6 Şubat 2026 tarihli yönetmelik, elektriksel kurulu gücü 10 MWe ve üzerindeki lisanslı veya lisanssız rüzgar santralleri için RİTM bağlantı belgesini zorunlu kıldı ve 11 Şubat 2024 tarihli önceki düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı.
Hızlı bakış
- 6 Şubat 2026 tarihli yönetmelik, 10 MWe ve üzeri RES’ler için RİTM bağlantı belgesini zorunlu hale getirdi.
- Düzenleme, 11 Şubat 2024 tarihli önceki RİTM yönetmeliğini yürürlükten kaldırarak çerçeveyi güncelledi.
- RİTM bağlantısı, rüzgar üretiminin izleme ve tahmin altyapısına entegre edilmesini ve operasyonel veri akışını hedefliyor.
- TEİAŞ ekosistemindeki TEKİS ve YTBS gibi sistemlere yapılan atıflar, uygulamanın yalnızca raporlama değil entegrasyon odaklı olduğunu gösteriyor.
- 10 MWe eşiği, şebeke işletimini anlamlı ölçüde etkileyen santralleri kapsayan pragmatik bir sınır olarak kurgulanıyor.
Resmi çerçeve: 6 Şubat 2026 tarihli yönetmelik ve eşik kuralı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan “Rüzgar Gücü İzleme ve Tahmin Merkezine Bağlantı Yönetmeliği”, 6 Şubat 2026 tarihli ve 33160 sayılı Resmi Gazete’de yer aldı. Yönetmelik, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi ve ilgili maddesiyle 11 Şubat 2024 tarihli önceki düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı.
Düzenleme, rüzgar enerjisi santrallerinin RİTM’ye bağlanmasına ve bağlantı şartlarına ilişkin usul ve esasları tanımlıyor. Elektriksel kurulu gücü 10 MWe ve üzerinde olan lisanslı veya lisanssız RES’ler için “RİTM bağlantı belgesinin temin edilmesi” zorunlu hale getirilirken, 10 MWe altındaki santraller için isteğe bağlı bir katılım modeli öngörülüyor.
Yürürlükten kaldırılan düzenleme: 2024’ten 2026’ya geçişin anlamı
Yeni yönetmelikle birlikte, 11 Şubat 2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan önceki RİTM yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. 2024 tarihli düzenleme, RİTM’nin TEİAŞ bünyesinde kurumsallaşmasını sağlamıştı; 2026 yönetmeliği ise bu çerçeveyi operasyonel bir zorunluluk seviyesine taşıyor.
Bu geçiş, yalnızca bir metnin kaldırılması değil, rüzgar üretiminin sistem işletimine entegrasyonunda yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor.
RİTM bağlantı belgesi ne anlama geliyor: İzleme değil, sistem entegrasyonu

RİTM bağlantı belgesi, rüzgar santralinin üretim verilerini ve işletme durumunu, sistem işletmecisinin izleme ve tahmin altyapısına düzenli ve teknik gerekliliklere uygun biçimde aktarabilmesini ifade ediyor. Bu yaklaşım, rüzgar üretiminin yalnızca gerçekleşen üretim olarak değil, tahmin edilebilir ve izlenebilir bir sistem girdisi olarak ele alınmasını güçlendiriyor.
TEİAŞ ekosistemi ve entegrasyon odağı
Yönetmelik metninde TEİAŞ ekosistemine atıf yapan kavramlar dikkat çekiyor. TEKİS, TEİAŞ Elektrik Güç Kalitesi ve Şebeke İzleme Sistemi olarak tanımlanırken, YTBS de Yük Tevzi Bilgi Sistemi olarak yer alıyor. Bu çerçeve, RİTM bağlantısının yalnızca periyodik raporlamadan ibaret olmadığını, TEİAŞ’ın TEKİS ve YTBS gibi sistemlerine gerçek zamanlıya yakın operasyonel veri akışı sağlayan bir entegrasyon katmanı olarak kurgulandığını gösteriyor.
Neden 10 MWe eşiği: Şebekeyi etkileyen ölçek tanımı

10 MWe eşiği, düzenlemenin ölçek ve etki odaklı kurgulandığını ortaya koyuyor. Türkiye’de lisanslı rüzgar santrallerinin büyük bölümü 10 MWe’nin üzerinde olduğu için bu eşik, toplam rüzgar üretiminin önemli bir kısmını kapsayan, ancak mikro ölçekli tesisleri sistem dışı bırakan pragmatik bir sınır işlevi görüyor.
Bu yaklaşım, lisanslı veya lisanssız ayrımından bağımsız biçimde, şebeke davranışını anlamlı ölçüde etkileyen tüm üreticilerin sistem işletimine veri sağlamasını hedefliyor. Böylece rüzgar üretiminin ulusal şebeke ile ilişkisi hukuki bir zorunluluk düzeyine taşınıyor.
Operasyonel sonuçlar: SCADA uyumu ve süreklilik yükümlülüğü

RİTM bağlantısının fiilen işlerlik kazanabilmesi için santrallerin izleme ve veri aktarım altyapısının, özellikle SCADA katmanının teknik gerekliliklere uygun biçimde yapılandırılması ve kesintisiz şekilde işletilmesi gerekiyor. Bu durum, santral sahipleri açısından teknik uyum yatırımlarını ve veri sürekliliği sorumluluğunu artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Sistem tarafında ise daha güçlü izleme ve tahmin kabiliyeti, rüzgar üretiminin değişkenliğinin şebeke işletimine etkisini yönetmeyi kolaylaştırabilecek bir araç sunuyor. Yönetmeliğin bu yönü, üretim artışı kadar sistem istikrarını da merkeze alan bir bakış açısını yansıtıyor.
Semi Firecarrier notu: Yenilenebilir hedefi mühendislik disiplinine taşınıyor

Bu düzenleme, rüzgar enerjisini yalnızca kurulu güç artışıyla tanımlanan bir kaynak olmaktan çıkararak, yönetilmesi gereken bir sistem bileşeni olarak ele alıyor. “Daha fazla yenilenebilir” yaklaşımının yanında “daha yönetilebilir yenilenebilir” anlayışını güçlendiren bir adım olarak okunabilir.
Bu nedenle yönetmelik, kısa vadeli bir haber başlığından ziyade, Türkiye’nin enerji dönüşümünde şebeke işletimi ve veri altyapısı ekseninde yeni bir eşiğe işaret ediyor.
Okura soru
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? RİTM bağlantı zorunluluğu rüzgar yatırımlarında işletme maliyetlerini mi artırır, yoksa şebeke yönetimini güçlendirerek piyasa riskini mi azaltır?
İlgili haberler
- Rüzgar enerjisinde üretim rekoru kırıldı: 6 Ocak 2026 verileri
- TEİAŞ’ın DGP toplayıcı kriterleri: 10 MW zorunluluğu
- TEİAŞ Dünya Bankası sonrası enerji dönüşümü başlıyor
- Dünya Bankası Türkiye enerji iletimine 748 milyon dolar kaynak sağladı
- SCADA sistemleri etiketi altındaki içerikler
- Rüzgar enerjisi 6.607 MW, güneş enerjisi 3.925 MW’ye çıktı

















