Yenilenebilir enerjinin çevreye, doğaya yararları dışında ekonomiye de büyük katkısı bulunuyor. Son yıllarda toplam enerji üretimi içindeki payı artan yenilenebilir enerji kendi ekonomisini da yaratmaya başladı. Teknolojiden istihdama, ar-ge’den üretime çok hızlı bir büyüme sözkonusu.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre, yenilenebilir enerjinin dünyadaki pazar büyüklüğü 1.4 trilyon dolara ulaştı. 2015 yılına göre yüzde 7’lik bir artışı ifade ediyor. 2016 yılında küresel ekonominin yüzde 3.1 büyüdüğü gözönüne alınırsa yenilenebilir enerji piyasasının daha hızlı büyüdüğü ortaya çıkıyor. Yenilenebilir enerji piyasasındaki büyüme beraberinde istihdam da yaratıyor. Örneğin sadece ABD’de 2016 yılında 3.3 milyon yeni istihdam yaratıldı. Bu, inşaat sektöründe aynı dönemde yaratılan istihdamın iki katı ve perakende sektöründeki istihdama ise eşit.

BÜYÜMEYİ TETİKLEYEN KAYNAKLAR
Yenilenebilir enerji pazarı son 6 yılda 257.7 milyar dolar büyüme gösterdi. Oransal olarak ise yüzde 24’lük bir artış demek. Gelişmiş enerji ekonomisi içinde elektrik üretimi, verimlilik ve ulaştırma kavramları değerlendiriliyor. İlk sırada yeralan enerji üretimi 455.6 milyar dolar ciroyla 2015 yılı boyunca en fazla büyümeyi gösterdi. Ulaştırma 2016 yılında yüzde 8 büyüyerek 447 milyar dolara ulaşan ikinci büyük kaynak oldu. Bina verimliliği ise 2016 yüzde 15 büyümeyle 271.6 milyar dolara ulaştı.

GELİŞMİŞ ENERJİ NEDİR?
IRENA raporunda gelişmiş enerji, “bugünün ve yarının enerji ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut en iyi teknolojileri oluşturan çok çeşitli teknolojiler, ürünler ve hizmetler” olarak tanımlanıyor. Buna, elektriğin iletimi, dağıtımı ve depolanması gibi şeyler dahil. Benzin veya dizel dışında yakıtla çalışan araçlar, etanol ve biyodizel dahil yakıt üretimi, gelişmiş sanayi prosesleri (kombine ısı ve güç gibi), yakıt dağıtımı ve yenilenebilir enerjiler yoluyla elektrik üretimi de gelişmiş enerji ekonomisi içinde değerlendiriliyor.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), 2050 yılında yenilenebilir enerjilerin dünya ekonomisine yaklaşık 19 trilyon dolar ekleyeceğini ve yaklaşık 6 milyon iş yaratacağını tahmin ediyor.
IRENA’ya göre, yenilenebilir enerjinin kullanımındaki artışa ve geliştirilmiş enerji verimliliğine sahip olması, küresel sıcaklık artışını 2C’yi aşmamak için gereken emisyon azaltmalarını sağlayacak. Paris İklim Değişikliği Anlaşmasının amacı, küresel sıcaklık artışını 2C’nin çok altında ve mümkünse 1.5C’nin altında tutmak.
Yenilenebilir enerji günümüzde küresel enerji üretiminin yüzde 24’ünü ve birincil enerji arzının yüzde 16’sını oluşturuyor. Sıfır karbon emisyonuna ulaşmak için 2050 yılına kadar yenilenebilir enerjilerin enerji üretiminin yüzde 80’ini ve toplam birincil enerji arzının yüzde 65’ini oluşturması gerekiyor.

Önceki İçerik“Güneşte düşen maliyet 10 bin MW’ye ulaşmamızı sağlayacak”
Sonraki İçerikTürkiye’nin ilk yüzde 100 yerli akıllı otobüsü 

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz