Kalyon Karapınar GES ziyareti

Dünyanın çeşitli şehirlerinde 2012’den bu yana gerçekleştirilen ve Türkiye’de ilk kez yapılan “BifiPV” çalıştayı kapsamında yerli ve yabancı yaklaşık 40 enerji uzmanı, Konya’nın Karapınar ilçesinde bulunan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali’ni ziyaret etti.

Tamamlandığında Avrupa’nın tek arazi üzerine kurulu en büyük, dünyanın ise sayılı büyüklükteki santrallerinden olacak Kalyon Karapınar Güneş Enerji Santrali’ni ziyaret eden uzmanlar, enerji krizinin yaşandığı son dönemde güneş enerjisinden elektrik üretiminde verimi artıran yeniliklere yönelik bilgi alışverişinde bulundu.

Kalyon Fotovoltaik Güneş Teknolojileri Fabrikası (Kalyon PV) Üst Yöneticisi (CEO) Ersan Tüfekçi yaptığı açıklamada, Türkiye’nin elektrik üretiminde yenilenebilir enerji payının yıllar içinde arttığını belirtti. Tüfekçi, “Bu gelişmeler yanında Kalyon PV özelinde ise şirket 475 milyon dolar yatırımla yerli üretim gerçekleştiriyor. İngot, wafer, hücre ve güneş paneli modüllerinin tek çatı altında üretim yaptığı benzersiz bir tesis olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bunun yanında AR-GE merkezimizle de 100’den fazla araştırmacıya güneş teknolojileri alanında uzmanlaşması için destek oluyoruz.” diye konuştu.

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren panel fabrikasının 19 Ağustos 2020’de faaliyet göstermeye başladığı günden bu güne 3 milyon 250 bin adet modül üretimi gerçekleştirdiğine işaret eden Tüfekçi şunları kaydetti: “Yıllık 1200 megavat üretim kapasitesi ile güneş paneli modülünü yüzde 80’e varan yerlilikle üretmeye devam ediyoruz. Üretimimizi yıllık 2 bin MW’ye çıkartmak için hazırlıklarımızı tamamladık.”

“Santral tamamlandığında 2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak”

Karadeniz Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Kaygusuz, Ankara Malıköy’de bulunan güneş paneli fabrikası ve Konya Karapınar’daki güneş enerjisi santralinin, son yıllarda Türkiye’nin yenilenebilir enerjide attığı doğru adımların en güzel örneklerinden olduğunu söyledi.

Kaygusuz, “Güneş enerjisinin Türkiye’de daha fazla kullanılması mümkün. Bu çalışmaların artırılması için bilim insanları olarak biz de katkı vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Hollanda Uygulamalı Bilimsel Araştırma Organizasyonu Öğretim Üyesi Bas Van Aken de Konya’daki santralin büyüklüğünden ve santralin yapısından çok etkilendiğini ifade etti. Böyle bir santrali inşa etmenin teknik bakımdan zorlayıcı olduğuna işaret eden Aken, Türkiye’nin bu ölçekteki projelere imza atmasının diğer bölge ülkeleri için örnek teşkil ettiğini söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Cüce, güneş santrali tamamlandığında 2 milyon kişinin elektrik ihtiyacının karşılanacağına dikkati çekerek, “Yaklaşık 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki bu devasa santralin 30 yıllık bir dönemde ülkemizin temiz enerji temelli enerji üretimine ciddi katkı sağlamasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Türkiye, tedarik zincirinde Asya’ya alternatif olabilir”

Alman RCT Solutions şirketi Teknoloji Direktörü Wolfgang Jooss ise Türkiye’nin güneş enerjisi sektörüne diğer Avrupa ülkelerine göre geç başladığını ancak fabrika ve santral yatırımlarıyla bu açığı hızla kapatabileceğini dile getirdi.

İtalyan FuturaSun şirketi Teknik Danışmanı Erik Eikelboom da Türkiye’nin tedarik zincirinde Asya’ya alternatif olabileceğini belirterek, “Asya çok büyük bir pazar, ancak Avrupa ülkelerine yakınlığı, son yıllarda güneş enerjisi ekipman üretimde söz sahibi olma çabaları Türkiye’yi avantajlı konuma getiriyor. Bu alanda çalışmaların sürekliliği sağlanırsa güvenilir ekipman üreticisi olma hedefinin gerçekleşmesi mümkün” diye konuştu.

Önceki İçerikGaz fiyatlarının artması yeşil hidrojen yatırımını hızlandırdı
Sonraki İçerikTemiz enerji teknolojileri bu yıl 600 milyon ton emisyonu önledi

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz