SIBEL AKBAY/ÖZEL HABER
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Yönetici Direktörü Jean-Patrick Marquet, geçen yıl Türkiye’de yaptığı yatırımların yarısından fazlasının enerji verimliliği ya da yenilenebilir enerji projelerine ayrıldığını belirterek, Banka’nın 2017 başından beri de doğrudan yatırımlar ve TurSeff vasıtasıyla sürdürülebilir enerji projelerine 400 milyon Euro civarında yatırım yaptığını kaydetti. Marquet, Yeşil Haber’e yaptığı açıklamada, enerjide sürdürülebilirliğin EBRD’nin Türkiye stratejisinin önemli bir parçası olduğunu ve hem bankaları hem de müşterilerini Türkiye’de enerji verimliliği projelerini incelemeleri konusunda teşvik ettiklerini belirtti.
2017 yılında da Türkiye’de yenilenebilir enerjide önemli yatırımlar planladıklarını kaydeden Marquet, “Bu vesileyle Türkiye’nin enerjide ve ekonomide bağımsızlığına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Türkiye an itibariyle EBRD’nin en büyük yatırım bölgesini oluşturuyor.” diye konuştu.
EBRD, kendi geliştirdiği ve Avrupa Birliği fonu ile desteklenen Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı TurSEFF sayesinde, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapmak isteyen ve KOBİ düzeyinde olan firma ve ticari girişimcilere kredi sağlıyor.

“TÜRKİYE’NİN JEOTERMAL POTANSİYELİNİ DEĞERLENDİRECEĞİZ”
Geçtiğimiz hafta Kızıldere III Jeotermal Enerji Santrali  için Zorlu Enerji’yle imzaladıkları kredi anlaşmasına dikkat çeken Marquet, “Türkiye’nin jeotermal alanında çok büyük potansiyeli bulunuyor. Biz de bu potansiyeli kullanmak için elimizden geleni yapıyoruz.” diye konuştu.
Zorlu Enerji, Kızıldere III Jeotermal Enerji Santrali’nin ikinci ünitesinin finansmanı için EBRD, Akbank, İş Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ile 190 milyon dolar tutarında proje finansman kredisi sözleşmesi imzalandı. Kredi 165 MW kurulu güce erişecek santralin  65.5 MW gücündeki ikinci ünitesinin finansmanında kullanılacak.
Sürdürülebilirliğe olan yatırımlarda tarım sektörünün de önemli bir rol oynadığını vurgulayan Marquet, “Sürdürülebilirlik karmaşık bir konu. Enerji verimliliği ile ilgili tarafları olduğu gibi, aynı zamanda istihdam sağlaması ve yaptığı bölgesel katkılar açısından da önemli. Tarım sektörü, daha fazla verimlilik için potansiyel içermesi açısından önem taşıyor.” dedi.

“TARIMDA 32 BİN KOBİ’YE FİNANSMAN SAĞLADIK”
Biyogaz toplanması vasıtasıyla enerji üretilmesi sayesinde, tarımda üretim süreçlerinin verimliliğinin arttırılabileceğine dikkat çeken Marquet, tarımın nüfusu kaynaştırma ve dahil etme açısından da  önemli bir sektör olduğuna dikkat çekti. Marquet, “Tarım, çiftçilerin endüstriyel işlemlere dahil olması, gençlere ve kadınlara daha çok istihdam sağlanması ve eğitim verilmesinin de bir yolu olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.
EBRD’nin Türkiye için belirli bir bütçeyle kendisini sınırlandırmadığını, bütçe kaygılarından ziyade, talep odaklı faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Marquet, “Müşterilerimizin yatırım ihtiyaçlarına göre finansman sağlamaya çalışıyoruz. Şirketlerin doğrudan ya da doğrudan olmayan bir biçimde finanse edebileceğimiz yeni yatırımlar geliştirmelerini teşvik ediyoruz. Doğrudan kredilendirmeye ek olarak, şu ana kadar dokuz bankayla yaptığımız ortaklık sayesinde, tarım sektöründe 32,000 KOBİ’ye finansman sağladık. Bunu daha da genişletmeyi planlıyoruz.” dedi.

“EKONOMİK REFORM POLİTİKALARI SÜRMELİ”
Şu anda Banka’nın küresel anlamdaki aktivitelerinin yüzde 20’sinin Türkiye’de gerçekleştiğini belirten Marquet, ancak hükümetin ekonomik reform politikasını devam ettirmesinin EBRD için anahtar konuyu oluşturduğunu vurguladı. Marquet, “EBRD’nin Türkiye’ye olan bağlılığı devam ediyor. Ancak önümüzdeki dönemde hükümetin tasarlamış olduğu ekonomik reform politikasını sürdürdüğünü görmek istiyoruz. Türkiye ekonomik açıdan şu anda büyüdüğünden çok daha hızlı büyüyebilir.” diye konuştu.
Büyüme hızını arttırmak için tüm doğal kaynaklardan yararlanılması gerektiğini kaydeden Marquet, “Türkiye genç bir nüfusa sahip. Gençlere ve kadınlara daha fazla istihdam sağlanmak zorunda. Daha hızlı büyümek ve istihdamı arttırmak için, tarım, demiryolları, enerji gibi pek çok sektörde liberalleşme ve verimliliği arttıracak reformlara devam edilmesi gerekiyor.” dedi.

Önceki İçerikEBRD’nin Türk tarımına katkısı 1 milyar Euro’yu aştı
Sonraki İçerikGeleceğin şehirlerine servet lazım

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz