Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ankara’da yapılan 6. Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde (TÜREK) yaptığı konuşmada YEKDEM olarak bilinen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın 2020 yılında sona ereceğini açıkladı.

Albayrak, “Özellikle günün ihtiyaçlarını karşılamak noktasında YEKDEM 2020’de sona erecek ve ilk ağızdan söylüyorum bu sisteme devam etmeyeceğiz. O günün koşullarında ciddi katkı yaptı ancak miadını doldurdu. Hem çevreci olsun, hem yerli kaynaktan olsun, hem rekabet edilebilir olsun artık yatırımlarımızda bunlara önem veriyoruz. YEKA’yla daha rekabetçi bir sürece devam edeceğiz” dedi.

Bakan Albayrak kongredeki konuşmasında; “Büyümede enerjinin çok önemli bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Daha çok büyümek istiyorsak enerji alanında artık bir üste çıkma hedeflerini de ortaya koymamız gerekiyor. Daha çok yerli ve yenilenebilir kaynaklarla önemli yer teşkil eden güneş ve rüzgar teknolojilerinde sadece yatırım anlamında değil diğer faktörler açısından da gereken önemi veriyoruz. 2007 bu macerada önemli bir milat.

O zamanki başvurular çılgın bir kapasiteyle başlayarak olgunlaşarak büyümeye devam etti. Biz artık çok daha rasyonel modellerle piyasanın karşısına çıkmak için YEKA modelini ortaya koyduk. Bölgede ve dünyada ses getiren bir model oldu. Ortaya koyduğunuz model herkesi tatmin etmezse sürdürülebilir olmaz. Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları açısından küresel yatırım iklimine en cazip modelleri ortaya koyan bir başarı hikayesi ortaya koymuştur. O zaman bunun da devamı olması gerekir. Bu noktada Türkiye özellikle son 2 yılda devreye giren kapasitenin yüzde 55’ini yenilenebilir kaynaklardan sağladı. Bu sayılı başarı artarak devam edecek” diye konuştu.

Kamunun enerji politikaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Albayrak şunları söyledi: “Bize düşen düzenleyici, koordine eden, her şeyi kamunun yapmadığı yatırımcının önünü açan bir mantalite ile hareket etmek. İlk günden itibaren hep bir şeyi söyledim, hep masanın karşı tarafını düşündük. Güçlü bir iletişim ve sinerjiyle güçlü adımlar ortaya kondu. Nisan ayında gerçekleştirilen YEKA ile bunu somut bir şekilde gördük.”

“RÜZGARDA İHALELERİ YAPACAĞIZ”

Rüzgarda YEKA’ların devam edeceğini belirten Albayrak, “ Geri adım atmayacağız. Büyüme anlamında piyasayı şaşırtmaya devam edeceğiz. Teknolojilerin geliştiği bir iklimden bahsediyoruz. Resim çok enteresan hallere geldi. Yenilenebilir enerji Türkiye’nin arz güvenliği noktasında denge açısından çok önemli bir unsur. Türkiye dengeli bir iklimle bütün kaynakları bütün kaynakları yönetmek ve kullanmak durumunda. Önceliğimiz dışa bağımlılığı düşürmekse enerji kaynaklarının hepsinden maksimum faydalanmamız lazım.

Rüzgarda yapılan ihalelerde önümüzde Kasım-Aralık sürecinde bekleyen ihaleleri yaparak 2018’e somut bir şeklide ilerleyeceğiz. Daha optimum modeller üzerinde çalışıyoruz. Her yatırım ve kaynağı maksimum sağlamak zorundayız. Böyle olunca küresel oyuncu olmanın da önü açılmış oluyor. Türkiye rüzgar enerjisi noktasında ciddi başarı hikayesi yazıyor. Geçtiğimiz 15 yıldan farklı olarak 20-30 yılları planlıyoruz. Daha şeffaf rekabetçi ve liberal bir piyasa 3 paydaşında kazandığı çok güzel bir resim ortaya koyacak. Bu noktada ciddi adımlar attık, atıyoruz, atacağız.  Tüm süreçlerden minimum etkilenmesi için de çalışmalarımız sürüyor.

 “ÇEVRE KONUSUNDA YAPMAK GEREKİYOR”

Kongrede konuşan TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş yenilenebilir enerjinin çevre konusunda önemli katkılarının olduğuna dikkat çekti. Pektaş, “Çevrenin de kaldıracağı bir güç var. Dolayısıyla çevreye çok önem vermemiz, onu korumamız gerekiyor. Kapasiteyi zorladığımız takdirde geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz. Türkiye çevre konusunda bütün uluslararası anlaşmalara destek veren bir ülkedir. Çevre koruma konusunda çok önemli çalışmalar yürütmektedir. Artık üretimlerimizi çevre duyarlılığı konusunda yapmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerji bu noktada çok önemli bir husus olarak karşımıza çıkıyor. Dünya da bu konuya gereken önemi veriyor.

Yenilenebilir enerjinin en önemli özelliği çevreci ve kendini yenileyebilen bir çevre olmasıdır. Karbon salımını azaltım, dışa bağımlılığın azaltılması gibi hususlarda yenilenebilir enerji önemli olarak karşımıza çıkıyor. Bu sayede Türkiye’de merkez ülke olmanın yanı sıra kendi kendine de yeten bir ülke olacaktır” diye konuştu.

EPDK: “RÜZGAR EKEN KAZANÇ BİÇİYOR”

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz; “Enerji sektöründe büyüme, daha iyiye ulaşma çabası, hiç bitmeyen bir yarış ve rekabettir. Özellikle yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ülkemiz enerji ihtiyacının karşılanması yolunda bu yarışa tanıklık etmek bizler için büyük bir mutluluk. Çok geçmişe gitmemize gerek yok.10 yıl önce, rüzgar santrali kapasitemizin yok denecek kadar az olduğu günlerde böylesi bir toplantı yapmak.

1500’den fazla katılımcı ile rüzgar enerjisini masaya yatırmak pek mümkün görünmezdi. Ama bugün Türkiye; sahip olduğu 48 bin megawatlık potansiyeli doğru şekilde kullanma iradesi  ile deyim yerindeyse ‘rüzgar ekenin kazanç biçtiği’ bir ülke haline gelmiştir. Günümüz itibariyle rüzgar enerjisi; ülkemiz kurulu gücünün yaklaşık yüzde 8’ini, elektrik üretimimizin ise yüzde 6’dan fazlasını oluşturuyor. Bu rakamları daha yükseklere çekme gayretimizi de aralıksız sürdürüyoruz” dedi.

TÜREB: “RÜZGAR ENERJİSİ 5 YILDA GELİŞTİ”

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven; “Türkiye de rüzgar enerjisi son 5 yılda çok gelişme gösterdi. Rüzgar sektörü inanılmaz hızlı ilerliyor. Sadece rüzgar yatırımları değil endüstri de gelişiyor. Bunlar sektör, kamu ve sektör paydaşlarının desteğiyle gerçekleşti. Bundan sonra önümüz açık. 2. YEKA’mız ne zaman olacak bunun hazırlıkları var. Sayın Bakanımız başta olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“DÜZEN BOZUCU BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”

GWEC Genel Sekreteri Steve Sawyer enerjide artık yeni bir sürecin içerisinde olduğumuzu belirterek, Türkiye’nin başarılarının ilgiyle takip edildiğini ifade etti. Sawyer, “Enerji sistemi için artık hızlı değişimlerin yaşandığı düzen bozucu bir süreçten geçiyoruz. Rüzgar ve güneş nereden nereye geldi? Elektrik sisteminin geleceğine baktığımızda süreci merak ediyoruz. Son yıllarda birçok alanda giderek artan sayıda imalatçının gelecek planlarını elektrikli araçlar üzerine yaptığını görüyoruz. Böyle değişimin söz konusu olduğu pazarda öngörülebilirlik çok önemli” dedi.

Önceki İçerikUygulamalı PV eğitimi 13-17 Kasım’da İstanbul’da verilecek
Sonraki İçerikGüriş yenilenebilir enerjide 767 MW’ye çıktı

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz