IATA Genel Kurulu

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) bu yıl Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve havacılık sektörünün liderlerini, üst yöneticilerini ve sektör paydaşlarını bir araya getiren yıllık Genel Kurul toplantısında sivil havacılığın 2050 net sıfır karbon hedefini bir kez daha teyid etti. IATA hesaplamalarına göre 2050 yılına gelindiğinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı yılda 10.5 milyar kişiyi geçecek.

IATA Doha'da elektrikli uçak için hedef 2035.Havacılıkta yeni model uçakların yakıt verimliliği açısından daha ileri teknoloji ürünü ve çevreci olması beklenirken, esas odak sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) olarak adlandırılan çevreci yakıt kullanımının artırılması olacak. 2030 yılında SAF üretiminin yılda 30 milyar litreye çıkması planlanıyor. IATA Doha’da elektrikli uçaklar için hedef 2035.

Ekim 2021’de IATA üyesi hava yolları bir araya gelerek 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma konusunda tarihi bir karar almıştı. Bu taahhüt, sektörü Paris Anlaşması’nın 1.5 derece hedefi ile uyumlu hale getiriyor. İklim değişikliğini dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit olarak kabul eden havacılık sektörünün 2050’de net sıfır karbon hedefi gerçekleştiğinde atmosfere saldığı karbon emisyonunun yılda 1.8 gigaton azalacağı öngörülüyor.

Sıfır emisyon hedefinde sürdürülebilir havacılık yakıtının payı yüzde 65

2050 için net sıfır karbon hedefini açıklayan havacılık endüstrisi sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımını yaygınlaştırmak isterken, net sıfır karbon hedefine ulaşmada en büyük pay yüzde 65 oranında buna bağlı olacak.

2030 yılında üretilen SAF miktarının 30 milyar litreye çıkacağı öngörülüyor. Geçen yıl sivil havacılık sektörü üretilen 125 milyon litre SAF’ın her damlasını satın aldı. Şu ana kadar 38’den fazla ülkenin, pazarın gelişmesinin önünü açan SAF’a yönelik politikaları var. Hava yolları bu politika önlemlerinden aldıkları destekle SAF için 17 milyar dolarlık ileriye dönük satın alma anlaşması imzalamış durumdalar.

Bu hedefe ulaşırken karbon yakalama ve offsetting ticareti yüzde 19. Elektrik ve hidrojen temelli motor sistemlerinin uygulanması yüzde 13 ve yer hizmetleri ile hava alanlarındaki teknolojik iyileştirmelerin payı da yüzde 3 olarak hesaplanıyor.

IATA, bu yılki genel kurulda yaptığı çağrıda havacılığın 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu elde etme taahhüdünü sürdürmesi nedeniyle hükümetlerden sürdürülebilir havacılık yakıtlarının kullanımını hızla genişletmek için acilen büyük ölçekli teşvikler geliştirmesi talebinde bulundu.

Yıllık 449 milyar litre üretim gerekiyor

IATA’nın bu konudaki değerlendirmesi şöyle: “Havacılığın net sıfır taahhüdünü yerine getirmek için mevcut tahminler, SAF’ın 2050 yılında havacılığın karbon azaltımının yüzde 65’ini oluşturmasıdır. Bunun için yıllık 449 milyar litre üretim kapasitesi gerekiyor. 2025 yılına kadar SAF’ın yıllık üretimini mevcut 125 milyon litreden 5 milyar litreye çıkarmak için yatırımlar yapılıyor. Etkili devlet teşvikleriyle üretim 2030 yılına kadar 30 milyar litreye ulaşabilir ve bu da SAF üretimi ve kullanımı için bir dönüm noktası olacaktır.”

IATA Başkanı Willie Walsh 1000’den fazla delegenin katıldığı toplantıda bu çağrıyı şu sözlerle tekrarladı: “Hükümetlerin yeni bir oyun kitabı icat etmesine gerek yok. Elektrik üretiminde güneş veya rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklarına geçişe yönelik teşvikler işe yaradı. Sonuç olarak, temiz enerji çözümleri artık ucuz ve yaygın olarak tüm dünyada mevcut. SAF için de benzer teşviklerle 2030 yılına kadar 30 milyar litrenin kullanılabileceğini öngörebiliriz. Olmamız gereken yerden hala uzak olsa da, uygun fiyatlarla sağlanacak yeterli SAF miktarlarına ulaşmak net sıfır hedefimize doğru gidişte kesin bir dönüm noktası olacaktır.”

Güçlü teşvikler güçlü mesaj olur

IATA Yıllık Genel Kurulu
IATA Yıllık Genel Kurulu Katar’ın başkenti Doha’da yapıldı

IATA üretime daha fazla yatırım yapılması için doğru politikalardan destek alınması gerektiğini ve bu durumun arzı artıracağı ve maliyetleri düşüreceğini savunuyor. SAF’a benzer teşvik temelli politikalar uygulayarak hükümetlerin küresel SAF üretiminin on yılın sonuna kadar 30 milyar litreye ulaşmasını destekleyebileceklerini savunan IATA’nın görüşü şu şekilde: “Böyle güçlü bir tavır havacılığın dekarbonizasyonunda amaçlanan uzun vadeli rolünü oynadığına dair pazara açık bir sinyal göndereceği ve üretimi artırmaya ve fiyatı düşürmeye yönelik yatırımları teşvik edeceği için güçlü bir noktası olacaktır.

SAF pazarının üretim tarafında uyarılmaya ihtiyacı var. ABD diğerleri için örnek oluşturmaktadır. Büyük çaplı devlet teşvikleri ile SAF üretiminin ABD’de 2030 yılında 11 milyar litreye ulaşması bekleniyor. Öte yandan Avrupa, takip edilmemesi gereken bir örnektir. AB, hava yollarının 2030 yılına kadar her Avrupa havalimanında %5 SAF artırmasını zorunlu kılmayı planlıyor. Üretimin merkezden uzaklaştırılması ölçek ekonomilerinin gelişmesini geciktirecektir. Ayrıca kara taşımacılığını SAF kullanımı konusunda zorlamak, havacılıkta SAF’ı kullanmanın çevresel faydasını azaltacaktır.”

Elektrikli uçaklar

Havacılığın net sıfır karbon hedefinde bir diğer başlık ise elektrik ve hidrojenle çalışan uçaklar olacak. Hem Airbus hem de Boeing 2035 yılına kadar elektrikle çalışan uçak üretme konusundaki hedeflerini açıklamış durumdalar.

IATA Kıdemli Başkan Yardımcısı Sebastian Mikosz, hidrojen ve elektrikle çalışan uçakların havacılığın 2050 yılına kadar net sıfır emisyon elde etme planının bir parçası olduğunu ancak bu uçakların kısa mesafeli rotalarla sınırlı olacağını belirtiyor ve görüşünü şu yaklaşıma dayandırıyor: “SAF, uzun mesafeli uçuşlar için kanıtlanmış bir çözümdür. Hidrojen ve / veya elektrikle çalışan motor sistemleri büyük olasılıkla 2035 yılına kadar kısa mesafeli ticari uçuşlar için mevcut olacak, ancak emisyonların çoğunluğu uzun mesafeli geniş gövdeli uçuşlardan geliyor ve bu emisyonlarla mücadele etmek için SAF kanıtlanmış tek çözüm. Bunun işe yaradığını biliyoruz ve hükümetler de dahil olmak üzere endüstrinin tüm aktörlerini üretime, kullanılabilirliğe ve alımını artırmak için alma çabalarımızı ikiye katlamamız gerekiyor.”

IATA sivil havacılık trafiğinin yüzde 83’ünü temsil ederken, THY ve Pegasus dahil 290 havayolu şirketini de çatısı altında toplayan havacılığın en üst kurulaşlarından biri durumunda.

Önceki İçerikYeşil dönüşüm Türkiye’de 300 bin yeni istihdam yaratabilir
Sonraki İçerikNet sıfır hedefi için 135 milyar dolar yatırıma ihtiyaç var

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz