Uluslararası Enerji Ajansı’na (IRENA) göre, küresel enerj sisteminin yenilenebilir enerji ve verimlilik sayesinde karbondan arındırılması ekonomik kazanımlar yaratabilir. IRENA tarafından yayınlanan yeni bulgulara göre, küresel enerji ile ilgili karbondioksit (CO2) emisyonları 2050 yılına kadar yüzde 70 oranında azaltılabilir. IRENA Direktörü Adnan Z. Amin, G20 ülkelerinde yenilenebilir enerji tüketiminin ve enerji verimliliğinin artırılmasının emisyon azaltımını gerçekleştirebileceğini söylüyor. Amin’e göre, küresel emisyon azaltım hedeflerine ulaşmak için küresel ısınma artışını en fazla 2 derecede tutmak gerekiyor.
Amin, “Sera gazı emisyonlarının neredeyse üçte ikisini oluşturduğu için, küresel enerji sisteminin karbondan arındırılması üzerine odaklanılması gerekiyor. Enerji dönüşümü için ekonomik durum hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Bugün dünya genelinde yeni yenilenebilir enerji santralleri yapılıyor. Bu santraller fosil yakıtlı santrallere göre daha düşük maliyetli. 2050 yılına kadar karbonsuzlaşma sürdürülebilir ekonomik büyümeyi destekleyebilir ve böylece yenilenebilir enerjide yeni iş alanları yaratılabilir” diyor. Amin, global enerji sisteminin fosil yakıtlardan yeşil kaynaklara dönüşümü için küresel ekonomik durumun uygun olduğunu savunuyor. Ancak hızlı hareket edilmesi gerektiğini aksi taktirde karbon azaltma maliyetinin artacağı konusunda uyarıyor.

“2050’YE KADAR 29 TRİLYON DOLAR YATIRIM İHTİYACI VAR”
IRENA’nın makro ekonomik analizine göre, enerji sektörünün karbondan arınması için gereken yatırım ihtiyacı 2050 yılına kadar 29 trilyon dolar. Bu küresel GDP içinde yüzde 0.4 gibi küçük bir paya karşılık geliyor. Dahası IRENA’nın analizi gösteriyor ki, bu tip yatırımlar diğer büyüme politikalarıyla birlikte desteklenirse 2050 yılına kadar küresel ekonomik büyümeyi yüzde 0.8 artırabilir. Fosil yakıt endüstrisinde meydana gelen iş kayıpları yenilenebilir enerji sektöründe ve enerji verimliliğinde yaratılacak yeni işlerle telafi edilebilir. Azalan hava kirliği ise çevre ve insan sağlığına katkıda bulunur.
2015 yılında enerji kaynaklı olarak 32 gigaton karbondioksit doğaya yayıldı. Analiz, küresel ısınmanın 2 derecenin üzerine çıkmaması için emisyonların 2050 yılına kadar 9.5 gigatona düşmesi gerektiğini hesaplıyor. Küresel ölçekte doğaya salınan emisyonun yüzde 90 azalması yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması ve enerji verimliliğinin artmasıyla gerçekleşebilir.

YENİLENEBİLİRİN PAYI YÜZDE 80’E ÇIKMALI
Yenilenebilir enerji şu anda küresel enerji üretiminin yüzde 24’ü ve birinci enerji arzının yüzde 16’sına denk düşüyor. Karbon azaltım hedefine ulaşmak için 2050 yılına kadar yenilenebilirin enerji üretimi içindeki payı yüzde 80’e ve birinci enerji arzı içindeki payının ise yüzde 65’e çıkarılması gerekiyor.
IRENA’nın raporu aynı zamanda, enerji sektörünün dönüşüm ihtiyacının nasıl olacağını da tanımlıyor. Buna göre, 2050 yılına kadar enerji üretimi içinde yenilenebilir enerji en büyük payı almalı fakat ayrıca binalar, sanayi ve ulaştırma sektörleri güneş enerjisi ve biyoyakıt gibi kaynakları daha fazla kullanmalı.
Elektrikli araçlar 2050’de yaygınlaşmalı. Sıvı biyoyakıt üretimi on kat büyümeli. Binalar yüksek verimli hale gelmeli. Isı pompalarının devreye sokulması hızlandırılmalı ve toplam 2 milyar yapı yenilenmeli.

Önceki İçerikAksa santral satışlarıyla sermayesini güçlendirecek
Sonraki İçerik2023’e kadar atıksuya 37 milyar TL yatırım yapılacak

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz