EBRD, Çarşamba günü İstanbul’da gerçekleştirilen Tarımsal Finansmanda Sürdürülebilirlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, bankanın tarımsal işletmelere doğrudan, ya da Türk bankaları aracılığıyla sağladığı finansmandan Türkiye’nin kırsal alanlarında bulunan on binlerce tarım işletmesinin faydalandığını açıkladı.
Konferansta konuşan EBRD Türkiye Yönetici Direktörü Jean-Patrick Marquet, Türk tarımına yaptıkları 1 milyar euroyu geçen desteğin yarısının doğrudan yatırım, diğer yarısının ise dokuz Türk bankası vasıtasıyla gerçekleştirildiğini açıklayarak, bu finansman sayesinde ilave istihdam sağlandığını ve ekonomik büyümenin desteklendiğini vurguladı. Marquet, “Türkiye, zirai anlamda dünyanın en büyük yedinci ülkesi ve her yıl 17 milyar dolarlık ihracatı var. Bu kayda değer ve yüksek bir rakam, ayrıca dünya ekonomisinde büyük etkiye yol açtığını da söyleyebiliriz,” şeklinde konuştu.
Marquet, EBRD’nin Türk tarım endüstrisinin daha açık, verimli ve rekabete açık olmasını sağlamaya yönelik politikaların geliştirilmesine destek olmak için Türkiye’deki resmi kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini vurguladı. Marquet, “Türkiye’de tarım sektörü ülke istihdamının da yüzde 20’sini oluşturuyor.  Bu nedenle, ekonomik büyüme ve kırsal kalkınma için tarımın önemi yadsınamaz bir boyutta.” diye konuştu.
Konferansta, EBRD’nin özellikle tarımın yoğun olduğu Güneydoğu bölgesi başta olmak üzere, Türkiye’nin küçük, orta ve büyük işletmelerine erişilmesine yardımcı olduğu ve ticari bankaları tarımsal kredilere öncelik vererek, tarımsal işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yeni yollar üretmeleri için cesaretlendirdiği bildirildi.

CAP, FİNANSMANIN ARTMASINA YARDIMCI OLACAK
Ayrıca, EBRD ve partner bankaların ABD hükümeti ve Avrupa Birliği’nin hibe fonları sayesinde tarım kredilerinin değerlendirilmesinde kullanmak amacıyla Müşteri Değerlendirme Programı (CAP) adında yenilikçi bir sistem geliştirdiği belirtildi. Bu sistem çiftçiler tarafından ticari olarak üretilen tüm tarımsal ve hayvansal ürünleri kapsıyor. Sistem ayrıca bankalara daha iyi risk değerlendirmesi yapmaları, kredi başvurularını daha hızlı incelemeleri ve küçük işletmelere sağladıkları finansmanı arttırmaları için yardımcı oluyor. CAP, bundan sonra TARDES adıyla Türkiye’deki Kredi Kayıt Bürosu (KKB) tarafından devralınacak ve KKB aracılığıyla ülkedeki tüm bankaların kullanımına açılmış olacak.
Doğrudan kredilendirmelere ek olarak, EBRD dokuz Türk bankasıyla – Akbank, Denizbank, Garanti Bankası, İş Bankası, Şekerbank, TEB, TSKB, Vakıfbank ve Yapı Kredi – işbirliği yaparken, bu bankalar, tarımsal işletmelere 700 milyon Euro’yu aşan finansman sağladı. EBRD bugüne kadar yaklaşık 30 şirkete de 500 milyon Euro’yu aşan doğrudan finansman desteği sağladı. Konferansta konuşan İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince de; Türkiye bankacılığının 2008 küresel krizinden bu yana çok iyi bir performans sergilediğine değinerek, “Tarım sektörü de, devletin desteği ile daha düzenli, daha görünür ve daha kredilendirilebilir bir sisteme geçmelidir” dedi. Özince; EBRD’nin, Türkiye’de tarımsal finansmanda sürdürülebilirlik alanında öncülük yaptığını sözlerine ekledi.

“TARIM ARAZİLERİNİN DARALMASINA ENGEL OLUNMALI”
Konferansta konuşa Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Bekir Engürülü Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’sının (GSYH) yaklaşık yüzde 7’sini tarım sektöründen sağladığını ifade ederek,  tarım sektörünün gelişmesine ve finansa ulaşmasına önem verilmesi gerektiğini kaydetti.
Engürülü, “Çiftçimizin borçlanması iyi bir şey mi diye düşünenler olabilir. Burada önemli olan geri dönüş oranlarıdır. Kamu bankaları içerisinde takipteki alacakların toplam içindeki oranı yüzde 2. Yani yüzde 98’i geri dönüşü yapılan kredilerdir. Bu da tarımsal kredinin çiftçimiz tarafından mantıklı, iyi, doğru kullanıldığını ve neticesinde borcun ödendiğini gösteriyor. Çiftçinin krediye ulaşmasının artırılması, tarımsal üretimin de önemli projelerin başarısı için değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Dünyada nüfusun hızla artığını ve kendilerinin de artan nüfusu beslemek zorunda olduklarını söyleyen Engürülü, “Biz tarımcıların birinci özelliği nüfusun gıda ihtiyacını karşılayabilmek. 7,3 milyarlık dünya nüfusunun bir kısmında açlık, bir kısmında obezite var. Tarım arazileri daralıyor. Sanayi, hizmet, turizm sektörleri tarım arazilerini kullanıyor. Bu daralma önemli bir sorun, gelecekte insanları besleyebilmek için tarım arazilerinin daralmasına engel olucu tedbirler almak zorundayız.” dedi.

Önceki İçerik“Çok ciddi yerlileşme ihtiyacımız var”
Sonraki İçerikEBRD: “Yenilenebilirde önemli yatırımlar planlıyoruz”

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz