacak​​.

Türkiye, nükleer enerji alanında Orta Doğu, Afrika ve Türkiye’deki artan enerji talebini karşılamak üzere stratejik bir konumda yer almakta. 2030 yılına kadar nükleer enerjinin toplam elektrik üretimindeki payının %11.1’e ulaşması planlanmakta. Ayrıca, küçük modüler reaktörler (SMR) ve toryum kaynaklarına dayanan Dördüncü Nesil reaktörler gibi yenilikçi teknolojilerle enerji piyasasında önemli bir dönüşüm hedeflenmekte. Bu teknolojiler, Türkiye’nin sıfır-karbon hedefine ulaşmasında kritik rol oynayacak ve bölgesel enerji güvenliğini pekiştirecek​​.

Bu nükleer enerji girişimi, Çin’in nükleer enerji alanındaki büyük genişlemesiyle paralellik göstermekte ve Türkiye’nin de küresel enerji sahnesinde önemli bir oyuncu olma yolunda ilerlediğini göstermektedir. Akkuyu gibi projeler, hem teknolojik gelişim hem de sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı açısından diğer ülkeler için de bir model teşkil edebilir.

Bu makalemiz ilginizi çektiyse “Küçük modüler nükleer reaktörler geleceğin enerji kaynağı olabilir mi?” başlıklı makalemizi de ziyaret ediniz.

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.