COP31 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü, ülkeler ve kuruluşlara enerji, su ve iklim etkileri için gönüllü hedefler sunarken sayısal taahhütleri katılımcılara bırakıyor.
Hızlı bakış
- Taahhüt, enerji ve su verimliliğinden donanımın yaşam döngüsüne uzanan dört çalışma alanı tanımlıyor.
- Ülkeler ile devlet dışı katılımcılar için ayrı eklerde seçilebilir gönüllü taahhütler bulunuyor.
- Kuruluşlara yönelik ekte oranlar, tarihler ve destek tutarları doldurulacak alanlar olarak bırakılıyor.
- İklim amaçlı yapay zeka çözümlerinin net sera gazı etkisini açıklamak, seçilebilir taahhütler arasında yer alıyor.
- Veri merkezi yatırımlarıyla bağlantılı altyapı maliyetlerinin uygun biçimde paylaştırılması öneriliyor.
- Katılımcılar, COP32’den başlayarak 2030’a kadar her COP’ta ortak ilerlemeyi değerlendirmeye davet ediliyor.
COP31 Başkanlığının yayımladığı Antalya Yapay Zeka Taahhüdü metni, yapay zekanın iklim çalışmalarında kullanılmasını ve kendi çevresel etkilerinin yönetilmesini aynı çerçevede ele alıyor. Ülkelerin yanında şirketleri, yatırımcıları, finans kuruluşlarını, araştırma kurumlarını, uluslararası kuruluşları, yerel yönetimleri ve sivil toplumu katılıma çağıran altı sayfalık belge; enerji tedarikinden su kullanımına, şebeke yatırımlarından elektronik atıklara uzanan dört çalışma alanı tanımlıyor. Metin, yeni yükümlülük yaratmadığını açıkça belirtiyor; devlet dışı katılımcıların seçtiği hedeflerin oranları ve tarihleri ise katılım sırasında somutlaştırılacak.
Antalya taahhüdü enerji, su ve donanım için ne öneriyor?
İlk çalışma alanı, yapay zeka altyapısının ve donanımının sürdürülebilir biçimde kurulması ve enerjiyle beslenmesi. Sıfır ve düşük emisyonlu enerji kaynaklarının payının artırılması, verimli soğutma, enerji ve su verimliliği ile veri merkezlerinin elektrik şebekesine uyumlu biçimde bağlanması bu kapsamda yer alıyor.

İkinci alan, yapay zekanın yaşam döngüsü boyunca sorumlu tasarımını, yönetimini ve tedarikini kapsıyor. Donanımın yeniden kullanılması, geri dönüşümü, sorumlu biçimde hizmetten çıkarılması ve elektronik atıkların yönetilmesi öne çıkıyor. Üçüncü alan çevresel etkilerin değerlendirilmesi ve raporlanması; dördüncü alan ise iklim amaçlı yapay zeka çözümleri için finansman, teknik altyapı ve kapasite desteği.
Yeşil Haber’in Antalya Yapay Zeka Taahhüdünün ilk duyurusunu ele alan dosyasında açık kalan konulardan biri, ölçüm yaklaşımının nasıl kurulacağıydı. Yayımlanan metin, uluslararası standartlara dayalı değerlendirmeyi öne çıkarıyor. Yaşam döngüsü yaklaşımını anlatan bölümün dipnotunda ITU-T L.1801 standardının yanında ITU-T L. Sup53 rehberine ve UNESCO ile University College London’ın kaynak verimli üretken yapay zeka çalışmasına da yer veriliyor. Ancak belge, bütün katılımcılar için tek bir zorunlu hesaplama ve doğrulama prosedürü oluşturmuyor.
Sıfır ve düşük emisyonlu enerji, yalnızca yenilenebilir kaynaklar mı?
Belge, enerji tedarikini yalnızca yenilenebilir kaynaklarla sınırlayan bir ifade kullanmıyor. Sıfır ve düşük emisyonlu enerji payının artırılmasını öneriyor; bütün katılımcılar için ortak bir yüzde veya son tarih koymuyor. Bu nedenle metni, veri merkezlerine yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanma zorunluluğu getirilmiş gibi aktarmak doğru olmaz.
Ülkeler ile şirketler aynı taahhütleri mi üstlenecek?
Ek A, ülkeler için seçilebilecek ilave gönüllü taahhütleri sıralıyor. Yapay zeka sağlayıcılarından enerji ve çevresel etki verilerinin açıklanmasını istemek, bilgi ve iletişim teknolojileri için enerji ve sera gazı envanteri hazırlayıp kamuya açıklamak, sürdürülebilirlik ölçütlerini kamu alımlarına taşımak ve beceri geliştirmek bu seçeneklerden bazıları.
Ülkeler ayrıca yapay zeka altyapısının sıfır ve düşük emisyonlu enerjiyle çalışmasını aşamalı olarak şart koşma seçeneğini de benimseyebiliyor. Bu seçeneklerin ulusal politikalara, mevzuata ve kamu alımı çerçevelerine gönüllü biçimde ve ülke koşulları dikkate alınarak dahil edilmesi öngörülüyor. Taahhüdün kendisi, ulusal düzeyde bu kuralların kabul edildiğini veya yürürlüğe girdiğini göstermiyor.
Şirketlerin, yerel yönetimlerin ve diğer devlet dışı katılımcıların kullanacağı Ek B ise hedef ve tarih belirtilebilen bir yapı kuruyor. Yakın zamanda kullanıma sunulan yapay zeka sistemlerinin hangi oranının çevresel etkisinin açıklanacağı, altyapının ne kadarının sıfır ve düşük emisyonlu enerjiyle çalışacağı ve kaç kişiye eğitim verileceği gibi alanlarda doldurulacak yerler bulunuyor. Tedarikçilerden çevresel veri istenmesi, kaynak verimli model tasarımı ve bileşenlerin geri dönüştürülebilirliği de seçenekler arasında.
Metindeki X işaretleri açıklanmış hedefler değil
Ek B’deki yüzdeler, tarihler, destek tutarları ve yararlanıcı sayıları X işaretleriyle bırakılmış durumda. Bunlar belgenin bütün katılımcılara uyguladığı ortak hedefler değil; seçilen taahhüdün kapsamını belirlemek için doldurulacak alanlar. Katılımcılar, ek listedeki hedeflerden birini veya birkaçını seçebiliyor.

Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre girişimin etkisini izlemek için imzacı sayısının yanında seçilen maddeler, kapsanan faaliyetler, hedef tarihleri ve gerçekleşen sonuçlar birlikte görülmeli. Aynı metne katılmak, aynı kapsamda çevresel sorumluluk üstlenmek anlamına gelmeyebilir.
Yapay zekanın iklim katkısı kendi ayak iziyle birlikte ölçülecek mi?
Ek B’nin D3 maddesi, iklim amacıyla kullanılan yapay zeka çözümlerinin net sera gazı etkisinin değerlendirilmesini ve kamuya açıklanmasını seçilebilir bir taahhüt olarak sunuyor. Katılımcı, bu değerlendirmeyi çözümlerinin hangi oranı için ve hangi tarihe kadar yapacağını belirtiyor. Hesapta çözümün kendi sera gazı ayak izinin yanında emisyonları azaltma veya önlemeye katkısının da dikkate alınması isteniyor.

Bu yaklaşım, yalnızca yapay zeka uygulamasının sağladığı tasarrufun açıklanmasının ötesine geçiyor. Örneğin bir uygulamanın enerji sisteminde sağladığı iyileşme değerlendirilirken uygulamanın çalışması için gereken altyapının etkisi de hesabın kapsamına girebilecek. Ancak bu madde bütün imzacılar için otomatik bir raporlama yükümlülüğü değil; Ek B’de seçilebilecek hedeflerden biri.
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre karşılaştırmanın güvenilirliği, başlangıç senaryosunun, hesaplama sınırlarının ve veri kaynaklarının açıklanmasına bağlı olacak. Taahhüt metni bu hesapların bütün ayrıntılarını belirlemiyor ve yapay zekanın her kullanımda net emisyon azaltımı sağlayacağını garanti etmiyor.
Veri merkezlerinin şebeke yatırımını kim ödeyecek?
Metnin enerji altyapısını ele alan ilk maddesi, veri merkezi geliştirmeleriyle bağlantılı altyapı maliyetlerinin uygun biçimde paylaştırılmasını gündeme getiriyor. Elektrik iletim sisteminin güçlendirilmesi de açıkça bu kapsama dahil ediliyor.
Bu ifade, büyüyen veri merkezi talebinin mevcut elektrik sisteminde gerektirdiği yatırımların maliyetine dikkat çekiyor. Bununla birlikte belge, bütün bağlantı ve şebeke güçlendirme maliyetlerinin veri merkezi şirketleri tarafından karşılanacağını söylemiyor. Maliyetin hangi aktörler arasında, hangi yöntemle bölüşüleceğine ilişkin ortak bir kural tanımlanmıyor.

Türkiye açısından bu başlık, veri merkezi kapasitesini büyütme hedefinin enerji ve su boyutuyla kesişiyor. Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre bir yatırımın çevresel performansını izlemek için tesis içindeki verimlilik kadar elektrik sisteminde doğurduğu üretim, bağlantı ve şebeke ihtiyaçlarının da görünür olması gerekiyor.
Finansman ve ilerlemenin izlenmesi nasıl düzenleniyor?
Taahhüt, özellikle gelişmekte olan ülkelerin, en az gelişmiş ülkelerin ve küçük ada devletlerinin hesaplama kapasitesi, veri, eğitim ve finansmana erişimini desteklemeyi amaçlıyor. İklim çözümleri arasında yenilenebilir enerji, enerji sistemi optimizasyonu, sürdürülebilir ulaşım, sanayinin karbonsuzlaşması, emisyonların izlenmesi, tarım, su ve gıda güvenliği, afet risklerinin azaltılması ve erken uyarı uygulamaları sayılıyor.
Ek B, mali veya ayni desteğin dolar karşılığını, yararlanacak ülke veya paydaş sayısını ve hedef tarihini belirtebilecek alanlar içeriyor. Ancak metinde ortak bir finansman toplamı veya kurulmuş bir fon büyüklüğü açıklanmıyor.
İlerlemenin izlenmesi için ITU tarafından bir araya getirilen Green Digital Action girişimi, UNFCCC Teknoloji Mekanizması ve ilgili kuruluşlarla iş birliği çağrısı yapılıyor. Katılımcılar, COP32’den başlayarak 2030’a kadar her COP’ta ortak ilerlemeyi değerlendirmeye davet ediliyor. Yapay zeka zirveleri ve AI for Good Global Summits gibi platformların da uygulama ve değerlendirme sürecini desteklemesi öngörülüyor.
Bu takvim, deneyim paylaşımı ve yöntem geliştirilmesi için takip noktaları sunuyor. Ancak bağımsız denetim, zorunlu yıllık bildirim veya yaptırım mekanizmasıyla eşdeğer değil.
Antalya taahhüdü AB veri merkezi düzenlemesinden ayrı bir süreç
Yeşil Haber’in AB veri merkezlerinde enerji ve su etiketi hazırlığını ele alan yazısında incelenen süreç, Birlik içindeki tesislere yönelik düzenleyici çerçeveyle ilgiliydi. Antalya metni ise farklı ülkelerden kamu ve özel sektör katılımcılarını gönüllü bir çerçevede buluşturmayı amaçlıyor. İki sürecin ölçüm ve şeffaflık gündemi kesişse de katılım koşulları ve hukuki niteliği aynı değil.
Bu metin neyi göstermiyor?
Taahhüt metninin yayımlanması, ülkelerin ve şirketlerin belirli hedefleri üstlendiğini, yeni yükümlülüklerin yürürlüğe girdiğini veya çevresel kazanımların gerçekleştiğini göstermiyor. Belgede ortak bir asgari performans eşiği, sabit finansman tutarı ve uyumsuzluğa uygulanacak yaptırım bulunmuyor. Eklerdeki seçeneklerin hangi katılımcılar tarafından hangi rakam ve tarihlerle üstlenileceği, uygulamanın izlenmesinde belirleyici olacak.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Yapay zeka şirketlerinin iklim taahhütlerini değerlendirmek için enerji ve su tüketimi, net emisyon etkisi ve şebeke maliyetlerinden hangilerinin kamuya açıklanması zorunlu olmalı?
Kaynaklar
COP31 Başkanlığı, Antalya Artificial Intelligence Pledge, ana metin ve Ek A–B, erişim 29 Ekim 2026.
COP31 Başkanlığı, Green Industrialization eylem gündemi ve taahhüt belgeleri, erişim 29 Ekim 2026.
İlgili haberler
- COP31 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü: Enerji şeffaflığı ve veri merkezlerinin çevresel etkisi
- AB veri merkezleri için enerji ve su etiketi hazırlıyor: İlk etiketler 2027’de
- 1 GW yapay zeka hedefi Türkiye’nin veri merkezlerinde enerji ve su sınavı
- Yapay zekanın büyümesinde su hesabı: Veri merkezinden havzaya
- Akıllı şebekeden yapay zeka ile şebeke zekasına geçiş






















