Süper izin rüzgar proje süreçleri Offshore rüzgar 2030 ilk projeler Depolamalı rüzgar kapasite portföyü

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, depolamalı projelerle birlikte oluşan 32.000 MW seviyesindeki kapasite portföyünü ve 2026’ya dönük yatırım-sanayi takvimini değerlendirdi.

Toplantıda, YEKA ihaleleriyle oluşan öngörülebilir yatırım akışı, “süper izin” adımları, finansman koşullarındaki değişim ve deniz üstü (offshore) rüzgar hedefleri öne çıktı.

Hızlı bakış

Depolamalı rüzgar portföyü: “2026 devreye alma ve somut sonuçlar yılı”

Depolamalı rüzgar santrali ve şebeke dengeleme konsepti
Depolamalı rüzgar yatırımları, 2026 sonrası şebeke esnekliği ve devreye alma takvimi açısından kritik başlıklar arasında.


TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, depolamalı projelerdeki kapasite birikimine ve 2025–2026 kırılımına dikkat çekti.

“Depolamalı tarafta yaklaşık 33.000 MW’lık kapasite tahsisi yapılmış durumda; bunun 18.500 MW’ı depolamalı rüzgar projelerinden oluşuyor. (…) 2025, izin süreçleri ve yatırımlar için bir hazırlık yılıydı; 2026’yı ise rüzgar santrallerini devreye alma, ilk depolamalı tesisleri hayata geçirme ve sanayide somut sonuçlar görme yılı olarak öngörüyoruz.”

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden basın toplantısında değerlendirmelerde bulunuyor
TÜREB, 2026’yı devreye alma, ilk depolamalı tesisler ve sanayide somut sonuçlar yılı olarak konumluyor.

Erden ayrıca Türkiye’de rüzgarda elektriksel kurulu gücün 14.700 MW seviyesine, mekanik kurulu gücün ise 15.000 MW’ın üzerine çıktığını; son bir yılda yaklaşık 2.000 MW’lık kurulumun tamamlandığını belirtti.

2026’nın ilk yarısında en az iki yeni kanat fabrikasının faaliyete geçmesinin beklendiğini de vurguladı.

Depolamalı tarafta kapasite tahsisi ve rüzgar payı

Erden’in değerlendirmesine göre depolamalı tarafta yaklaşık 33.000 MW’lık kapasite tahsisi bulunuyor ve bunun 18.500 MW’lık kısmını depolamalı rüzgar projeleri oluşturuyor.

Bu yapı, hem rüzgar hem güneş tarafında depolama entegrasyonunun hızlandığını ve 2026 sonrasında şebeke esnekliğine katkının artacağını gösteriyor.

YEKA ihaleleri: Öngörülebilir yatırım takvimi

TÜREB’in paylaşımına göre, YEKA ihaleleri rüzgarda “planlı büyüme” yaklaşımının temel taşı olmaya devam ediyor.

Son üç yılda her yıl yaklaşık 1.100–1.200 MW büyüklüğünde YEKA ihaleleri gerçekleştirilmesinin, hem yerli hem yabancı yatırımcı açısından uzun vadeli planlamayı güçlendirdiği ifade edildi.

“Süper izin”: Mükerrer adımların sadeleşmesi ve sahaya hız

İzin süreçlerinde sadeleşme başlığında, “süper izin” yaklaşımının mevzuatı ortadan kaldırmadan mükerrer adımları azaltarak süreçleri daha eşgüdümlü hale getirmeyi hedeflediği aktarıldı.

TÜREB’in değerlendirmesine göre:

  • Türkiye’de 292 işletmede rüzgar santrali bulunuyor.
  • 408 proje hâlen izin süreçlerinde ilerliyor.
  • İzinlerini tamamlamış yaklaşık 1.000 MW’lık portföyün yanı sıra; kapasite artışları, ön lisans süreçleri ve yeni YEKA ihaleleriyle birlikte 25.000 MW’ı aşan bir proje stoğu arkadan geliyor.

Metinde ayrıca, kritik başlıklardan biri olarak imar planı ve yapı ruhsatı yetkisinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na devrine ilişkin düzenlemenin en geç mart ayı sonuna kadar devreye girmesinin beklendiği ifade edildi.

Proje stoğu ve izinli portföy

TÜREB’in verilerine göre, izinlerini tamamlamış yaklaşık 1.000 MW’lık bir rüzgar portföyü mevcut ve bunun arkasından 25.000 MW’ı aşan bir proje stoğu geliyor.

Bu stoğun önemli bir kısmı kapasite artışları, ön lisans süreçleri ve yeni YEKA ihaleleri kapsamında değerlendirilirken, süper izin benzeri adımların hayata geçmesiyle sahaya daha hızlı yansıması bekleniyor.

Depolamalı rüzgar kapasite portföyü Süper izin rüzgar proje süreçleri Offshore rüzgar 2030 ilk projelerFinansman: “Destek güçlü, seçicilik ve öz kaynak ihtiyacı artıyor”

TÜREB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çağrı Güven, rüzgar yatırımlarında finansmanın tarihsel rolünü ve depolamalı projelerle değişen koşulları şöyle özetledi:

“15.000 MW’lık kurulu güce ulaşılmasında bankaların proje finansmanı tecrübesi kritik rol oynadı ve pek çok projede %80’e varan kredi, %20 öz kaynak yapılarıyla finansman sağlandı. Ancak depolamalı projelerin daha yüksek yatırım bütçeleri gerektirmesi (…) finansman tarafında seçiciliği artırıyor. Bazı projelerde yatırımcıdan daha yüksek öz kaynak katkısı talep edilebiliyor.”

Güven, bu noktada YEKA ve destek mekanizmalarının öngörülebilirlik sağladığını; hedeflere ulaşmak için finans kuruluşlarının ilgisinin sürmesinin önemini vurguladı.

Sanayi: “YEKA ve yerli aksam destekleri taşıyıcı mekanizmalar”

TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan, yerli üretim ve tedarik zinciri sürekliliği açısından YEKA ve yerli aksam desteklerinin rolüne dikkat çekti.

“YEKA ve yerli aksam destekleri, Türkiye rüzgar sanayisinin büyümesinde iki temel mekanizma olarak öne çıkıyor. YEKA projelerinde kule, kanat ve jeneratör gibi ana aksamlar için getirilen yerlilik şartları, sanayiye talep sürekliliği sağlıyor ve yerli üretimi güçlendiriyor.”

Güldoğan ayrıca, depolamalı projelerde yerli aksam kullanan yatırımcıların ek desteklerden faydalandığını; yatırım teşvikleri ve koruyucu tedbirlerin yerli rüzgar sanayisine katkı verdiğini belirtti.

Offshore rüzgar: “Hedef 5 GW, ilk projeler 2030’a kadar”

Denizüstü rüzgar türbinleri ve maliyet-fizibilite analizi görseli
Denizüstü rüzgarda ölçüm ve fizibilite çalışmaları, 2030’a kadar ilk projelerin devreye girmesi hedefiyle ilerliyor.

TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman, deniz üstü rüzgar için 2035 perspektifinde 5 GW hedefi bulunduğunu ve teknik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Paylaşıma göre, Dünya Bankası finansmanıyla Marmara Denizi’nde yürütülen ölçüm kampanyasında ilk ölçümler 2025 Mart’ında başladı; 2026 ilkbaharında tamamlanmasıyla birlikte finansmana uygun fizibilite altyapısının güçlenmesi hedefleniyor.

İlk offshore rüzgar projeleri için hedefin 2030’a kadar devreye girecek tesisler olduğu, 5 GW hedefinin ise 2035’e kadar kademeli olarak gerçekleştirilmesinin planlandığı belirtildi.

Rüzgarda 2026’ya rekorla giriş

Rüzgar enerjisinde 2026’ya güçlü bir üretim performansıyla girildi. Paylaşılan verilere göre rüzgardan elektrik üretimi 3 Ocak’ta 259 bin 76 MWh ile günlük bazda rekor kırarken, ocak ayının ilk haftasında üretimde rüzgarın payı %20’nin üzerinde gerçekleşti.

  • Günlük rekor: 3 Ocak’ta 259 bin 76 MWh.
  • Haftalık pay: Ocak ayının ilk haftasında rüzgarın toplam üretimdeki payı %20’nin üzerinde.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2026 yılına da rekorla başladık” mesajıyla rüzgardaki üretim artışına dikkat çekti. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden ise yenilenebilir enerjinin enerji arz güvenliği ve enerji bağımsızlığı açısından stratejik önemini vurguladı; 2026’yı devreye alma, ilk depolamalı tesisler ve sanayide somut sonuçlar yılı olarak konumladı.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz