lisanssız yenilenebilir elektrik üretimi

Bilindiği gibi 9 Mayıs 20021 tarihinde “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yayınlandı. Bu yönetmelik ile hayatımıza 5.1.h Maddesi girdi.

Burada yapılan eklemeye bir bakalım: “5’inci maddenin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında kurulacak üretim tesislerine ait dağıtım tesisi ve/veya iletim tesisi yatırımları için Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde yer alan hüküm çerçevesinde işlem tesis edilir.”

5.1.h Maddesi burada 2 başka maddeyi doğrudan etkilemektedir. Biri 7’inci maddenin 17’ncı fıkrası; “5’inci maddenin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında kurulacak üretim tesislerine ait dağıtım tesisi ve/veya iletim tesisi yatırımları için Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde yer alan hüküm çerçevesinde işlem tesis edilir.”

Diğeri de 30’uncu maddenin 1’inci fıkrası; “(1) Tüketim tesislerinin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere, ilgili tüketim tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünü geçmeyecek şekilde; 5’inci maddenin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurulabilir. Bu madde kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından, 5’inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında da yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurulabilir.”

Sistem Kullanım Bedeli ne olacak?

Buraya kadar hepimiz yayınlanan yönetmelikle ilgili bilgi sahibi olduk. Ancak herkesin kafasında soru işaretleri biraz daha çoğaldı. Çünkü Sistem Kullanım Bedeli’nin ne kadar olacağı önemli bir husus.  Büyük olasılıkla bu bedel tek taraflı alınacak. Burada benim beklentim 30’uncu maddenin 1’inci fıkrasında yapılan işlemlerde Veriş yönünden sistem kullanım bedelinin alınacağı şeklinde. Sebebine gelince Veriş yönündeki Sistem Kullanım Bedeli bildiğimiz gibi bütün abonelik grupları için aynı. Yani kilovat saat (kWh) başına 22,7527 kuruş civarında.

Veriş yönünde olunca aylık mahsuplaşma sonrası şebekeye satılan tüketim fazlası elektrik için de Sistem Kullanım Bedeli alınmış olunur. Çekiş yönünde alınsa aylık mahsuplaşma sonrası şebekeye satılan tüketim fazlası elektrik için Sistem Kullanım Bedeli alınmaz. Ayrıca Çekiş yönündeki Sistem Kullanım Bedeli biraz düşük, örnek olarak Ticarethane OG Çift Terimli’de kilovat saat başına 18,2404 kuruş ve Sanayi OG Çift Terimli’de bu değer 11,7040 kuruş seviyesinde.

Antalya bölgesinde bir işletmede yaptığımız fizibilite çalışmasında masraflar ve diğer giderler dahil yüzde 90 öz tüketim olan bir tesiste Veriş yönünde yapıldığı zaman geri dönüş 8 yıl ve Çekiş yönünde 7,28 yıl oluyor. Ayrıca yüzde 40 öz tüketimi olan yani yarısından çoğunu sisteme satan bir tesiste Veriş yönünde yapıldığı zaman geri dönüş 8,25 yıl ve Çekiş yönünde 6,13 yıl oluyor.

Neden fizibilitesi yüksek çıkıyor?

Neden fizibilite yüksek çıktı? diye sorabilirsiniz. Büyük işletmelerin fizibilitesi EPDK’nın yayınladığı listeden yapılırsa hatalı olabilir. Çünkü bu tür tesisler elektriği yüzde 10’dan daha düşük maliyetle alıyor.

Gelelim 7’nci maddenin 17’nci fıkrasındaki işlemlere. Burada bilindiği gibi tesisinizin içindeki kendi trafonuza bağlanıyorsunuz. Buna benzer olan çatı uygulamalarında 5.1.C’den Veriş yönünde kullanım bedeli ödenmiyor ve Çekiş yönünde yüzde 50 indirimli.

7.17’de nasıl bir Sistem Kullanım Bedeli formülü çıkacak? Bana göre burada eski 5.1.C formülü kalabilir. Enerji Bakanlığı üretim ve tüketim noktasının aynı yerde olmasını tercih ettiği için işletmeler bonus olarak Sistem Kullanım Bedelinde bu uygulamaya devam edebilir. 30’uncu maddenin 1’inci fıkrasında biraz zor.

TEİAŞ özelleştirmesindeki tehlike!

Öte yandan gündeme gelen TEİAŞ’ın özelleştirilmesi şayet gerçekleşirse gelecekte daha büyük bir tehlike görüyorum. Çoğumuz belki fark etmemiştir ama özellikle büyük işletme statüsünde olup yüksek enerji tüketimi olan otellerin bölgelerindeki Görevli Tedarik Şirketi (GTŞ) ile yaptıkları sözleşme gücü yaz ve kış mevsimine göre büyük fark göstermektedir. Çünkü bu oteller yaz aylarında yüzde 100 doluluk oranıyla çalıştıkları halde kış aylarında hemen hemen kapalıdırlar.

Bu nedenle yaz aylarında sözleşme güçleri 1.500 kW iken bu rakam kış aylarında 200 kW’ye kadar düşer. Oteller bunu düşük güç bedeli ödemek için yapar.

Kendi tüketimlerini karşılamak için lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kuran otellerin yeni dönemde yılın 12 ayı boyunca aynı sözleşme gücünde kalmaları gerekiyor.

Gün öncesi tahminlerdeki dengesizlik cezalar getirir

Sözleşme gücü sorununun sanıldığının aksine Kompanzasyon Panosu ile çözülmesi çok mümkün değil. Diyelim ki, TEİAŞ özel sektöre devredildi. Bilindiği gibi gün öncesi enerji piyasası işleyişine göre, elektrik dağıtım şirketi TEİAŞ’a beklenen elektrik tüketimini bildiriyor. Bir otelin kış mevsiminde 1.500 kW sözleşme gücünün olduğunu düşünelim. Özellikle güneydeki turistik otelse bu kış aylarında doluluk oranı çok az olacağı için enerji tüketimi sözleşme gücünün çok gerisinde kalacaktır.

Elektrik dağıtım şirketi elindeki sözleşme gücüne bakarak TEİAŞ’a gün öncesi tüketim tahminini bildiriyor. Bu durumda sözleşme gücü yüksekken tüketim düşük olduğunda TEİAŞ’a bildirilen tahminler de tutmayacaktır. Bu dengesizliğin faturası ise işletmelere yani otellere yüklenecektir. Sonuç olarak Perakende Şirketi son kullanıcıya yaşanan dengesizlik nedeniyle ceza kesebilir.

Bu arada Lisanssız Elektrik Yönetmeliği’ne göre cezayı dağıtım şirketi değil perakende şirketi kesecektir. Çünkü 5.1.h maddesine bağlı 30.1 Maddesine göre yapılan projelerde esas tehlike burada. Yani perakende ile yapılan anlaşmadaki sözleşme gücünde.

Arazi üzerine yapılan lisanslı YEKA GES-3 ihalesinde alım fiyatı kilovat saat başına 18,5 kuruşlara kadar düşerken, çoğu kişi bunu “yatırım kapısı” gibi görüp GES’lerde 5.1.h maddesini kullanarak devlete elektrik satabilmek için sözleşme güçlerini yükseltme yoluna gidecektir. Bu işlem ileride geri tepebilir ve perakende şirketi tarafından uygulanabilecek büyük cezalar ile karşı karşıya kalınabilir.

Yazımı bu sefer bir uyarıyla bitirmek istiyorum. Lisanssız yenilenebilir üretim enerji tesisi kurarken, sadece yönetmeliği bilmenin yeterli olmadığını unutmayın!

Önceki İçerikGüneş ve rüzgar enerjisi süratle gelişiyor
Sonraki İçerikCengiz Holding, Kaleköy HES’i hibrit santrale çevirdi
Hasan Yiğit
Aslen Burdurlu, 1964 Antalya doğumlu. 1968’de ailesiyle Almanya’ya gitti. Üniversite eğitimini orada tamamladı. Fachhochschule Aachen’da Makine Mühendisliği eğitimi aldı. Üniversiteden mezun olduktan sonra teknik yazılımcı olarak iş hayatına atıldı. 1968 – 2001 yılları arası Almanya’nın Köln şehrinde yaşadı. 2001 yılında Antalya’ya geri dönüş yaptı ve 2007 yılında Avusturyalı bir proje şirketinin Antalya ofisinde göreve başlayarak yenilenebilir enerji sektörüne adım attı. Önce rüzgar enerjisi alanında çalıştı, ardından da güneş enerjisine yöneldi ve Energy Workshop ve Energy Baba markaları altında ağırlıklı güneş enerjisi sektöründe danışman olarak çalışmaya devam ediyor. 2013 yılından bu yana ağırlıklı yenilenebilir enerjiyle ilgili yazılar yazıyor.

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz