Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, geçtiğimiz mart ayında Model 3’ün lansmanını yaptı. Fiyat olarak fosil yakıtlı konvansiyonel rakipleriyle oldukça rekabetçi olan Tesla’nın otomobili bir hafta içinde 325 bin adet sipariş aldı. Bu araç ve diğer birçok hızlı ve şık elektrikli araçla ilgili ortaya çıkan gerçek ise, ulaşım sektörünün petrole olan bağımlılığını azaltması ve yerine elektrikli araçları koyacak olması. Global ölçekte elektrikli araç stokuna bakıldığında 2015 yılında 1 milyondan fazla elektrikli araç yollardaydı. 2016 yılında ise bu rakam 2 milyona çıktı. Elektrikli araç konusunda Çin, ABD ve birçok AB ülkesi başı çekiyor.
IRENA İnovasyon ve Teknoloji Merkezi Direktörü Dolf Gielen, “Bu artışı sağlayan birçok faktör var. Hızlı teknolojik gelişme, teşvik politikaları ve özellikle batarya alanındaki maliyet düşüşü rol oynadı. Batarya performansındaki iyileşme ve maliyet düşüşüne karşın elektrikli araçlar hala engeller ile karşı karşıya. Bunları aşmak elektrikli araçların benimsenmesini sağlamanın anahtarı olacaktır” diyor.

YETERLİ ŞARJ EKİPMANI GEREKİYOR
IRENA’nın elektrikli taşıt araçlarıyla ilgili yeni yayınladığı teknoloji raporu ise, faydalarını en üst düzeye çıkarmak için eşzamanlı olarak dört genel stratejinin izlenmesini öneriyor. Bu stratejiler, artan elektrikli araç dağıtımını, elektrikli araçlar için yeterli şarj ekipmanı sağlanmasını, elektrik üretimini daha fazla yenilenebilir enerjiden sağlayarak karbon azaltımına katkıda bulunulmasını ve elektrikli araçları yenilenebilir enerji şebekelerine entegre edilmesini kapsıyor.
IRENA analisti Francisco Boshell, “İnsanlar, halihazırda elektrikli araçları mükemmel bir sürüş deneyimi olarak algılıyor. Yeni modeller mevcut araçlardan daha fazla sürüş mesafesine sahip olacak. Ancak insanları elektrikli araç kullanmaya teşvik etmenin yolunu bulmak gerekiyor” diyor.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ ÜRETİMİNİ ARTIRACAK”
IRENA’nın tahminlerine göre, elektrikli araçların maliyetini azaltmayla ilgili güçlü politikalar, sürüş ve park avantajlarının sağlanması ve yeterli şarj altyapısının sunulması 2030 yılı için hedeflenen satış rakamlarına ulaşılmasını mümkün kılabilecek. IRENA’nın yenilenebilir enerji ulaşım yol haritasına göre, 2030 yılına kadar 160 milyon elektrikli araç yollarda olacak. Bu rakam yolcu araçlarının yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Bu araçlar sadece şehirlerdeki hava kirliliğini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda bazı pazarlarda rüzgar ve güneş gibi değişken yenilenebilir enerjiyi daha büyük ölçekte desteklemek için önemli pil kapasitesi sağlıyor.
Elektrikli araçlar hem ulaştırma hem enerji sektörleri için bir paradigma değişikliği yaratıyor” diyen Boshell’e göre, bu araçlar akıllı şarj ve elektrik üretim şebekesi gibi alanlarda optimizasyon sağlayarak değişken yenilenebilir enerjilerin büyümesine destek olabilir.

Önceki İçerikİnovatif tarım projeleri için fon desteği geliyor
Sonraki İçerikGE’den kömür santrallerine emisyon freni

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz