EPDK ve TÜREB iş birliğiyle düzenlenen Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı’nda rüzgar yatırımlarında izin ve bağlantı süreçleri ile RES işletmelerine yönelik piyasa ve mevzuat başlıkları iki oturumda ele alındı; yenilenebilir projelerin tamamlanması halinde 10 yılda yaklaşık 55 milyar ABD doları cari açık azaltım potansiyeline dikkat çekildi.
Hızlı bakış
- EPDK ve TÜREB çalıştayında rüzgar yatırımlarında izin, bağlantı, kamulaştırma ve operasyon başlıklarının değerlendirilmesi
- İlk oturumda rüzgar yatırım süreçleri, izinler, kapasite tahsisleri ve saha operasyonlarının ele alınması
- İkinci oturumda RES işletmeleri için dengeleme, uzlaştırma, yan hizmetler ve şebeke yönetimi gibi piyasa ve mevzuat konuları
- Rüzgar yatırımlarında depolama entegrasyonu, şebeke kapasitesi, süper izin uygulaması ve 2,7 kat büyüme hedefi
- 2035’te rüzgar ve güneş için 120 GW hedefi, yıllık 7.500–8.000 MW kurulum ihtiyacı ve iletim yatırımlarının kritik rolü

Çalıştayın çerçevesi: Düzenleyici kurum ve sektör istişaresi
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) iş birliğinde düzenlenen Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı, 11 Şubat 2026 tarihinde EPDK Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Çalıştayın açılış konuşmaları EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan ve TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden tarafından yapıldı. Açılışta rüzgar enerjisinin Türkiye’nin enerji dönüşümündeki kritik rolü, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve kamu – sektör iş birliğinin önemi vurgulandı.
İlk oturum: Rüzgar yatırım süreçleri, izinler ve bağlantı adımları

“Rüzgar yatırım süreçleri ve işletmelerle ilgili güncel durum ve beklentiler” başlıklı ilk oturum, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan başkanlığında gerçekleştirildi.
Oturumda lisans ve önlisans süreçlerinde yaşanan güncel gelişmeler, izin süreçleri, kapasite tahsisleri ve bağlantı süreçleri, kamulaştırma uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri, yatırım süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik beklentiler ile saha uygulamalarında karşılaşılan operasyonel zorluklar gündeme geldi.
Bu oturumda TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, EPDK Kamulaştırma Daire Başkanlığı 2. Başkanı Mehmet Emrah Özsoy, TÜREB Başkan Yardımcıları Ebru Arıcı ve Erinç Kısa görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.
İkinci oturum: RES işletmeleri için piyasa ve mevzuat gündemi
“RES işletmelerine dair çeşitli piyasa ve mevzuat düzenlemeleri, güncel durum ve beklentiler” başlıklı ikinci oturum, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Üretim Rüzgar ve Güneş Grup Başkanı Gökay Kütükcü başkanlığında yapıldı.

Oturumda RES’lere yönelik güncel piyasa düzenlemeleri, dengeleme ve uzlaştırma mekanizmaları, yan hizmetler ve sistem katkı uygulamaları, şebeke yönetimi ve üretim kısıntıları ile mevzuat değişiklikleri ve sektör beklentileri ele alındı. Ayrıca piyasa öngörülebilirliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmeler paylaşıldı.
İkinci oturumda TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Yiğit, EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı Organize Toptan Satış Piyasaları Grup Başkanı Metin Sever, TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Necip Fazıl Bakır ve Murat Kirazlı katkı sundu.
Rüzgar yatırımlarında depolama, şebeke ve süper izin mesajı

Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü 16 GW eşiğine yaklaşırken, 2035 yol haritasında rüzgar için yaklaşık 48 GW kapasite hedefi öne çıkıyor. Tahsis edilmiş ancak henüz işletmeye alınmamış 67 GW’lık toplam kapasitenin 24 GW’ının rüzgar projelerinden, bunun yaklaşık 18 GW’ının ise depolamalı rüzgar projelerinden oluştuğu paylaşıldı.
Bu tablo, depolamanın rüzgarda istisna olmaktan çıkıp ana akıma yerleştiğine işaret ediyor. Kapasite tahsislerinin önemli bölümünün depolama ile birlikte tasarlanması, rüzgar projelerinde şebeke güvenliği ve piyasa riskinin birlikte yönetileceğine işaret ediyor.
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın “süper izin” uygulaması sonrasında 23 projede 208 MW kapasitenin devreye alındığına ilişkin paylaşımı ve rüzgar kurulu gücünde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 2,7 kat artış hedefi vurgusu, çalıştayın yalnızca teknik bir istişare değil, hız ve ölçek mesajı taşıdığını gösteriyor.
Rüzgar ve güneş için 2035’te toplam 120 GW hedefi referans alınırken, her yıl en az 7.500–8.000 MW yeni kurulum ihtiyacı ortaya çıkıyor. Her yıl 2 GW’ın üzerinde rüzgar tahsisi ile iletim yatırımlarının eş zamanlı ilerlememesi halinde, şebeke darboğazının 2035 hedeflerini sınırlayabileceği değerlendiriliyor.

Finansman tarafında bankalar için dengeleme maliyetleri, üretim kısıntıları ve fiyat volatilitesi temel risk kalemleri olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasa öngörülebilirliği, YEKA ve uzun vadeli alım yapıları güçlendikçe rüzgarda kredi koşullarını fiilen belirleyen ana unsur haline geliyor.
TÜREB tarafı, düzenleyici yaklaşımın kapalı süreçler yerine istişare ile yürütülmesini sektörün 2035 hedeflerine daha güvenle bakabilmesinin ön koşullarından biri olarak değerlendiriyor. Dr. İbrahim Erden, danışmaya açık düzenleyici yaklaşımın enerji dönüşümünün ölçeği ve hızı açısından kritik olduğunu vurguladı.
Yeşil Haber, rüzgar yatırımlarında izin süreçleri, depolama entegrasyonu, şebeke kapasitesi ve piyasa mekanizmalarını önümüzdeki dönemde dosya haberler ve veri odaklı analizlerle düzenli biçimde takip edecek.
Okura soru
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Depolamalı rüzgar portföyü büyürken, şebeke yatırımları ve izin süreçleri 2035 hedeflerini yakalamaya yeterince hızlanabilir mi?
İlgili Haberler
- Türkiye yenilenebilir kurulu güç yüzde 62: 2035 için her yıl 8 GW kurulum hedefi
- Depolamalı RES ve GES süre uzatımı: EPDK kararı ve saha takvimi
- EPDK depolamalı RES ve GES lisanslarında finansman eşiği
- EPDK 168 MW’lık depolamalı RES ve GES projelerinde 5 önlisansı iptal etti
- EPDK 2026 lisans kararları: yeni lisanslar, iptaller ve depolamalı projeler
- EPDK rüzgar ve güneşte 2.787 MW yeni kapasite tahsisi yapacak
- TÜREB Genel Kurulu: Dr. İbrahim Erden yeniden başkan seçildi

















