Yeşil Pulse görseli: “Doğa finansmanı açığı sürüyor” başlığı ve Kafkas dağ çayırında akan bir dere
Erivan'daki COP17'de kararlar kabul edildi, ancak açıklanan taahhütler doğa finansmanı açığının kapandığını göstermiyor. Temsili görsel: Yeşil Haber
REKLAM

COP17’de küresel değerlendirme kabul edilirken açıklanan 1,8 milyar doları aşan finansman taahhütleri, doğa finansmanı açığının kapandığını göstermiyor.

Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 17. Taraflar Konferansı (COP17), 30 Ekim’de bitmesi planlanırken 31 Ekim sabahına sarktı. AFP’nin aktardığına göre COP17 Başkanı, Ermenistan Çevre Bakanı Hambardzum Matevosyan, son metinleri alkışlar arasında tokmaklarken “Bu kadar. Mükemmel” dedi.

31 Ekim kontrolünde kabul edilen nihai karar metinleri henüz doğrulanamadı. Sözleşme Sekretaryası’nın kapanış açıklaması da kontrol sırasında erişilebilir değildi. Aşağıdaki bilgiler Sekretarya’nın ve ilgili fonların zirve boyunca yaptığı açıklamalara ve kapanışı izleyen haber kaynaklarına dayanıyor. Nihai karar metinleri doğrulandığında yazıyı güncelleyeceğiz.

REKLAM

Erivan’da ne kabul edildi?

Zirvenin ana gündemi, 2022’de kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin ilk küresel değerlendirmesiydi. Çerçeve, 2030’a kadar kara ve denizlerin yüzde 30’unun korunması dahil 23 hedef içeriyor. BM Genel Sekreteri’nin 15 Ekim’de açıkladığı Biyoçeşitlilik Eylemi Durumu raporu, değerlendirilen ulusal hedeflerin yarısından azının yolunda olduğunu ortaya koymuştu.

Kapanışı izleyen The Climate Watch’ın aktardığına göre Matevosyan’ın tokmakladığı metinler arasında küresel değerlendirme ve kaynak seferberliği, yani finansman kararları da vardı. Aynı kaynağa göre korunan ve koruma altındaki alanlar bugün karaların ve iç suların yaklaşık yüzde 19’unu, denizlerin ise yaklaşık yüzde 10’unu kapsıyor. Değerlendirme, tek tek ülkeleri cezalandıran bir mekanizma olarak tasarlanmadı.

Taraflar ayrıca 2026-2030 dönemi için bir hızlandırma çerçevesi olarak hazırlanan “Erivan Yol Haritası” (Yerevan Pathway) üzerinde çalıştı. Müzakere edilen taslağa göre öncelikler; güçlendirilmiş ulusal biyoçeşitlilik stratejileri, daha iyi izleme, daha fazla finansman, teknoloji transferi ve biyoçeşitliliğin kalkınma planları ile kamu bütçelerine yerleştirilmesi. Metnin nihai içeriği yayımlandığında netleşecek.

Zirvenin ilk haftasında ise Sözleşme ve iki protokolüne ait üç toplantıda toplam 14 karar kabul edilmişti: 4’ü COP17’de, 8’i Cartagena Biyogüvenlik Protokolü’nde, 2’si Nagoya Protokolü’nde. Bu kararlar biyogüvenlik, istilacı yabancı türler ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi başlıkları kapsıyordu.

Finansman taahhütleri, açığın kapandığını göstermiyor

Çerçeve kabul edildiğinde dünyanın doğayı korumak için bugün harcadığından yılda yaklaşık 700 milyar dolar daha fazlasına ihtiyaç duyduğu hesaplanmıştı. Bu açığın kapatılması için iki yol çizildi: Tüm kaynaklardan yılda en az 200 milyar dolar seferber etmek ve doğaya zarar veren teşvikleri yılda en az 500 milyar dolar azaltmak. Gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası finansman hedefi (2025’te yılda 20, 2030’da 30 milyar dolar), 200 milyar dolarlık toplam hedefin içindeki bir alt hedef; iki rakam toplanmıyor.

İnfografik: Kunming-Montreal çerçevesinin üç finansman hedefi ve her biri için son erişilebilir veri, üç ayrı kartta
Çerçevenin finansman hedefleri ve son erişilebilir veriler. Uluslararası finansman hedefi, 200 milyar dolarlık toplam hedefin içinde yer alıyor. Kaynak: OECD, Carbon Brief, UNEP. Grafik: Yeşil Haber
Kalem Hedef Son erişilebilir veri ve dönemi
Tüm kaynaklardan biyoçeşitlilik finansmanı 2030’a kadar yılda en az 200 milyar dolar OECD tahminiyle 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 74,9-92,4 milyar dolar
Gelişmekte olan ülkelere uluslararası finansman (200 milyarın alt hedefi) 2025’te yılda 20, 2030’da 30 milyar dolar 2025 hedefinin muhtemelen karşılanmadığı değerlendiriliyor
Zararlı teşviklerin azaltılması 2030’a kadar yılda en az 500 milyar dolar Doğaya zararlı sübvansiyonlar 2023’te yaklaşık 2,4 trilyon dolar

Kaynaklar: Hedefler Kunming-Montreal çerçevesinden; toplam finansman tahmini OECD (Ekim 2026), uluslararası finansman değerlendirmesi Carbon Brief, sübvansiyon tahmini UNEP.

Zirve boyunca yeni taahhütler açıklandı. Sekretarya’ya göre üst düzey bölümün kapandığı 28 Ekim’e kadar hükümet taahhütleri, çok taraflı fon taahhütleri ve kamu-özel finansman girişimleri yoluyla 1,8 milyar doları aşan yeni biyoçeşitlilik finansmanı duyuruldu. Bunlar taahhüt ve girişimlerden oluşuyor; fiilen aktarılmış para anlamına gelmiyor ve farklı süreleri kapsayabiliyor. Bu nedenle yıllık açıkla doğrudan karşılaştırılamaz.

Bu taahhütlerin bir bölümü, 2023’te kurulan Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi Fonu’na (GBFF) gitti. Fonu yöneten Küresel Çevre Fonu’nun (GEF) 26 Ekim’deki ortak açıklamasına göre Almanya, İzlanda, Monako, Kanada’nın Québec eyaleti ve Berlin kenti fona toplam 60,22 milyon dolarlık yeni katkı sözü verdi. Ev sahibi Ermenistan açıklamanın tarafıydı ancak bağışçılar arasında değil.

The Climate Watch’ın değerlendirmesine göre kaynak seferberliği konusunda bir uzlaşıya varıldı, ancak bu uzlaşı tek başına önemli miktarda yeni finansman garantisi içermiyor. 200 milyar ve 30 milyar dolarlık hedefler Erivan’dan önce de vardı.

Bağışçı tabanı: Kim ödeyecek?

Zirvenin en sert tartışmalarından biri, parayı kimin vereceğiydi. Climate Home News’e göre Avrupa Birliği, Çin gibi büyük gelişmekte olan ekonomilerin ve Körfez ülkelerinin de katkı verebilmesi ve bu katkıların ortak hedefte hesaba katılması için potansiyel bağışçı listesinin genişletilmesini önerdi. The Climate Watch, Hindistan, Brezilya ve Çin’in bu öneriye karşı çıkan gelişmekte olan ülkeler arasında olduğunu aktardı.

Fransa Ekolojik Dönüşüm Bakanı Monique Barbut, kapanıştan önce AFP’ye bağışçı tabanının genişletilmesi konusunda ilerleme görüldüğünü söyledi. Bu ilerlemenin nihai metne nasıl yansıdığı, metin yayımlanmadan doğrulanamıyor. Tartışma, katkı sağlayacak ülkelerin kapsamı ve bu katkıların ortak finansman hedefinde nasıl hesaba katılacağı üzerinde yoğunlaşıyor.

Cali Fonu’na şirket katkısı sınırlı kaldı

Şubat 2025’te faaliyete geçen Cali Fonu, bitki, hayvan ve mikroorganizmaların dijital genetik dizi verisini (DSI) ilaç, biyoteknoloji ve kozmetik gibi alanlarda kullanan şirketlerden pay toplamak için kuruldu. Belirli büyüklük eşiklerini aşan şirketler için gösterge niteliğindeki katkı oranı kârın yüzde 1’i ya da gelirin yüzde 0,1’i. Katkı gönüllü ve fon kaynaklarının en az yarısının yerli halklara ve yerel topluluklara gitmesi öngörülüyor.

The Guardian’ın aktardığına göre COP17 başladığında fona 10.656 dolarlık katkı taahhüdü verilmiş, bunun 7.085 doları yatırılmıştı. Cali Fonu’nun 29 Ekim tarihli açıklamasına göre E-BIOM, Disyn Biotec ve Verna adlı üç yeni şirketin katkılarıyla toplam katılımcı sayısı beşe ulaştı; açıklamada güncellenmiş toplam tahsilat tutarı verilmedi.

Zararlı teşvikler: Siyasi ivme, zayıf metin

Çerçevede açığın önemli bir bölümünün, doğaya zarar veren teşviklerin azaltılması ve yeniden yönlendirilmesiyle kapatılması öngörülüyor. Climate Home News’in aktardığına göre BM ilerleme raporu, hükümetlerin en az yol aldığı alanın da bu (Hedef 18) olduğunu gösteriyor. Greenpeace International’dan An Lambrechts AFP’ye, kabul edilen karar metninin konuyu zayıf ifadelerle ele aldığını, buna karşın zirvede zararlı teşviklere yönelik önemli bir siyasi ivme oluştuğunu söyledi.

Bu alandaki somut adımlar gönüllü nitelikte: COP17 Başkanlığı’nın başlattığı Biyoçeşitliliğe Olumlu Teşvikler için Erivan Çağrısı, Finlandiya ile Kolombiya’nın eş başkanlığındaki Hedef 18’in Dostları grubu ve Erivan Biyoçeşitlilik Finansmanı Yarışması. Erivan Çağrısı ile Hedef 18’in Dostları grubunu COP17’nin son düzlüğünü anlattığımız yazıda ele almıştık.

Sırada ne var?

Zaman çizelgesi: Montreal 2022'den Cali, Roma ve Erivan'a, oradan Ekvador 2028 ve 2030 hedef yılına uzanan biyoçeşitlilik zirveleri
Kunming-Montreal çerçevesi 2022’de kabul edildi; ilk küresel değerlendirme Erivan’da yapıldı, bir sonraki zirve 2028’de Ekvador’da. Kaynak: CBD, AFP. Grafik: Yeşil Haber

Bir sonraki biyoçeşitlilik zirvesi COP18, 2028’de Ekvador’da yapılacak. AFP’ye göre Ekvador, Panama ile yarıştığı ev sahipliğini 31 Ekim sabahı yapılan gizli oylamada kazandı.

Daha yakın takvimde ise 9-20 Kasım’da Antalya’da yapılacak iklim zirvesi COP31 var. Erivan’da öne çıkan “kim ödeyecek” sorusu, iklim finansmanı başlığında Antalya’da da gündemde olacak. Erivan’ın kapanışı, 2030’a dört yıl kala hedeflerin yerinde durduğunu, bu hedeflere ulaşacak finansmanın ise hâlâ hedeflerin gerisinde kaldığını gösterdi.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Doğanın korunması için gereken finansmana ekonomik olarak güçlenen gelişmekte olan ülkeler de katkı vermeli mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın.

Kaynaklar

İlgili haberler

REKLAM

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz