Ember’den Ufuk Alparslan, çatı tipi güneş enerjisi santrallerinin yaygınlaşmasının tüketicilerin kendi elektriğini üretmesine ve elektrik sübvansiyonunun azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Ember’in Türkiye ve Kafkasya Bölge Lideri Ufuk Alparslan, 1 Ekim 2026’da Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamalarda, çatıdaki güneş enerjisi santrallerinin (GES) elektrik maliyetleri ve kamu bütçesi açısından sağlayabileceği katkıya dikkat çekti.
Elektrik desteğinde konutların payı öne çıkıyor
Alparslan’ın aktardığı hesaplamaya göre 2026 için elektrik sübvansiyonu yaklaşık 200 milyar TL. Sanayi ve ticarethanelerin büyük bölümünün destekli tarifenin dışında kalmasıyla desteğin önemli kısmı konut tüketicilerine yöneliyor. Sübvansiyon, elektrik maliyetinin bir bölümünün devlet tarafından karşılanması anlamına geliyor; güneş paneli kurulumuna verilen bir teşviki ifade etmiyor.
Çatı GES için izin ve bağlantı süreçleri belirleyici
Alparslan, çatı GES’lerin yaygınlaşması için uzun izin süreçlerinin, belediyeler arasındaki uygulama farklılıklarının ve şebeke kapasitesiyle ilgili sorunların ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle konutların kendi elektriğini üretmesinde ilerleme sağlanabileceğine işaret etti.
Potansiyel, gerçekleşmiş üretim anlamına gelmiyor
Ember’in 2023 yılında yayımladığı araştırmaya göre Türkiye’nin çatılarında en az 120 gigavat (GW) güneş enerjisi kurulum potansiyeli bulunuyor. Bu kapasitenin yıllık elektrik üretim potansiyeli, Türkiye’nin 2022 yılındaki toplam elektrik tüketiminin yüzde 45’ine karşılık geliyor.
Bu oran mevcut çatı GES üretimini veya bugünkü elektrik tüketimi içindeki payını göstermiyor. Çatıların uygunluğu, yatırım maliyeti ve şebekeye bağlantı olanakları uygulamada belirleyici olacak. Her hanenin sağlayacağı tasarruf ise kendi elektrik tüketimine ve güneş panellerinde üretilen elektriğin ne kadarını evde kullandığına bağlı olacak.

Yeşil Haber değerlendirmesi: Çatı potansiyelini yatırıma dönüştürmek için ne gerekiyor?
2023 tarihli çatı araştırmasının ardından yayımlanan Ember Türkiye Elektrik Görünümü 2025 raporu, Türkiye’de güneşten elektrik üretiminin 2024 yılında yüzde 39 arttığını ortaya koydu. Bu artış tüm güneş santrallerini kapsıyor; çatı GES’lerin ayrı büyüme oranını veya 120 GW’lık potansiyelin ne kadarının kullanıldığını göstermiyor. Bununla birlikte, güneş yatırımlarındaki artışın elektrik üretimine yansıdığını gösteren daha yeni bir veri sunuyor.
Konutlarda ise kurulumun önündeki idari adımlar önemini koruyor. Yeşil Haber’in 19 Nisan 2026 tarihli haberinde, GENSED’in başvurusuna verilen Bakanlık yanıtı üzerinden mesken tipi çatı GES projelerindeki uygunluk belgesi konusu ele alındı. Mevcut yapı izin belgelerinin kullanılması yönündeki değerlendirme, Alparslan’ın bugün dikkat çektiği izin süreçleri ve belediyeler arasındaki uygulama farklılıklarının somut bir örneği.
Şebekeye bağlantı da ayrı bir başlık. TEİAŞ’ın 16 Temmuz 2026 tarihli kapasite tablosunu incelediğimiz haberde, lisanssız üretim için bağlantı olanaklarının il ve bağlantı noktası bazında farklılaştığı görülüyor. Bu tablo yalnızca konut çatılarını kapsamıyor; dolayısıyla her evin bağlantı durumunu tek başına açıklamıyor.
Bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, çatı güneşinin yaygınlaşması için teknik potansiyelin yanında izinlerin, finansmanın ve bağlantı olanaklarının da ele alınması gerektiği görülüyor. Haneler açısından yatırım hesabı ise yalnızca panel sayısına değil, tüketim ihtiyacına, gölgelenmeye ve üretilen elektriğin evde kullanımına dayanmalı. Bu kaynaklar, çatı GES’lerin sübvansiyonu kaç milyar TL azaltabileceğine ilişkin yeni bir hesap sunmuyor.
İlgili haberler
- Enerji Bakanlığı’nın yanıtı çatı GES projelerinde uygunluk belgesi yerine mevcut izinleri işaret etti
- Bir evin tüm elektriği için 5 kWp çatı güneş sistemi yeterli mi?
- Çatı GES hayaliniz kabusa dönmesin: Evine güneş paneli kuracakların en sık düştüğü 3 tuzak
- 50 kW sınırı, çatı GES pazarında güç dengesini nasıl değiştiriyor?
View this post on Instagram

















