Yenilenebilir enerjinin ortaya çıkışı dünyanın ilk oluşumuyla başlar. Dünya var olduğundan bu yana güneşin ısısı da vardı. Bu ısı her yere ulaşabiliyor ve ulaştığı her yerde de kaynak olarak kullanılabiliyor. Rüzgar enerjisi de aynı şekilde kaynağı doğamız olup, havanın yer değiştirmesiyle ortaya çıkan kinetik enerjidir. Bu kaynaklara sahip olmak için kimseyle kavga etmenize, savaşmanıza falan gerek yok. Çünkü bu iki enerji kaynağı da her yere eşit şekilde ulaşıyor. Ve ulaştığı her yerde insanları özgürleştiriyor. İkisi de insanların emrine amade kaynaklar.

Rüzgar ve güneşten enerji üretimiyle ilgili teknolojiler 1980’li yıllardan itibaren gelişmeye başladı. O tarihe kadar kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil kaynaklar yoğun şekilde kullanılıyordu. 1970 yılında petrol savaşları ve daha sonra nükleer kazalar yaşandı. 1950’li yıllarda fosil yakıtların neden olduğu hava kirliliğinden dolayı Londra’da 10 bin kişi hayatını kaybettti.

Tüm bu trajik olaylar sonrasında tüm dünya çözüm arayışına girdi. Uzun vadeli geleceği planlama ve bu kapsamda daha az enerji tüketmek ve geri kalan enerjiyi de tümüyle yüzde 100 yenilenebilir enerjiden sağlamak için perspektifler oluşturuldu. Bu kapsamda Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa Yeşil Planı kabul edildi. Bu plan 2050 yılına kadar Avrupa’nın tümüyle “karbon nötr” hale gelmesini hedefliyor.

SU POTANSİYELİ ENERJİ İÇİN KULLANILMAMALI

Yenilenebilir kaynaklar 2015 yılından itibaren Birleşmiş Milletler tarafından “en ucuz enerji kaynağı” olarak teyit edildi. O tarihten itibaren bu kaynakları kullanmayanların akılsızlık etmiş olacağı anlaşıldı. Türkiye de bu yönde gelişmeler kaydetti.  Bugün itibariyle Türkiye elektrik ihtiyacının yüzde 15’ini hidroelektrik dışı yenilenebilir kaynaklardan yani güneş, rüzgar ve biyogaz’dan karşılamaktadır.

Hidroelektrik dahil edildiğinde yenilenebilir kaynakların payı ciddi oranda artıyor. Ancak hidroelektrik santraller (HES) bulundukları bölgede çevre etkisi açısından sorun oluşturuyor. Bu nedenle artık ABD ve dünyada doğaya müdahale olduğu için “hidrolik dışı” kavramı oturmaya başladı. Biz su potansiyelinin sadece içme amaçlı ve tarımda kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü her gün kendisini yenileyen güneşin buharlaştırdığı sular dağlardan tepelerden nehirlere dökülerek bütün insanlığın emrine amade ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Bizim bu kaynağı kirletmemiz doğru değil. Su sınırlı ve yaşam için en kritik kaynak durumunda. Eğer buna dikkat etmezsek salgın hastalıklardan kurtulamayız.

Ayrıca dünya genelinde halen fosil yakıt kullanımından vazgeçilmediği için her yıl 7 milyon insan hava kirliliğinden ölüyor. Avrupa Yeşil Planı bütün Avrupa için “karbonsuzlaştırmadan” söz ediyor. Bunun da ana kolaylaştırıcısı rüzgar ve güneş enerjisiyle hidrojenden elde edilen jet yakıtlarıdır.

Salgına ve iklim değişikliğine karşı tek çözüm tümüyle yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçiştir. Bu da dünyanın ve Avrupa’nın normali haline geliyor. Şu anda geçişin sancıları yaşanıyor.

BİZ DE YEŞİL PLANIMIZI OLUŞTURMALIYIZ

TBMM’de kabul edilen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunyenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasına ilişkin birtakım değişiklikleri gündeme getirdi. Yapılan düzenlemeye baktığımızda fosil yakıtlarla yenilenebilir enerjiyi aynı kefede tartmak adil değil. Yani bizim yenilenebilir enerji ile yerli enerji kaynağını birbirine karıştırmadan ve ayrı yasalarla ele almamız gerekiyor.

Türkiye olarak enerji dönüşümünü uzun vadeli bir strateji çerçevesinde yapmalıyız. Fosil yakıtlardan vaz geçerken bu sektördeki firmaların iflasıyla beraber yaşanacak sorunlara da çözüm getirmeliyiz. Örneğin sektör çalışanlarını mağdur etmeden onların “yeşil işlere” adil bir şekilde geçiş yapmalarına mutlaka destek olmalıyız.

Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olarak AB’nin 28 ülkesinin geliştirdiği standartlara ve onların direktiflerine uymanın bir sorun olduğunu düşünmüyorum. 2050 yılında “karbon nötr” hedefleyen Avrupa Yeşil Planı’na uyum için Türkiye’de 20 farklı konuda çağrı yapıldı. Bunun için 1 milyar euro kaynak ayrıldı. Örneğin yenilenebilir enerjiden yeterince yararlanabilmek için mutlaka akıllı şebeke gerekiyor. Ülkemizin de kendi yeşil planını uygulaması ve bir an önce “karbonsuzlaştırmayı” gerçekleştirmesi lazım. Bugün aslında bu geçişin sancılarını yaşıyoruz.

Özetle en ucuz, en temiz ve salgınların kesin çözümü yenilenebilir enerjidir. Çünkü salgınları önlemek için geliştirilmeye çalışılan ilaç, aşı gibi şeyler kalıcı çözüm sağlamaz. Doğal yaşamı korumak, özgürce dolaşabilmek ve evlerimize hapsolmamak için bir an önce fosil yakıt kullanımının tümüyle durdurulması gerekiyor. İklim krizinin tek ve kesin çözümü buradan geçiyor.

Önceki İçerikAtık teknolojileri Entech Fuarı’nda görücüye çıkıyor
Sonraki İçerik“Güneş sektöründe EPC süreçleri daha şeffaf olacak”
Tanay Uyar
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Mühendislik Bölümü'nde ve doktorasını Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nde tamamladı. Kocaeli Üniversitesi'nde ögretim üyesi ve Marmara Üniversitesi'nde yenilenebilir enerji konusunda doçent ve daha sonra profesör oldu. Marmara Üniversitesi'nde Enerji Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevinden emekli oldu. Halen Beykent Üniversitesi İngilizce Makina Bölümü’nde ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak dersler vermektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) danışmanıdır. EUROSOLAR (Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği) Başkan Yardımcısı ve EUROSOLAR Türkiye Bölümü Başkanı, WWEA (Dünya Rüzgar Enerji Birliği) Başkan Yardımcısı, WBA (Dünya Biyoenerji Birliği) Başkan Yardımcısı, INES (Küresel Sorumluluk için Mühendis ve Bilim İnsanları Uluslararası Ağı) Üyesi, Türkiye Çevre Platformu ve Temiz Enerji Platformları Koordinatörü ve BSNN (Karadeniz Gönüllü Çevre Kuruluşları Ağı) Yönetim Kurulu üyesidir. 2011 yılından itibaren, her yıl EUROSOLAR Türkiye tarafından İstanbul’da düzenlenen, IRENEC Uluslararası % 100 Yenilenebilir Enerji Konferansları'nın Konferans Başkanlığını yürütmektedir.

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz