Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Uğur Yüksel, Avrupa piyasalarında, serbest piyasa, dağıtım iletim, enerji tedariki ve satışı kurgusunda ciddi anlamda revizyon ihtiyacı doğduğunu söyledi. Bu ihtiyacı tetikleyen farklı unsurlar olduğuna dikkat çeken Uğur Yüksel’e göre, öncelikle yenilenebilir ile birlikte esneklik kavramı ile tanıştık. Bu üretimde esneklik kadar tüketimde de esneklik ihtiyacına vurgu yapıyor. Talep tarafı katılımı bu gerekliliğin çözümü. Öte yandan Almanya, İtalya ve İspanya’da yenilenebilir enerji maliyetlerinin tüketiciye dağıtılması nihai tarifelere olumsuz etkiledi bu da tüketici seviyesinde bir memnuniyetsizliği oluşturdu. Toptan piyasalarda elektrik fiyatları inerken, tüketici fiyatları arttı. Bunu da çok dile getiremiyor çünkü yenilenebilir enerjiye karşıtlık çevreciliğe karşıtlık gibi görünüyor. Şimdi hem yenilenebilirin portföydeki ağırlığı artırılırken hem de tüketiciye maliyetini düşürecek çözümler aranıyor. Özellikle güneşte yakalanan yatırım maliyet düşüşleri teşviklerin kısılması ve dolayısıyla nihai tüketiciye olan maliyetin düşürülmesine imkan sağlıyor. Öztüketim amaçlı mikro güneş çözümleri kadar çok büyük ölçekli projeler de gündemde.

ÇATI TİPİ ÖZ TÜKETİM İÇİN DESTEKLENECEK
Lisansız güneş enerjisi projeleri, asıl hedef olan öz tüketim amaçlı olmaktan çıkıp ticari amaçlı bir yöne kaymıştı. Bu da bir spekülasyon alanı yarattı. Bu noktada kamunun tedbir alma zorunluluğu doğdu. Sanırım şimdi hedeflenen öz tüketim amaçlı yenilenebilir projelerini teşvik etmek. Dünyadaki örnekleri de incelenerek mesela çatı tipinin öz tüketim amaçlı desteklenmesi gündeme gelecektir.

YENİLENEBİLİRDE ÖNEMLİ MESAFELER ALINACAK
Türkiye’de güneş ve rüzgâr potansiyelinde hala kullanabileceğimiz ciddi imkanlar mevcut.  YEKDEM mekanizmasından ilk günden beri Avrupa’daki olumsuz deneyimler de dikkate alınarak tedbirli davranıldı. Buna rağmen da YEKDEM bir baskı oluşturmaya başladı. Kamu, her sektörde olduğu gibi elektrikte de belli alanlarda kapasite oluşturulması amacıyla bir teşvik sistemi oluşturuyor. Bir dönem sonra bakıyor kapasite oluşturmanın marjinal faydası azalınca yeni bir düzenleme getiriyor. Türkiye hala daha yenilenebilirde önemli mesafeler alacaktır. Sanırım bu mikro seviyede öz tüketimin teşviki makro seviyede ise YEKA’lar ile olacak. Bu noktada yenilenebilir politikaların bütünsellik taşıdığını düşünüyorum. Öztüketim teşvikinde yüksek bedelle elektrik alımından ziyade mesken kullanıcıları için ilk yatırım maliyetlerinin uzun dönemli düşük faizli krediler ile desteklenmesi ticari işletmelerde ise vergi indirimleri gibi çözümler değerlendirilecektir.

2020’YE KADAR ŞEBEKE ÇOK YENİLENMİŞ OLACAK
Avrupa elektrik piyasasındaki dönüşüm Türkiye’ye de yansıyor. Piyasanın sağlamlığı 3 sac ayağının da yani arz güvenliği yani sürdürülebilirlik, elektriğin kesintisiz olması ve makul fiyatlarla tüketiciye ulaşılması dengelenmesi ile mümkün. Bunlardan ikisi tüketici odaklılığı simgeliyor. Kesintisizlik ve makul fiyat. Kesintisizlik için hem yeterli üretim kapasitenizin olması hem de iletim ve dağıtım şebekelerinizi ihtiyaca uygun olması ve bakım onarımlarının zamanında yapılması gerekiyor. Bu nedenle TEİAŞ’ın ve dağıtım şirketlerinin yatırım yükümlülüklerinde çok büyük artışlara gidildi. 2020 kadar şebekemiz çok büyük oranda yenilenmiş olacak.

TÜKETİCİ FATURASINI EPDK’DAN DENETLEYEBİLİR
Nihai tüketici elektrik ile ilgili sıkıntılarında dağıtım şirketini muhatap alıyor. Geçmişten gelen bir alışkanlık bu. Yeni rekabetçi piyasa yapısında bizlerin elektriği satmadığı sadece dağıtmakla yükümlü olduğu vatandaşlarımızın birçoğu tarafından bilinmiyor. Aslında bu bizim kendimizi iyi anlatamama eksikliği de olabilir. En fazla şikayet kesintilerden geliyor. Bunun en büyük nedeni artan yatırımların yol açtığı planlı kesintiler. Bir diğer şikayet konusu ise fatura bedelleri. Fatura konusunda tüketicilerimizin de yapabileceği basit denetimler var. Kendileri de bireysel olarak sayaçlarının tüketim miktarına bakabilir ve bu tüketim için çıkması gereken fatura bedelini EPDK’nın web sayfasından kontrol edebilir. Bu da bir denetim mekanizmasıdır.

SERBEST TÜKETİCİ OLMA SÜRECİ
2017 yılında aylık faturası 80-85 TL olan herkes serbest tüketici olabiliyor. Serbest tüketici geçiş kullanma süreçlerini kolaylaştırmak gerekiyor. Bu konuda kamu tarafından serbest tüketici bilgilerinin yer aldığı bir web portal hazırlığı var. Bildiğim kadarıyla EPİAŞ bu süreci yürütüyor. Serbest tüketici vasfına sahip abonelerin iletişim bilgilerini bu portal üzerinden kamu açıklayacak. Böylece, kişisel verilerin korunması ile yasal düzenlemeden doğabilecek sıkıntılarda aşılmış olacaktır.

YAKINSAYAN PİYASALAR
Rekabeti teşvik amacıyla dünyanın gündeminde “yakınsayan piyasalar” diye bir konu var. Telekomünikasyon ve elektrik dağıtım ya da gaz dağıtım faaliyetleri şebeke temelli olmaları açısından birbirine yakınsıyor. Bu konuda Rekabet Kurumunun bazı çalışmaları var, zaman zaman bizden de görüş istiyorlar. Özellikle, Avrupa’da yakınsayan piyasaların nasıl çalıştığı soruldu. Mesela “elektrik hatları üzerinden internet hizmeti sağlanabilir mi?” diye. Biz de elimizdeki verileri paylaştık. İspanya başta birçok ülke de şebeke temelli faaliyetleri birbirleri ile rekabeti çok denendi. Ancak hedeflendiği kadar büyük bir etki olmadı.

ELEKTRİK FATURASI YÜZDE 25 UCUZLADI
Elektrik dağıtım şirketleri olarak görevimiz kesintisiz ve kaliteli elektrik hizmeti vermek. 2013 yılında tamamlanan özelleştirmelere baktığımızda kamu ve tüketici açısından son derece başarılı olduğunu görüyoruz. Bize göre bunun çok basit bir ölçümü var. 1995-2005 ve 2015 meskenler için elektrik birim fiyatlarına bakalım. Bu rakamlar eskiler için TEDAŞ’ın yeni dönemler için EPDK’nın web sayfasında var. Merkez Bankası’nın web sayfasında da TÜFE var. 1995 yılındaki elektrik birim bedeli ile 2015 yılındaki birim bedeli TÜFE’ye göre aynı baza getirin bugün elektriği 20 yıl önceye göre yüzde 25 daha ucuz elektrik kullanıyoruz. 1995 yılına göre şebekeye reel bazda 5 misli yatırım yapılmasına, elektrik üretiminde doğal gaza dolayısıyla dolara bağımlılık artmasına rağmen tüketici yüzde 25 ucuz elektrik kullanıyor. Sanayide bu oran daha da yüksek. Ben bir tüketici olarak buna bakarım. Tüketici özelleştirme sürecinden kesinlikle fayda sağladı. Kamu ise hem 13 milyar doları bulan özelleştirme bedelinden, hem yatırım yükümlülüğünü özel sektöre devretmekten hem de performansa dayalı bir sistem ile kamu hizmetini özel sektöre gördürmekten faydalar elde etti.

Önceki İçerikGüneş enerjisini yanınızda taşıyın
Sonraki İçerikOcakta yenilenebilir kaynaklardan 2 bin 157 Gwh elektrik üretildi

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz