WMO bülteni 2025 rekorlarının yanında iki gaza dikkat çekiyor: SF6’nın atmosferdeki yıllık artışı rekor kırdı, hidrojen sızıntısı da izlenmeli.
Hızlı bakış
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 27 Ekim’de yayımladığı 22. Sera Gazı Bülteni’nde 2025 yılında karbondioksit, metan ve diazot monoksit konsantrasyonlarının yeni rekor düzeylere çıktığını açıkladı. Rekor rakamları ilk haberimizde aktarmıştık. Bülten, 9-20 Kasım’da Antalya’da yapılacak COP31 öncesinde müzakerecilere bilimsel veri sağlamak amacıyla hazırlanıyor.
Rekorların arkasında daha az konuşulan bir başlık var. WMO bu yıl, enerji dönüşümünde izlenmesi gereken iki gaza ayrıca dikkat çekti: elektrik şebekelerinde kullanılan kükürt hekzaflorür (SF6) ve temiz enerji taşıyıcısı olarak öne çıkan hidrojen. Örgüte göre hidrojen sızıntısı ve SF6’nın atmosferdeki kalıcılığı dönüşümün iklim kazanımlarını aşındırabilir. Bu nedenle WMO, atmosferin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bir ayrımı baştan yapmak gerekiyor: Bülten yıllık salımları değil, atmosferde biriken gaz miktarını ölçüyor. Yıllık CO2 salımının yaklaşık yarısı atmosferde kalıyor, geri kalanını karalar ve okyanuslar tutuyor. Bu yüzden artış hızı bir yıl yavaşlasa bile birikim sürüyor ve rekor tekrarlanabiliyor.
2025 rekorları tek tabloda
WMO’nun 2025 verilerine göre tablo şöyle:
| Gaz | 2025 küresel ortalaması | Sanayi öncesine (1750) göre |
|---|---|---|
| CO2 | 426,8 ppm | %53 daha yüksek |
| Metan | 1.948 ppb | %167 daha yüksek |
| Diazot monoksit | 339,1 ppb | %26 daha yüksek |
Kaynak: WMO Sera Gazı Bülteni No. 22.
CO2’deki 2024-2025 artışı 2,8 ppm oldu. Bu artış önceki yılın olağan dışı sıçramasının altında kaldı, ancak son on yılın ortalamasının üzerinde. 1960’larda yılda ortalama 0,8 ppm olan artış hızı, 2011-2020 döneminde yılda 2,4 ppm’e çıktı. Bültenin ilk yayımlandığı 2004’te ölçülen yıllık ortalama 377,5 ppm’di.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) yıllık endeksine göre uzun ömürlü sera gazlarının ısınma etkisi 1990-2025 arasında %56 arttı. Bu artışın yaklaşık %81’i CO2’den kaynaklanıyor.
SF6: Elektrifikasyonla paralel artan gaz
SF6, elektrik dağıtımında yalıtım ve ark söndürme amacıyla kullanılan sentetik bir gaz. WMO’ya göre atmosferdeki SF6 miktarı otuz yıldır elektrifikasyonla paralel biçimde istikrarlı olarak artıyor ve 2025’teki yıllık artış rekor oldu.
Miktarı küçük, etkisi büyük: SF6 atmosferde 1.000 yıldan uzun kalıyor ve 100 yıllık ısınma potansiyeli CO2’nin yaklaşık 24.300 katı. Başka bir deyişle 1 kilogram SF6, 100 yıllık zaman ufkunda ısınma etkisi açısından yaklaşık 24 ton CO2’ye denk geliyor.

Bu başlık Türkiye için de güncel. YEKA yarışmalarıyla eklenen rüzgar ve güneş kapasitesi, depolamalı tesisler ve dağıtım şirketlerinin şebeke yatırımları sahaya yeni trafo merkezleri ve şalt ekipmanı getiriyor. TÜİK’in ulusal sera gazı envanterinde SF6, florlu gazlar başlığı altında raporlanıyor.
Türkiye’de 15 Ekim 2024 tarihli ve 32693 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik, AB’nin 517/2014 ve 2024/573 sayılı tüzükleri dikkate alınarak hazırlandı. Yönetmelik, belirli miktarda florlu gaz içeren elektrik şalt ekipmanı için veri tabanına kayıt yükümlülüğü getiriyor; sızıntı kontrolünü ve kurulum ile servis personelinin belgelendirilmesini de düzenliyor. Sızıntı kontrollerinde ekipmanın teknik özelliklerine bağlı muafiyetler bulunuyor.
Bu bulgular, Türkiye’deki tesislerin sızıntı miktarını ya da yenilenebilir enerji yatırımlarının net iklim etkisini tek başına göstermiyor. Atmosferdeki konsantrasyon artışı, belirli bir tesisin ya da ülkenin yıllık salımıyla aynı ölçüm değil.
AB’de SF6’lı şaltın takvimi
AB’nin 2024/573 sayılı F-gaz Tüzüğü, yeni şalt ekipmanının devreye alınmasını gerilim seviyesine göre kademeli olarak sınırlıyor. Finlandiya Çevre Enstitüsü’nün (Syke) tüzüğe ilişkin özetine göre genel kural şöyle:
| Yıl | Ekipman | Genel kural |
|---|---|---|
| 2026 | 24 kV’a kadar (dahil) orta gerilim dağıtım şaltı | F-gaz içeremez |
| 2028 | 52-145 kV yüksek gerilim (kısa devre akımı 50 kA’ya kadar) | Isınma potansiyeli 1 ve üzeri F-gaz içeremez |
| 2030 | 24 kV üzeri, 52 kV’a kadar (dahil) orta gerilim dağıtım şaltı | F-gaz içeremez |
| 2032 | 145 kV üzeri ya da kısa devre akımı 50 kA üzeri yüksek gerilim | Isınma potansiyeli 1 ve üzeri F-gaz içeremez |
| 2035 | Şalt ekipmanının bakım ve servisi | Yeni SF6 kullanılamaz; geri dönüştürülmüş veya ıslah edilmiş SF6’ya izin var |
İstisnalar: Takvim, tüzüğün yürürlüğe girdiği 11 Mart 2024’ten önce verilen siparişleri kapsamıyor. Uygun alternatif ekipmanın piyasada bulunamadığı durumlar için derogasyon imkânı var. 2035 bakım yasağında da askeri ekipman, geri dönüştürülmüş gazın teknik olarak kullanılamadığı durumlar ve acil onarım gibi istisnalar bulunuyor.
AB’deki projelere şalt ekipmanı tedarik eden üreticiler için 24 kV’a kadar olan ilk eşik bu yılın başında devreye girdi.

Hidrojen: Sera gazı değil, ama ısınmaya katkı veriyor
WMO’ya göre atmosferdeki hidrojen miktarı 2010-2024 arasında %5,3 arttı. Hidrojen; çelik üretimi, denizcilik ve uzun süreli enerji depolaması için aday bir enerji taşıyıcısı olarak görülüyor. Kendisi bir sera gazı değil, ancak atmosfer kimyası üzerinden dolaylı ve kayda değer bir ısınma etkisi var.
WMO, üretim tesislerinden, boru hatlarından, depolamadan ve yakıt hücrelerinden kaynaklanan sızıntıları büyüyen bir endişe olarak tanımlıyor. Örgütün Küresel Atmosfer İzleme (GAW) programı, SF6 ve hidrojen ölçümleri için uluslararası kabul gören kalibrasyon ölçeğini yürütüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Ocak 2023’te açıkladığı Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası, elektrolizör kurulu gücünü 2030’da 2 GW, 2035’te 5 GW ve 2053’te 70 GW’a çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefler üretim kapasitesini tarif ediyor. WMO’nun uyarısı ise kapasitenin yanında sızıntının da ölçülmesini gündeme getiriyor.

Türkiye için ne anlama geliyor?
- WMO bülteni COP31 müzakerecileri için hazırlandı. Zirvenin ev sahibi Türkiye.
- TÜİK’e göre Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonu 2024’te %5,3 artarak 584,5 milyon ton CO2 eşdeğerine çıktı. Bu ulusal salım verisi; WMO bülteninin ölçtüğü küresel konsantrasyondan farklı bir gösterge.
- Şebeke ve yenilenebilir yatırımları büyüdükçe SF6’lı ekipmanın sızıntı kontrolü önem kazanıyor. AB’ye şalt ekipmanı tedarik eden üreticiler için AB takvimi 2026’da başladı.
- Hidrojen hedefleri büyürken sızıntı ölçümü ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor.
2026’da yeni artış bekleniyor
WMO kıdemli bilim yetkilisi Oksana Tarasova’ya göre 2024-2025 artışının daha ılımlı kalması, kara yutaklarının toparlanmasını yansıtıyor. 2023/2024 El Niño’su; kuraklık, kuruyan bitki örtüsü ve orman yangınlarıyla karaların CO2 tutma kapasitesini düşürmüştü. 2025’te yutaklar toparlandı, yangın kaynaklı salımlar azaldı.
Tarasova, fosil yakıt kullanımı ve gelişmekte olan güçlü El Niño nedeniyle 2026’da konsantrasyonlarda yeni bir artış beklediklerini söyledi. Okyanusun CO2 tutma kapasitesinin azalması riskinin de arttığını belirtti. WMO Genel Sekreter Yardımcısı Ko Barrett ise son 11 yılın kayıtlardaki en sıcak yıllar olduğunu hatırlattı.
Dönüşümün kendi hesabı
WMO’nun uyarısı enerji dönüşümünün kendisine değil, nasıl yapıldığına yönelik. CO2’yi düşürmenin yolu yine elektrifikasyondan ve temiz enerjiden geçiyor. Ancak şebeke büyürken SF6 sızıntısı, hidrojen ölçeklenirken de hidrojen sızıntısı aynı iklim hesabının parçası.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de şebeke ve hidrojen yatırımları planlanırken SF6 ve hidrojen sızıntısı da izleme ve raporlamanın düzenli bir parçası olmalı mı? Görüşlerinizi bizimle paylaşın.
Kaynaklar: WMO Sera Gazı Bülteni No. 22, WMO basın bülteni (27 Ekim 2026), Syke, AB F-gaz Tüzüğü şalt takvimi, Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik (Resmî Gazete, 15.10.2024, Sayı 32693), TÜİK Sera Gazı Emisyon İstatistikleri 1990-2024, ETKB Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası (2023).
İlgili haberler
- WMO, sera gazlarında 2025 rekorunu açıkladı
- Türkiye emisyonları %5,3 arttı, enerji payı düşse de yükseliş sürdü
- UNEP raporu: Türkiye, 2025’te mutlak emisyon artışında ABD’den sonra ikinci
- Türkiye’nin emisyonları %4,16 arttı: Küresel artış hızının yaklaşık altı katı
- COP31’de uyduyla metan izleme: Mitsubishi Electric















