SİBEL AKBAY
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği’nin (SÜT-D), karbon ayak izini düşüren kuruluşları ödüllendirdiği IV. İstanbul Karbon Zirvesi’nde bir araya geldik. Yeşil Haber’e açıklama yapan Can, Türkiye’nin devlet politikası olarak yenilenebilir enerjiye verdiği önemin devam edeceğini,  Enerji Bakanlığı’nın açtığı YEKA yarışmalarının da sürdürülebilir enerjiye önemli bir ivme kazandıracağını belirtiyor. Can, baz yük olarak tanımlanabilecek fosil kökenli yakıtlara olan ya da nükleer santral yatırımlarının, enerjiye ayrılan bütçe içerisinde, yenilenebilirin payını azaltıcı bir etkiye sahip olmasının beklenmediğini belirtiyor. Can’a göre ayrıca maliyetlerin düşmesiyle güneş enerjisi yatırımları da artarken, güneşte 2023 yılına kadar 8,000-10,000 MW’ye kadar kurulu kapasiteye ulaşılması öngörülüyor. Can, Yeşil Haber’in sorularını şöyle yanıtladı:

Sizce devlet politikası olarak konvansiyonel enerji yatırımlarına ağırlık verilmesiyle yenilenebilir enerjiye verilen önem azalır mı?
Yenilenebilir enerjinin, enerji miksi içerisindeki payının giderek artması öngörülüyor. Yerli ve yenilenebilir enerjiyle ilgili bakanlığımızın hedefleri çok net. Yenilenebilir enerjinin payını şebeke kısıtlamaları, diğer kullanabilirlik modelleri ve arz-talep dengesi içerisinde mümkün olan en yüksek yere çekmeye çalışıyoruz. 2016’da gerçekleşen yatırımların yarısı yenilenebilir enerji üzerineydi.  Hem Türkiye’de hem dünyada yenilenebilirin kurulu güçteki payı giderek artıyor. Ayrıca baz yük olarak tanımlanabilecek fosil kökenli yakıtlar ya da nükleer santral yatırımlarının Türkiye’de enerji miksine herhangi bir olumsuz etkisi olması beklenmiyor. Enerjiye ayrılan bütçe içerisinde azaltıcı payları yok. Türkiye için yenilenebilir enerjinin önemi daha güçlü bir biçimde ve artarak devam edecek. Kısa bir süre önce güneşte 1,000 MW ile tüm dünyanın imrendiği bir yarışma yaptık. Rüzgar enerjisi için de aynı şekilde 1,000 MW’lık bir yatırım yaptık. Bunlar mevcut gelişimlerin üstüne, yenilenebilirin payını arttırmak için yapılan ilave yatırımlardır.

Güneş enerjisi yatırımlarında maliyetlerin düşmesiyle önümüzdeki yıllarda Türkiye’de buraya yapılan yatırımların artmasını bekliyor musunuz?

Evet, bekliyoruz. Bu noktada hem lisanslı hem lisansız, ama lisansızlarda özellikle çatı uygulamaları ve öz tüketim şartı olmak kaydıyla, yatırımların giderek ivme kazanacağını ve daha da artacağını düşünüyoruz. Güneşte Türkiye’de 2016 başında 290 MW olan kurulu gücümüzü 2016 sonunda 860 MW ile kapattık. Bugün Nisan ayı itibariyle 1,000 MW eşiğini geçmiş bulunuyoruz. 2023 yılı itibariyle de 5,000 MW güneş kurulumunun gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Bunun mevcut politikalarla desteklenmeye devam ettiğinde 8,000-10,000 MW’a kadar ulaşabileceğini öngörüyoruz.

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) modeliyle beraber sürdürülebilir enerjide çok büyük gelişmeler bekliyor musunuz?

Türkiye yenilenebilir enerji yatırımlarını yapıyor ancak teknoloji transferi ve yerli üretim yapılmadığı için, en üst seviyede ve en verimli teknolojilerin girişi konusunda istenilen düzeyde bir gelişim göremedik. Bunu sağlamak için çok uluslu oyuncuların Türkiye’deki sanayicilerle birlikte hareket edebileceği bir yarışma modeli oluşturduk. Bakanlığımızın oluşturduğu bu YEKA modeli içerisinde kaynak, teknoloji ve üretimin, hepsinin yerli ve yenilenebilir olabileceği bir planlama yaptık. Bu açıdan YEKA yarışmalarının yenilenebilir enerjiye çok önemli bir ivme kazandıracağını düşünüyor ve arzu ediyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok sayıda YEKA yarışması olmasını planlıyor ve katılımın artacağını öngörüyoruz.

Önceki İçerikYenilenebilir Enerji Çalıştayı (13-14 Mayıs)
Sonraki İçerik19 trilyon dolarlık yeni ekonomi

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz