81 ilde yerel iklim değişikliği eylem planı süreci başladı; kurullar 2026 sonunda kurulacak, ilk planlar 2027 sonunda karara bağlanacak.
Hızlı bakış
- İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları 31 Aralık 2026’ya kadar kurulacak.
- İlk YİDEP’ler 2028–2032 dönemini kapsayacak ve 31 Aralık 2027’ye kadar karara bağlanacak.
- Planlarda iklim riskleri, sera gazı envanteri, azaltım ve uyum eylemleri birlikte ele alınacak.
- Her eylem için sorumlu kurum, uygulama dönemi, tahmini bütçe ve olası finansman kaynağı belirtilecek.
- İlerleme verileri her yıl E-YİDEP sistemine girilecek ve değerlendirme raporları İklim Portalı üzerinden yayımlanacak.

Türkiye’nin bütün illerinde iklim risklerini, sera gazı emisyonlarını, azaltım ve uyum hedeflerini ortak bir yöntemle belirleyecek yeni planlama dönemi başladı. 4 Ağustos 2026 tarihli ve 33330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik, ilk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının 2028–2032 dönemini kapsamasını öngörüyor. Düzenleme yalnızca belediyelerin hazırlayacağı bir çevre belgesi getirmiyor; vali koordinasyonunda il düzeyindeki kurumların katılacağı bir planlama, bütçelendirme, izleme ve raporlama sistemi kuruyor.
Yerel iklim değişikliği eylem planı nedir?
Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı, kısa adıyla YİDEP, bir ilin iklim değişikliğine uyum ve sera gazı emisyonlarını azaltma çalışmalarını aynı çerçevede birleştiren planlama aracı olacak. Planlar il sınırlarının tamamını kapsayacak; yalnızca belediyenin kendi hizmetleri veya tesisleriyle sınırlı kalmayacak.
Yönetmeliğin dayanağını 7552 sayılı İklim Kanunu’nun 7’nci maddesi oluşturuyor. Planların Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi, ulusal katkı beyanı ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekteki diğer planlama araçlarıyla uyumlu hazırlanması gerekiyor.
Her YİDEP’te ilin coğrafi, ekolojik, demografik, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına ilişkin temel veriler bulunacak. İklim özellikleri ile daha önce yaşanan iklim kaynaklı kayıp ve zararlar da planın başlangıç verileri arasında yer alacak.
İklim riski ve sera gazı envanteri birlikte hazırlanacak
Planların iki temel teknik ayağı bulunuyor. İlk ayakta ilin mevcut ve gelecekteki iklim riskleri değerlendirilecek. Aşırı sıcaklık, kuraklık, su kıtlığı, sel, taşkın, orman yangını, kıyı taşkını, tarımsal verim kaybı ve ekosistem bozulması gibi tehlikelerin insanlar, ekonomik sektörler, altyapı, ekosistemler ve kültürel varlıklar üzerindeki etkileri incelenecek.
İkinci ayakta il sera gazı envanteri hazırlanacak. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar ile yutak alanlardaki değişimler karbondioksit eşdeğeri cinsinden hesaplanacak. Enerji, binalar, ulaşım, sanayi, tarım, atık ve arazi kullanımı gibi alanlarda emisyonların hangi faaliyetlerden kaynaklandığı ortaya konacak.

Risk değerlendirmesi uyum hedeflerinin, sera gazı envanteri ise azaltım hedeflerinin temelini oluşturacak. Böylece bir ilde su kaynaklarını, halk sağlığını veya tarımsal üretimi korumaya yönelik çalışmalar ile enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu ulaşım ve atık yönetimi yatırımları aynı plan içinde ele alınabilecek.
81 il için YİDEP takvimi hangi tarihlerden oluşuyor?

Yerel iklim değişikliği eylem planı sürecinde ilk tarih 31 Aralık 2026. Bu tarihe kadar her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak. İlk planlar 2028–2032 dönemini kapsayacak ve en geç 31 Aralık 2027’ye kadar karara bağlanacak. Uygulama başladıktan sonra iklim riski verileri, eylem izleme sonuçları ve iki yıl gecikmeli sera gazı envanteri her yıl 30 Haziran’a kadar sisteme girilecek; yıllık değerlendirme raporları ise 31 Ekim’e kadar kamuoyuna açıklanacak.
Kurulların tamamlanmasının ardından 2027 yılı, veri toplama, sera gazı envanteri, iklim risk değerlendirmesi, hedef belirleme, eylemlerin bütçelendirilmesi ve planın karara bağlanması açısından kritik hazırlık dönemi olacak.
İlk YİDEP’lerin en geç 31 Aralık 2027’ye kadar İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu tarafından karara bağlanması gerekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gerekli görürse bu süreyi bir yıla kadar uzatabilecek.
Daha önce il ölçeğinde iklim eylem planı hazırlanmış olması, ilgili ili yeni süreçten muaf tutmuyor. Mevcut planların yeni yönetmeliğin içerik, yönetişim, izleme ve raporlama hükümlerine uygun hale getirilmesi ve belirlenen süre içinde YİDEP olarak hazırlanması gerekiyor.
Türkiye’de daha önce açıklanan 81 il için iklim eylem planı hedefleri farklı bir takvime dayanıyordu. Yeni yönetmelikle ilk ortak YİDEP dönemi 2028–2032 olarak belirlendi; planların 31 Aralık 2027’ye kadar karara bağlanması ve mevcut il ölçekli planların yeni kurallara uyarlanması öngörüldü.
Taslak plan hangi tarihte kurula sunulacak?
Sonraki planlama dönemlerinde taslak YİDEP’in uygulama döneminden önceki yılın 1 Ekim tarihine kadar İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kuruluna sunulması gerekiyor. Kurul, taslağı sunulmasından itibaren bir ay içinde karara bağlayacak. Gerekli revizyonların yapılabilmesi için bu süre aynı yılın 31 Aralık tarihine kadar uzatılabilecek.
Karara bağlanan plan E-YİDEP sistemine girilecek ve kamuoyuyla paylaşılmak üzere İklim Portal’a yüklenecek. YİDEP’ler beş yılda bir güncellenecek; yeni plan hazırlanırken önceki dönemin uygulama sonuçları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri dikkate alınacak.
Planı belediye mi yoksa valilik mi hazırlayacak?
YİDEP sürecinin koordinasyonu valiye veriliyor. Büyükşehirlerde il sınırlarının tamamını kapsayan planı büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde hazırlayacak veya hazırlatacak. Büyükşehir olmayan illerde ise il belediyesi ile il özel idaresi planı birlikte hazırlayacak.

Bu yapı, planın yalnızca belediyenin çevre biriminde hazırlanan bir belge olarak kalmamasını amaçlıyor. Enerji, ulaşım, sanayi, tarım, su yönetimi, sağlık, eğitim, afet yönetimi, şehircilik ve sosyal politikalarla ilgili kurumların veri ve eylemlerinin aynı il planında bir araya getirilmesi gerekecek.
İl iklim değişikliği koordinasyon kurulunda kimler bulunacak?
İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kuruluna vali başkanlık edecek. Kurulda ilgili bakanlıkların il veya bölge teşkilatları ile AFAD, DSİ, İller Bankası, kalkınma ajansları, Karayolları Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve TÜİK’in ilgili temsilcileri yer alacak.
Büyükşehirlerde büyükşehir ve ilçe belediye başkanları; diğer illerde il ve ilçe belediye başkanları ile il özel idaresi genel sekreteri kurula katılacak. Ticaret ve sanayi odalarının başkanları da kurulun üyeleri arasında bulunacak. Meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler, valinin konuya göre davet edeceği karar alma yetkisine sahip temsilciler aracılığıyla sürece katılabilecek.
Vali gerekli gördüğünde diğer kamu kurumlarını, özel sektör temsilcilerini ve uzmanları toplantılara davet edebilecek; ancak bu katılımcıların oy hakkı olmayacak. Kurul bünyesinde kamu, akademi, meslek kuruluşları, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı çalışma grupları da oluşturulabilecek.
Kararlar üçte iki çoğunlukla alınacak
İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu, üye tam sayısının en az üçte ikisiyle toplanacak. Kararlar açık oylamayla ve yine üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğuyla alınacak. Olumsuz oy kullanan üyeler ile muhalefet şerhleri karar tutanağına yazılacak.
Kurul yalnızca planı onaylayan bir yapı olmayacak. Eylemlerin gerçekleşme durumunu izlemek ve değerlendirmek için yılda en az bir kez toplanacak; uygulamadaki sorunlar için önlem alınmasını sağlayacak veya ilgili kurumları yönlendirecek.
Her iklim eylemi bütçe ve finansman kaynağı içerecek
Yeni dönemin önceki yerel iklim belgelerinden ayrılan önemli yönlerinden biri, eylemlerin uygulama ayrıntılarının plan içinde gösterilecek olması. Her eylem için sorumlu kurum veya kuruluş, uygulama dönemi, izleme göstergesi, tahmini bütçe ve olası finansman kaynağı belirlenecek.
Bu yaklaşım; belediye binalarında enerji verimliliği, çatı GES yatırımları, elektrikli veya düşük emisyonlu belediye araçları, toplu taşıma altyapısı, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, atık yönetimi, yeşil alanlar ve iklim dirençli altyapı gibi başlıkların ölçülebilir projelere dönüştürülmesini hedefliyor.
Yönetmelik belediyeler için doğrudan yeni bir iklim fonu kurmuyor. Ancak bütçesi, takvimi, sorumlusu ve beklenen etkisi tanımlanmış projeler; İller Bankası, ulusal destek programları, uluslararası finans kuruluşları, iklim fonları ve hibe mekanizmalarına yapılacak başvurular için daha güçlü bir teknik zemin oluşturabilir.

Finansman kaynağının planda gösterilmesi, eylemin finansmanının kesinleştiği anlamına gelmiyor. Belediyelerin ve sorumlu kurumların projelendirme, bütçeleme ve kaynak geliştirme çalışmalarını ayrıca yürütmesi gerekecek. Buna karşın her eylem için tahmini bütçe ve olası finansman kaynağı yazılması, iklim hedeflerinin soyut taahhütler yerine yatırım öncelikleriyle ilişkilendirilmesini zorunlu kılıyor.
Uygulamalar nasıl izlenecek ve kamuoyuna açıklanacak?
YİDEP’ler karara bağlandıktan sonra uygulamanın yıllık olarak izlenmesi zorunlu olacak. Büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi, diğer illerde il belediyesi; iklim riski, sera gazı envanteri ve eylemlerin gerçekleşme durumuna ilişkin bilgileri E-YİDEP sisteminde toplayacak.
Yıllık izleme takviminde iki ana tarih bulunuyor: İklim riski verileri, eylem izleme sonuçları ve iki yıl gecikmeli sera gazı envanteri her yıl 30 Haziran’a kadar E-YİDEP sistemine girilecek. İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun değerlendirme raporu ise 31 Ekim’e kadar sisteme işlenecek ve İklim Portal üzerinden kamuoyuyla paylaşılacak.
Kurumların planlama, uygulama ve veri sorumluluğu ne olacak?
YİDEP’te sorumlu gösterilen kurum ve kuruluşların, görev ve yetki alanlarındaki eylemleri uygulaması; planlama, yatırım ve uygulama süreçlerinde planı dikkate alması ve izleme için talep edilen verileri paylaşması gerekecek. Ancak bu hüküm, her eylem için bütçenin otomatik olarak tahsis edildiği veya uygulama sonucunun baştan garanti edildiği anlamına gelmiyor.
Kurum ve kuruluşlar, YİDEP’in hazırlanması ve izlenmesi sırasında talep edilen belge, bilgi ve verileri ilgili mevzuat çerçevesinde paylaşacak; gerektiğinde verileri doğrudan E-YİDEP sistemine girecek. Bu hüküm, enerji tüketiminden ulaşıma, su kullanımından atık miktarına kadar farklı kurumlarda tutulan verilerin ortak bir planlama sisteminde birleştirilmesini gerektiriyor.
İklim Değişikliği Başkanlığı ise planların hazırlanması, uygulanması ve izlenmesinde kullanılacak teknik kılavuzu hazırlayıp güncelleyecek. Başkanlık ayrıca İklim Portal ile E-YİDEP sistemini işletecek ve karar vericiler için teknik araçlar geliştirecek.
Yeni düzenleme belediyeler ve kent sakinleri için ne anlama geliyor?
Yönetmelik, 81 ilde iklim çalışmalarını ortak bir asgari içerik, takvim ve raporlama sistemi altında toplamayı amaçlıyor. Böylece illerin hangi iklim risklerine maruz kaldığı, emisyonların hangi sektörlerden kaynaklandığı ve açıklanan eylemlerin ne ölçüde uygulandığı karşılaştırılabilir hale gelebilecek.
Belediyeler açısından en büyük sınav yalnızca planı zamanında hazırlamak olmayacak. Sağlıklı bir sera gazı envanteri için düzenli veri toplama kapasitesi kurulması, iklim risklerinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, farklı kurumların aynı hedefler etrafında çalışması ve projelerin gerçekçi bütçelerle eşleştirilmesi gerekecek.
Kent sakinleri açısından YİDEP’lerin önemi, iklim krizinin günlük yaşam üzerindeki etkilerini yerel yatırımlarla ilişkilendirmesinden kaynaklanıyor. Aşırı sıcaklara karşı halk sağlığı önlemleri, su güvenliği, taşkın kontrolü, yeşil alanların korunması, toplu taşıma, enerji verimli binalar ve afetlere dayanıklı altyapı gibi kararlar il düzeyindeki risk ve emisyon verilerine dayanabilecek.
Planların ve yıllık değerlendirme raporlarının İklim Portal’da yayımlanması, kamuoyunun açıklanan hedeflerle gerçekleşen uygulamalar arasındaki farkı izlemesine imkan verebilir. Ancak bu şeffaflığın etkili olabilmesi için verilerin zamanında, anlaşılır, karşılaştırılabilir ve eksiksiz biçimde paylaşılması belirleyici olacak.
İlk iki yılda hangi soruların yanıtlanması gerekiyor?
2026 sonuna kadar kurulacak koordinasyon kurullarının yalnızca üyelerinin belirlenmesi yeterli olmayacak. Veri sorumlularının, çalışma gruplarının, kurumlar arası paylaşım yöntemlerinin ve plan hazırlama kapasitesinin de netleştirilmesi gerekecek.
2027’de ise her ilin hangi risk ve emisyon hesaplama yöntemini kullanacağı, eksik verilerin nasıl tamamlanacağı, ilçelerin sürece nasıl dahil edileceği, eylemlerin hangi bütçelerle uygulanacağı ve yatırım önceliklerinin nasıl belirleneceği önem kazanacak. Yönetmelikteki teknik hükümler, İklim Değişikliği Başkanlığının yayımlayacağı ve güncelleyeceği teknik kılavuzlarla uygulama ayrıntılarına kavuşacak.
Takvimin sonunda ortaya çıkacak belgelerin gerçek bir yatırım ve dayanıklılık programına dönüşüp dönüşmeyeceğini; eylemlere ayrılan bütçeler, kurumların veri paylaşım disiplini, yıllık gerçekleşme oranları ve kamuoyuna açıklanan değerlendirme raporları gösterecek.
Okura soru
Sizce yaşadığınız ilde YİDEP kapsamında öncelik hangi alana verilmeli: su yönetimi, aşırı sıcaklar, ulaşım, enerji, afetlere hazırlık veya başka bir iklim riski mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- YİDEP taslağının ele alındığı Sürdürülebilir Yeşil Büyüme ve İklim Politikaları Çalıştayı
- Türkiye’nin 2025 iklim politikaları ve 81 il için önceki yerel eylem planı hedefleri
- Türkiye’nin 2030 İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı
- Türkiye’nin ilk İklim Kanunu ile getirilen düzenlemeler
- Beylikdüzü Belediyesi’nin 2030 emisyon azaltım hedefi ve SECAP çalışması

















