ELDER’in 22 Ekim’de aktardığı yıllık yüzde 8’in üzerinde elektrik talebi artışı değerlendirmesi, küresel hedef ve ulusal plan ayrımıyla okunmalı.
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, 22 Ekim 2026’da Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “35’te 35” hedefi için Türkiye’de elektrik talebinin yıllık ortalama yüzde 8’in üzerinde artması gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın değerlendirmesi AA haberinde resmi bir talep tahminine dayandırılmıyor; hedefe ulaşılması için gerekli gördüğü büyüme hızını ifade ediyor.
Yüzde 35 elektrikleşme hedefi küresel mi, ulusal mı?
COP31’in resmi “35’e 35 Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü”, elektriğin toplam nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar küresel ölçekte yüzde 35’e çıkarılmasını amaçlıyor. Belge, ülkelerin farklı başlangıç noktalarına ve ulusal koşullarına göre kendi elektrikleşme politikalarını, planlarını ve hızlarını belirleyeceğini açıkça ifade ediyor. AA söyleşisi ise Erdoğan’ın değerlendirmesini Türkiye üzerinden aktarıyor. Küresel hedef, tek başına Türkiye’nin ulusal planında aynı oranın kesinleştiğini göstermiyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 9 Eylül 2026 tarihli açıklaması, elektrikleşmenin hazırlanan 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın merkezine konulduğunu belirtiyor. Ancak bu açıklama, yüzde 35’in Türkiye için kesinleşmiş ulusal plan parametresi olduğunu tek başına netleştirmiyor. Yeşil Haber’in daha önce ele aldığı COP31 küresel elektrifikasyon hedefi ile ulusal uygulama patikasını bu nedenle ayrı değerlendirmek gerekiyor.
Eski ulusal plan hangi elektrik tüketimini öngörüyordu?
2022 tarihli Türkiye Ulusal Enerji Planı, 2020–2035 döneminde elektrik tüketiminin yıllık ortalama yüzde 3,5 artarak 306,1 TWh’den 510,5 TWh’ye ulaşmasını öngörüyordu. Aynı senaryoda elektriğin nihai enerji tüketimindeki payı 2035 için yüzde 24,9 olarak hesaplanmıştı.
Bu rakamlarla ELDER’in yüzde 8’in üzerindeki büyüme değerlendirmesi farklı kapsam ve varsayımlara dayanıyor. Dolayısıyla karşılaştırma, resmi talep tahmininin yüzde 3,5’ten yüzde 8’e yükseltildiği anlamına gelmiyor. Elektrikleşmenin sanayideki ekonomik karşılığı da yalnızca talep artışına bağlı değil; sanayide elektrifikasyonun maliyet hesabında enerji fiyatları, teknoloji verimi ve şebeke koşulları birlikte belirleyici oluyor.

Dağıtım şebekesinde hangi ihtiyaçlar öne çıkıyor?
Erdoğan’a göre elektrikli araçlar, sanayide elektrik kullanımı ve iklimlendirme ihtiyacı, şebekelerin daha güçlü ve esnek hale getirilmesini gerektiriyor. Türkiye’de 1,6 milyon kilometrenin üzerinde dağıtım hattı ve yaklaşık 52 milyon abone bulunduğunu aktaran Erdoğan, ELDER’in abone sayısının 2035’te 64 milyonu aşmasını öngördüğünü söyledi.
Erdoğan, toplam elektrik kurulu gücünün yaklaşık beşte birinin dağıtım sistemine bağlı olduğunu ve bu kapsamda 35 binin üzerinde üretim tesisi bulunduğunu belirtti. “Dağıtım 2.0” olarak tanımladığı yaklaşımın dijitalleşme, esneklik ve afet dayanıklılığıyla desteklenen dağıtım sistemi işletmeciliğine geçişi kapsadığını ifade etti. Uzaktan izleme ve kontrol sağlayan SCADA sisteminin kapsama oranının 2013’ten bu yana yaklaşık yüzde 10’dan yüzde 50 seviyelerine yükseldiğini de aktardı.
Yüzde 8 değerlendirmesi neyi göstermiyor?
AA söyleşisinde bu artış hesabının başlangıç yılı, talep serisi ve ayrıntılı yöntemi paylaşılmıyor. Elektriğin nihai tüketimdeki payına ilişkin yüzde 35 hedefinden, tek başına yıllık yüzde 8 talep artışı sonucu çıkarılamaz; başlangıç düzeyi, hesap dönemi ve toplam nihai enerji tüketiminin nasıl değişeceği de bilinmelidir.
Bu nedenle oran, bağımsız olarak doğrulanmış bir projeksiyon veya güncellenmiş resmi plan sonucu olarak sunulamaz. Erdoğan da hedefe ulaşılmasını tutarlı politikaların uygulanmasına ve gerekli finansmanın sağlanmasına bağlıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Elektrikleşme sürecinde dağıtım yatırımlarının önceliği kapasite artışı, dijitalleşme veya afet dayanıklılığından hangisi olmalı?
Kaynaklar
COP31 Başkanlığı, COP31 35’e 35 Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü, 21 Eylül 2026.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Ulusal Enerji Planı, 2022.
İlgili haberler
- COP31 yüzde 35 hedefiyle elektrifikasyonu enerji güvenliği gündemine taşıyor
- Elektrifikasyon Türkiye’de hangi koşullarda rekabet avantajı sağlar?
- EPDK’dan elektrik verisi uygulamalarına 3 saniye ölçütü


























