Karbon Piyasası Kurulu, Türkiye ETS pilotunu beş sektörle sınırlandırdı; 2026 raporlama yılı olacak, karbon fiyatı 2027’de başlayacak.
Hızlı bakış
- Türkiye ETS pilot dönemi 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsayacak.
- Elektrik üretimi, çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre sektörlerindeki Kategori B ve C tesisler pilot kapsama alınacak.
- 2026 sistem yılında yalnızca raporlama yükümlülüğü uygulanacak, karbon fiyatı mekanizması 2027’de başlayacak.
- Pilot dönemde ücretsiz tahsisat oranı yüzde 100 olacak ancak tahsisatlar gerçekleşen emisyonlara değil kıyas yöntemine göre hesaplanacak.
- Pilot kapsamdaki işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını 27 Ekim 2026’ya kadar sunması gerekecek.
- Sayısal kıyas değerleri, Ulusal Tahsisat Planı ve piyasa işletim kuralları şirketlerin gerçek karbon maliyetini belirleyecek.
Karbon Piyasası Kurulunun KPK/2026/1 sayılı kararıyla Türkiye Emisyon Ticaret Sisteminin pilot dönemi 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsayacak şekilde belirlendi. Kategori B ve C büyüklüğündeki elektrik üretimi, çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre tesisleri sisteme dahil edildi. Pilot dönemde kıyas yöntemine göre ücretsiz tahsisat oranı yüzde 100 olacak. Ancak bu oran, tesislerin bütün emisyonlarının ücretsiz karşılanacağı anlamına gelmiyor. Gerçek karbon maliyeti; faaliyet seviyesi, kıyas değeri, sektörel katsayılar ve tesisin doğrulanmış emisyonu arasındaki farkla ortaya çıkacak.

Yeni karar önceki Türkiye ETS dosyasındaki hangi boşlukları kapattı
Yeşil Haber, 27 Ağustos 2026’da yayımladığı Türkiye ETS Yönetmeliği: Pilot takvim Kurul kararında başlıklı dosyada, nihai yönetmeliğin pilot dönemin tarihlerini, sektör kapsamını ve ücretsiz tahsisat oranını doğrudan belirlemediğini ortaya koymuştu. Yönetmelik bu üç kritik unsuru Karbon Piyasası Kurulunun daha sonra alacağı kararlara bırakmıştı.
Kurulun 3 Eylül 2026’da duyurulan ilk toplantı kararı, bu belirsizliklerin önemli bir bölümünü giderdi. Pilot uygulama 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsayacak; beş sektördeki Kategori B ve C tesislerine uygulanacak ve pilot dönem ücretsiz tahsisat oranı yüzde 100 olacak.
Yönetmelikte çıkarılan hükümler Kurul kararıyla kısmen geri döndü
Temmuz 2025 tarihli yönetmelik taslağında 2026–2027 pilot takvimi, ayrıntılı bir sektör listesi ve yüzde 100 ücretsiz tahsisat hükmü bulunuyordu. Bu unsurlar 27 Ağustos 2026’da yayımlanan nihai yönetmeliğe alınmamıştı. Yeni Kurul kararı, pilot yılları ve ücretsiz tahsisat oranı bakımından taslaktaki çerçeveye geri döndü; ancak sektör kapsamını daha kısa ve toplulaştırılmış bir listeyle belirledi.
Taslakta elektrik üretiminin yanında kok, demir ve çelik, çimento klinkeri, alüminyum, kağıt, cam, seramik, mineral yün, nitrik asit ve amonyak üretimi gibi faaliyetler ayrı ayrı sıralanıyordu. KPK/2026/1 ise pilot kapsamını elektrik üretimi, çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre olmak üzere beş ana sektör üzerinden tanımladı.
Önceki Yeşil Haber analizleri yeni kararın mali boyutunu tamamlıyor
Yeşil Haber’in Aralık 2025’te yayımladığı 2025’te Türkiye’nin ETS altyapısı kuruldu, 2026’da maliyet gerçeği görünür hale geliyor başlıklı analiz, karbon fiyatından önce kıyas değerleri ile doğrulanmış verinin belirleyici olacağını vurgulamıştı. Nisan 2025 tarihli kıyas değeri danışmanlığı haberi ise Türkiye’nin sektörel emisyon yoğunluklarını belirlemek üzere başlattığı teknik çalışmayı aktarmıştı.
2025’te Türkiye’nin ETS altyapısı kuruldu, 2026’da maliyet gerçeği görünür hale geliyor
Yeni karar bu iki dosyanın işaret ettiği bağlantıyı somutlaştırıyor: 2026’da toplanacak ve doğrulanacak tesis verileri, 2027’de başlayacak fiyat mekanizmasının ve ücretsiz tahsisat hesabının temel girdileri olacak.
Türkiye ETS pilotu hangi sektörleri ve tesisleri kapsıyor
Pilot uygulama elektrik üretimi, çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre sektörlerindeki Kategori B ve Kategori C tesislerini kapsayacak. Bir tesisin bu sektörlerden birinde faaliyet göstermesi tek başına yeterli olmayacak; yönetmelikte belirlenen emisyon büyüklüğü eşiğinin de aşılması gerekecek.

Kategori B ve C eşikleri nasıl uygulanacak
Biyokütleden kaynaklanan CO2 hariç ve transfer edilen CO2 dahil olmak üzere, kurulu kapasite üzerinden ihtiyatlı biçimde hesaplanan yıllık emisyonu 50.000 ton CO2 eşdeğerinin üzerinde ve 500.000 ton CO2 eşdeğerine eşit veya daha az olan tesisler Kategori B sayılıyor. Yıllık emisyonu 500.000 ton CO2 eşdeğerini aşan tesisler ise Kategori C olarak sınıflandırılıyor.
Kategori A seviyesindeki tesisler pilot ETS kapsamına alınmadı. Bununla birlikte ETS dışında kalmak, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin diğer mevzuat yükümlülüklerinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.
Yan faaliyet olarak elektrik üreten bazı tesisler kapsam dışında kalacak
Ana faaliyeti pilot dönemdeki beş sektör arasında bulunmayan ancak faaliyetleri kapsamında 35.11.10.30.00 PRODCom kodu üzerinden elektrik üreten tesisler pilot dönemde Türkiye ETS kapsamına alınmayacak. Böylece yalnızca kendi ihtiyacı veya başka bir ana üretim faaliyetiyle bağlantılı olarak elektrik üreten her tesisin otomatik biçimde pilot kapsama girmesi önlenmiş oldu.
Doğal gaz ve ham petrolün boru hatlarıyla taşınmasını sağlayan kurum ve kuruluşlara ait basınç dengeleme ve kompresör üniteleri ile istasyonları da pilot uygulama dönemi boyunca kapsam dışında bırakıldı.
2026 raporlama yılı, 2027 ise fiyat mekanizmasının başlangıcı olacak
KPK/2026/1 kararının en önemli unsurlarından biri, pilot dönemi iki farklı ekonomik aşamaya ayırması oldu. Türkiye ETS kapsamındaki işletmeler 2026 sistem yılında yalnızca raporlama yükümlülüğüne tabi tutulacak. Aynı yıl içinde tamamlayıcı tahsisat fiyatının uygulanmasına yönelik yöntem geliştirilecek. Fiyat mekanizması ise 2027 sistem yılı itibarıyla başlatılacak.

2026 neden maliyetsiz bir bekleme yılı değil
2026’da karbon fiyatı uygulanmayacak olması, bu yılın şirketler açısından etkisiz geçeceği anlamına gelmiyor. Tesislerin emisyon ve faaliyet seviyesi verilerinin doğru yöntemle toplanması, alt tesislere ayrılması, doğrulanması ve zamanında sunulması gerekiyor. Bu veriler daha sonraki kıyas, tahsisat ve maliyet hesaplarının temelini oluşturacak.
Veri sınırlarının yanlış kurulması, üretim miktarının eksik veya hatalı sınıflandırılması, yakıt ve proses emisyonlarının yanlış alt tesislere atanması gibi sorunlar, 2027’de işletmenin alacağı ücretsiz tahsisatı ve karşılaşacağı olası tahsisat açığını etkileyebilir. Dolayısıyla 2026, şirketlerin karbon maliyetini ödemeden önce karbon bilançosunu oluşturacağı yıl olacak.
Şirketler için ilk kritik tarih 27 Ekim 2026
Türkiye ETS Yönetmeliğinin Geçici 3’üncü maddesine göre pilot uygulama kapsamındaki işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 27 Ağustos 2026 tarihinden itibaren iki ay içinde elektronik ortamda İklim Değişikliği Başkanlığına sunması gerekiyor. Başkanlık ayrıca bu süreyi altı aya kadar uzatabilecek.
Yeni bir süre uzatımı açıklanmadığı takdirde mevcut takvim 27 Ekim 2026’yı işaret ediyor. Pilot kapsamın ancak 3 Eylül’de açıklanmış olması, kapsama giren işletmeler için hazırlık süresini fiilen sekiz haftanın altına indiriyor.
Doğrulanmış sera gazı emisyon raporları ile faaliyet seviyesi raporlarının ise raporlanan sistem yılını izleyen yılın 30 Nisan tarihine kadar Başkanlığa sunulması gerekiyor. Buna göre 2026 sistem yılına ait raporlar için genel son tarih 30 Nisan 2027 olacak.
Yüzde 100 ücretsiz tahsisat neden sıfır karbon maliyeti anlamına gelmiyor
Kurul, pilot dönemde her sektör için ücretsiz tahsisat oranını kıyas yöntemine göre yüzde 100 olarak belirledi. Buradaki kritik ifade yalnız yüzde 100 oranı değil, bu oranın kıyas yöntemine göre uygulanacak olması.

Yönetmelik uyarınca ücretsiz tahsisat miktarı temel olarak doğrulanmış faaliyet seviyesi, kıyas değeri, ücretsiz tahsisat oranı ve sektörel faaliyet katsayısının çarpılmasıyla hesaplanacak. Karar verilmesi halinde sektörel düzeltme faktörü de hesaba eklenebilecek.
Ücretsiz tahsisat miktarı = Doğrulanmış faaliyet seviyesi × Kıyas değeri × Yüzde 100 ücretsiz tahsisat oranı × Sektörel faaliyet katsayısı
Yüzde 100 emisyona değil hesaplanan tahsisata uygulanıyor
Yüzde 100 oranı, işletmenin doğrulanmış gerçek emisyon miktarına değil, kıyas yöntemiyle hesaplanan tahsisat miktarına uygulanacak. Tesisin gerçek emisyonu bu hesabın üzerinde kalırsa ücretsiz tahsisat bütün teslim yükümlülüğünü karşılamayabilir.
Tamamen varsayımsal bir örnekte, bir tesisin faaliyet seviyesi ve kıyas değeri üzerinden 80 birim ücretsiz tahsisata hak kazandığını düşünelim. Ücretsiz tahsisat oranının yüzde 100 olması, tesise bu 80 birimin tamamının verilmesi anlamına gelir. Ancak tesisin doğrulanmış emisyonu 100 birimse 20 birimlik tahsisat açığı devam eder. Karbon fiyatının uygulandığı dönemde işletmenin ekonomik riski bu açık üzerinden oluşabilir.
Bu nedenle kamuoyunda kullanılabilecek “emisyonların yüzde 100’ü ücretsiz olacak” ifadesi teknik olarak yanıltıcıdır. Doğru ifade, kıyas yöntemine göre hesaplanan tahsisatın yüzde 100 oranında ücretsiz dağıtılacağıdır.
Kıyas yöntemleri sektörler arasındaki maliyet dağılımını nasıl değiştirecek
KPK/2026/1, kıyas değerinin nasıl hesaplanacağı konusunda elektrik sektörü ile diğer dört sektörü birbirinden ayırıyor. Bu ayrım, pilot dönemin en önemli teknik ve ekonomik tasarım tercihlerinden birini oluşturuyor.
Elektrik dışındaki sektörlerde ağırlıklı genel ortalama kullanılacak
Çimento, demir çelik, alüminyum ve gübre tesislerinde ücretsiz tahsisata esas kıyas değeri, kapsamdaki tüm tesislerin ağırlıklı genel ortalaması şeklinde hesaplanacak. Ayrıntılı usul ve esaslar henüz yayımlanmadığı için ağırlığın hangi faaliyet veya üretim göstergesi üzerinden kurulacağı ve farklı ürünlerin nasıl ayrıştırılacağı netleşmiş değil.
Genel mantık itibarıyla emisyon yoğunluğu sektör ortalamasının üzerinde kalan tesislerin gerçek emisyonları ile ücretsiz tahsisatları arasında açık oluşması mümkün. Ortalama altında kalan daha verimli tesisler ise görece avantajlı bir konuma geçebilir. Ancak nihai dağılım, açıklanacak kıyas değerleri ve sektörel faaliyet katsayıları görülmeden hesaplanamaz.
Elektrik santrallerinde geçmiş beş yıl santral bazında dikkate alınacak
Elektrik üretim sektöründe kıyas değeri, santrallerin geçmiş beş yıla ait ağırlıklı ortalama emisyon yoğunluğu dikkate alınarak santral bazında belirlenecek. Bu yaklaşım, bütün elektrik üreticilerine tek bir ortak emisyon kıyası uygulanmasından farklı bir model oluşturuyor.
Santral bazlı geçmiş verinin hangi yılları kapsayacağı, yakıt veya teknoloji değişikliklerinin nasıl değerlendirileceği, kapasite kullanımındaki dalgalanmaların hesaba nasıl yansıtılacağı ve yeni tesisler için hangi yöntemin kullanılacağı pilot uygulama usul ve esaslarında açıklanmalı. Bu detaylar, kömür ve doğal gaz santrallerinin tahsisat pozisyonları açısından doğrudan önem taşıyor.
2027’de şirketlerin karbon maliyetini hangi değişkenler belirleyecek
Kurul kararı fiyat mekanizmasının 2027’de başlayacağını kesinleştirdi ancak karbonun TL veya başka bir para birimi cinsinden ne kadar olacağını açıklamadı. Bir şirketin gerçek maliyetini yalnız piyasa fiyatı değil, aldığı ücretsiz tahsisat ile doğrulanmış emisyonu arasındaki fark belirleyecek.

Olası karbon maliyeti = Tahsisat açığı × Uygulanacak karbon fiyatı
Bu hesabın yapılabilmesi için sayısal kıyas değerleri, sektörel faaliyet katsayıları, varsa sektörel düzeltme faktörü, Ulusal Tahsisat Planı, tamamlayıcı tahsisat fiyatı yöntemi ve piyasada oluşacak fiyatın birlikte bilinmesi gerekiyor.
Tamamlayıcı tahsisat fiyatının yöntemi 2026’da geliştirilecek
Karar, 2026 içinde tamamlayıcı tahsisat fiyatının uygulanmasına yönelik yöntem geliştirileceğini belirtiyor. Tamamlayıcı tahsisat mekanizması, işletmelerin teslim yükümlülüğündeki açığın belirli koşullarda karşılanması açısından doğrudan mali sonuç doğurabilecek.
Yöntemin fiyat tavanı veya tabanıyla ilişkisi, piyasa fiyatına nasıl bağlanacağı ve hangi işletmelerin hangi koşullarla yararlanabileceği henüz açıklanmadı. Bu nedenle 2027 bütçelerinde tek bir karbon fiyatı varsaymak yerine farklı fiyat ve tahsisat açığı senaryolarıyla çalışılması daha gerçekçi olacak.
EPDK ve EPİAŞ piyasa mimarisini tamamlayacak
Yeşil Haber, Ekim 2025’te EPDK’nın Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik Taslağı’nı görüşe açtığını duyurmuştu. Taslak; birincil piyasa ihaleleri, ikincil piyasa işlemleri, teminatlar, kayıt sistemi, uzlaştırma ve piyasa katılımcılığı gibi alanları düzenliyordu.
Bu düzenlemenin nihai metni henüz yayımlanmadı. EPİAŞ’ın işleteceği piyasanın seans yapısı, ihale takvimi, işlem limitleri ve teminat koşulları açıklanmadan 2027’deki karbon fiyatının hangi piyasa derinliği içinde oluşacağını değerlendirmek mümkün değil.
Pilot kapsamdaki şirketler şimdi hangi hazırlıkları yapmalı
İlk adım, tesisin ana faaliyetini, EK-1 kapsamını, emisyon büyüklüğünü ve Kategori B veya C sınıflandırmasını doğrulamak olmalı. Grup şirketleri ve aynı sahadaki farklı üretim üniteleri açısından tesis sınırlarının doğru belirlenmesi gerekiyor.
İzleme Metodolojisi Planı karar beklenmeden tamamlanmalı
Pilot kapsama giren işletmeler, Başkanlık tarafından bir süre uzatımı duyurulacağı varsayımıyla hareket etmemeli. İzleme Metodolojisi Planı için veri akışları, sorumlu personel, ölçüm cihazları, hesaplama yöntemleri, numune alma süreçleri ve kalite güvence kontrolleri mevcut takvim üzerinden hazırlanmalı.
Faaliyet ve emisyon verileri alt tesis seviyesinde izlenmeli
Ücretsiz tahsisat yalnız toplam tesis emisyonu üzerinden oluşmayacak. Ürün, ölçülebilir ısı, yakıt ve üretim süreci gibi alt tesis ayrımlarına ilişkin faaliyet seviyeleri hesabın merkezinde bulunacak. Üretim, yakıt, hammadde, enerji ve emisyon verilerinin aynı dönem ve tesis sınırları içinde izlenebilir olması gerekiyor.
2027 bütçeleri farklı tahsisat açığı senaryolarıyla hazırlanmalı
Şirketler, ücretsiz tahsisat oranının yüzde 100 olmasına dayanarak karbon maliyetini bütçelerinden çıkarmamalı. Kıyas değerinin altında, kıyas değerine yakın ve kıyas değerinin üzerinde emisyon yoğunluğu senaryoları kurulmalı; her senaryoda oluşabilecek tahsisat açığı farklı karbon fiyatlarıyla test edilmeli.
Enerji verimliliği, yakıt dönüşümü, elektrifikasyon, atık ısı kullanımı ve düşük karbonlu hammadde yatırımları da yalnız toplam emisyon azaltımı üzerinden değil, üretim birimi başına emisyon yoğunluğuna etkileriyle değerlendirilmelidir.
Türkiye ETS pilotunda bundan sonra hangi kararlar izlenecek
KPK/2026/1 pilot uygulamanın yıllarını, sektörlerini, ücretsiz tahsisat oranını ve kıyas yaklaşımının ana yönünü belirledi. Bununla birlikte sistemin şirket bazındaki mali sonucunu belirleyecek birçok unsur henüz açıklanmadı.
İklim Değişikliği Başkanlığının hazırlayacağı pilot uygulama usul ve esasları, sayısal kıyas değerleri, sektörel faaliyet katsayıları, Ulusal Tahsisat Planı ve tamamlayıcı tahsisat fiyatı yöntemi yakından izlenmeli. EPDK’nın nihai piyasa işletim düzenlemesi, EPİAŞ ihale takvimi ve Karbon Piyasası Kurulunun denkleştirme oranına ilişkin kararı da piyasanın ekonomik çerçevesini tamamlayacak.
Yeni karar Türkiye ETS açısından önemli bir belirsizliği ortadan kaldırdı: 2026 veri ve raporlama yılı, 2027 ise fiyat mekanizmasının başlangıç yılı olacak. Ancak yüzde 100 ücretsiz tahsisat, bütün işletmeler için sıfır maliyet garantisi vermiyor. Pilot dönemin gerçek kazananları, yalnız emisyonunu doğru raporlayanlar değil, emisyon yoğunluğunu açıklanacak kıyas değerinin altına indirebilen tesisler olacak.
Okura soru
Sizce Türkiye ETS pilotunda yüzde 100 ücretsiz tahsisat uygulanırken sektör ortalamasından daha verimli tesisler yeterince ödüllendirilecek mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
Kaynak notu: İklim Değişikliği Başkanlığının 3 Eylül 2026 tarihli TR ETS Pilot Uygulama Dönemine Yönelik Karbon Piyasası Kurulu Toplantı Kararlarına KPK/2026/1 İlişkin Duyurusu; 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği; 2 Temmuz 2025’te kabul edilen ve 9 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7552 sayılı İklim Kanunu; EPDK Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik Taslağı; Yeşil Haber’in Türkiye ETS Yönetmeliği, karbon maliyeti ve kıyas değeri çalışmalarına ilişkin önceki dosyaları.
İlgili Haberler
- Türkiye ETS Yönetmeliği yürürlükte: Pilot takvim ve karbon maliyeti Kurul kararlarında
- 2025’te Türkiye’nin ETS altyapısı kuruldu, 2026’da maliyet gerçeği görünür hale geliyor
- EPDK, Emisyon Ticaret Sistemi piyasası taslağını görüşe açtı
- Türkiye ETS sistemi için kıyas değeri danışmanlığı başlattı
- Türkiye’de ETS, CBAM ve TSRS ile karbon yönetimi yol haritası
- Türkiye’nin İlk İklim Kanunu: Karbon piyasası ve adil geçiş















