Enerji Bakanı Bayraktar, Türkiye–Almanya enerji iş birliğinin doğal gaz, yeşil hidrojen, şebeke ve kritik malzemelerde ortak projelere taşınmasını önerdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 30 Eylül 2026’da İstanbul’da düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda, iki ülkenin enerji alanındaki iş birliğini yeni nesil ortak projelere taşıyabileceğini söyledi. Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst’ün de katıldığı forumda Bayraktar, enerji dönüşümü için finansman açığına dikkat çekerek Almanya’nın sermaye gücü ile Türkiye’nin proje yürütme kapasitesinin birleştirilmesini önerdi. Açıklama somut bir proje ya da yatırım tutarı içermiyor; bir iş birliği çağrısı niteliği taşıyor.
Bayraktar hangi alanlarda ortak proje önerdi?
Bayraktar, Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa’daki başlıca ticaret ortağı olduğunu belirterek “Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkinin tam kalbinde yer alıyor” dedi. Bakan, TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi enerji koridorlarının Türkiye’nin iç talebinin yanında Avrupa’nın arz güvenliğine de katkı sağladığını ifade etti.
Bayraktar, bu deneyime dayanarak Alman ortaklarla doğal gaz, yeşil hidrojen, modern elektrik şebekeleri ve kritik malzemeler alanlarında yeni nesil ortak projeler hayata geçirilebileceğini söyledi. Bakan, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ticaret hacminin 11,2 milyar avroyu aştığını da aktardı.
Forumda hangi anlaşmalar imzalandı?
Forumda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Kuzey Ren-Vestfalya’nın dış ticaret ve yatırım ajansı NRW.Global Business arasında bir iş birliği anlaşması imzalandı. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Türk ve Alman şirketleri arasında lojistik, havacılık, sanayi üretimi, turizm, döngüsel ekonomi ve enerji alanlarında yedi anlaşma daha yapıldı.
Enerji alanındaki anlaşma, Biotrend Çevre ve Enerji Yatırımları (IST: BIOEN) ile Almanya merkezli Uniper Global Commodities arasında imzalanan niyet mektubu oldu. Biotrend’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre mektup, şirketin Türkiye’de kurmayı planladığı biyometan üretim tesisleriyle ilgili olası iş birliğini kapsıyor. Açıklamada alım-satıma konu miktar, fiyatlama ve diğer ticari koşulların henüz belirlenmediği, mektubun bağlayıcı bir ticari taahhüt oluşturmadığı belirtiliyor.

Finansman açığı neden gündemin merkezinde?
Bayraktar, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) değerlendirmesine atıfla net sıfır hedeflerine ulaşmak için küresel temiz enerji yatırımlarının 2030’ların başında yıllık 4,5 trilyon doların üzerine çıkması gerektiğini hatırlattı. Bakan, rekor düzeyde harcamaya rağmen fiili yatırımların ihtiyacın gerisinde kaldığını söyledi.
Bayraktar’a göre Almanya’nın finansal gücü, sermaye desteği ve ortak girişimlerde risk paylaşımı bu açığın kapatılmasında belirleyici olabilir. Bakan, “Türkiye’nin proje yürütme kapasitesini Almanya’nın finansal imkanlarıyla birleştirerek iddialı geçiş hedeflerini finansman sağlanabilir, somut varlıklara dönüştürebiliriz” dedi.
Türkiye–Almanya enerji ortaklığı nasıl genişliyor?
Çağrı, iki ülke arasındaki kurumsal çerçevenin son aylardaki genişlemesinin devamı niteliğinde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın açıklamasına göre 19 Haziran 2026’da Ankara’da düzenlenen 7. Türk-Alman Enerji Forumu’nda imzalanan protokolle ortaklığın adı “Türk-Alman Enerji ve Madenler Ortaklığı” olarak değiştirildi. Bu adım, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin enerji güvenliğinin parçası olarak iş birliği kapsamına alınması anlamına geliyor.
Aynı forumda şirketler arasında üç mutabakat zaptı imzalanmıştı: ENERCON ile ATEŞ Wind Power arasında Türkiye’de rüzgar türbini bileşeni üretimine, Pure Energy ile OYAK Çimento arasında sanayide karbonsuzlaşma ve enerji esnekliğine, Bilişim Vadisi ile BRYCK arasında ise enerji ve iklim teknolojilerinde girişim iş birliğine yönelik.
Yeşil ekonomi açısından ne izlenmeli?
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre çağrının somut karşılığı, önümüzdeki dönemde açıklanacak proje, finansman ve ortaklık anlaşmalarıyla netleşecek. Özellikle yeşil hidrojen, şebeke ekipmanı ve kritik mineraller alanında isimli projeler, yatırım tutarları ve finansman modelleri, bu iş birliğinin enerji dönüşümüne katkısını değerlendirmek için temel göstergeler olacak.
İlgili haberler
- Avrupa’nın hidrojen omurgası inşa edilirken Türkiye’nin rolü
- Almanya hidrojeninde yeni adım: Hızlandırma yasası “düşük karbonlu” üretimi de kapsıyor
- IICEC 2026 araştırması: Türkiye kritik minerallerde Afrika–Avrupa işleme merkezi olabilir mi?
- Transformatör tedarikinde 5 yıla varan bekleme: Türkiye’nin üretim ve şebeke sınavı
- SHURA raporu ne söylüyor: Yenilenebilir hidrojen için stratejik eşik
- CBAM geri sayımında Türkiye: En büyük pazar AB, pusula Almanya. Risk-fırsat dengesi nasıl kurulacak?
View this post on Instagram

















