Dünya Sulak Alanlar Günü’nde sel ve kuraklık riskine karşı sulak alanların her geçen gün artan önemine dikkat çekildi. WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem, “Sulak alanlar, yağışın aşırı olduğu dönemlerde fazla suyu sünger gibi depolayarak taşkınların etkisini azaltıyor, yağışın az olduğu mevsimlerde ise depoladıkları suyu salarak kuraklık ve su kıtlığına çözüm olabiliyor” diyor. WWF-Türkiye’den yapılan açıklamaya göre, sulak alanlar yerel iklime olumlu katkı veriyor, iç bölgelere deniz suyunun girmesini ve dolayısıyla toprağın tuzlanmasını önlüyor. Kalem, özellikle sel ve kuraklık gibi doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak ve etkilerini azaltmak için sulak alanların etkin biçimde korunması ve yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de 135 adet uluslararası öneme sahip sulak alan bulunuyor.

Önceki İçerikH&M’den geri dönüşüme davet
Sonraki İçerikTürkiye’nin ilk dijital enerji santrali

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz