Dünyanın enerji geleceğiyle ilgili yapılan bir araştırmada enerji uzmanlarının büyük bölümü tamamen yenilenebilir enerjiye geçişin fizibil ve gerçekçi olduğu görüşünü ortaya koydu. Sydney merkezli UTS Sürdürülebilir Gelecek Enstitüsü’nden Dr. Sven Teske, “Yenilenebilir enerjinin geleceğin enerjisi olacağı konusunda uzmanların büyük bölümü görüş birliği içinde” dedi.
Dünya genelinde 114 enerji uzmanı arasında yapılan araştırmaya göre, artık yenilenebilir enerjiye geçip geçemeyeceğimiz sorusu değil ne zaman geçebileceğimiz sorusu önemli.
Enerji uzmanları içinde ilerici olan kesim yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçişin mümkün olduğunu savunurken, ılımlı olanlar yenilenebilirin payının olağanüstü olacağını savunuyor. Daha muhafazakar olan enerji uzmanları ise 2050 yılında bile yenilenebilirin toplam enerji içinde halen küçük bir payının olacağını öne sürdü.

YENİLENEBİLİRİN ÜRETİM MALİYETİ DÜŞÜYOR
Teske, “Araştırmaya katılan uzmanların yüzde 71’i global ölçekte yüzde 100 oranda yenilenebilir enerjiye geçişin fizibil ve gerçekçi olduğunu savunuyor” dedi. Bu görüşü savunan uzmanların çoğu Avrupa ve Avustralya kıtasından. Yine araştırmaya katılan uzmanların yüzde 70’i yenilenebilir enerji üretim maliyetinin düşmeye devam edeceğini ve 10 yıl içinde fosil yakıtlara dayalı enerji üretimiyle olan rekabeti kazanacağını belirtti.
Fosil yakıtlı enerji projelerinin tamamlanması 5 ila 7 yıl sürebiliyor. Fosil yakıtlı bu projelerin çoğu enerji üretimine hazır hale geldiklerinde ekonomik olmuyorlar. Yeni fosil yakıtlı projeler büyük olasılıkla tamamlandıklarında ölü yatırımlar olarak kalacaklar.
Araştırmaya katılan uzmanların yüzde 90’ından fazlası yenilenebilir enerji teknolojilerinin toplumun tamamının enerjiye ulaşımını artırdığını belirtirken, 100 milyon civarında insanın yenilenebilir enerji sistemleri sayesinde elektriğe ulaşabildiğine dikkat çekti. Bu tip sistemlerin hızla büyüdüğü belirtildi.
REN21 Başkanı Arthouros Zervos yenilenebilir enerji görünümünün örgütün kurulduğu 2004 yılından bu yana çok hızlı değiştiğine dikkat çekti. Zervos, “2016 yılı itibariyle AB’deki yeni enerji santrallerinin yüzde 86’sı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu. Çin dünyanın yenilenebilir enerji merkezi olurken, global ölçekte yenilenebilir enerjinin yarısından fazlasını gelişmekte olan ülkeler üretiyor.

Önceki İçerikNe kadar çok tedarikçi, o kadar az risk
Sonraki İçerikTürkiye düşük karbon ekonomisine hazırlanıyor

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz