Koyu yeşil panelde “Karbonun eşitsiz faturası” başlığı; sağda pistte bekleyen beyaz bir özel jet ve arkasında puslu gökyüzü altında gri, yoğun bir konut bölgesi.
Oxfam’ın Disaster Divide raporuna göre Türkiye’de en zengin binde birlik kesimin karbon emisyonu, en yoksul 22,9 milyon kişinin toplamını aşıyor.
REKLAM

Oxfam’ın COP31 öncesi raporuna göre Türkiye’de en zengin binde birlik kesimin karbon emisyonu, en yoksul 22,9 milyon kişinin toplamını aşıyor.

Oxfam’ın 27 Ekim’de duyurduğu Disaster Divide (Afet Eşitsizliği) raporunun Türkiye verileri, konfederasyonun Türkiye üyesi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (Oxfam KEDV) tarafından paylaşıldı. 9–20 Kasım’da Antalya’da yapılacak BM İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde yayımlanan rapor, ev sahibi ülkenin kendi iç tablosuna dair de bir veri sunuyor.

Türkiye için açıklanan rakamlar

KEDV’nin açıklamasına göre Oxfam hesaplamaları Türkiye için şu tabloyu ortaya koyuyor:

REKLAM
Gösterge Oxfam / KEDV hesabı
En zengin binde 1 (84.980 kişi) Toplam emisyonu, en yoksul yüzde 27’nin (22,9 milyon kişi) toplamından fazla
En zengin binde 1’den bir kişi Yaklaşık 8,5 haftada, en yoksul yüzde 50’den bir kişinin 30 yıllık emisyonu kadar karbon salıyor
Türkiye’deki özel jetler (2025) En yoksul yüzde 50’den bir kişinin yıllık emisyonuna 12,8 dakikada ulaştı
İklim tehlikesine maruziyet Nüfusun dörtte biri, yaklaşık 21 milyon kişi, hayatında en az bir kez sel, kuraklık ya da aşırı hava olayı gibi iklim kaynaklı bir tehlike yaşadı

Buradaki “en zengin binde 1”, küresel değil Türkiye içi gelir dağılımına göre tanımlanan grup. İkinci satırdaki karşılaştırma, Yeşil Haber’in hesabıyla kişi başına yaklaşık 184 katlık bir farka karşılık geliyor (30 yıl ÷ 59,5 gün).

Türkiye’de karbon eşitsizliğini gösteren infografik: en zengin 84.980 kişinin emisyonu en yoksul 22,9 milyon kişiden fazla; en zengin binde 1'den bir kişinin 8,5 haftada saldığı karbon, en yoksul yarıdan bir kişinin 30 yıllık emisyonuna eşit; özel jetler bu yıllık miktara 12,8 dakikada ulaşıyor; 21 milyon kişi iklim kaynaklı bir tehlike yaşadı.
Oxfam ve KEDV’nin paylaştığı Türkiye verileri. Rakamlar tüketim bazlı model tahminleri. Kaynak: Oxfam, Disaster Divide (Ekim 2026).

Küresel tablo: 8 milyon kişi, 3,5 milyar kişiden fazla

Raporun ana bulgusu küresel ölçekte. Oxfam’ın yöntem notuna göre dünyanın en zengin binde birlik kesimi (yaklaşık 8 milyon kişi) 2023’te 2.361 milyon ton CO₂ salarken, en yoksul yüzde 44 (3,5 milyar kişi) 2.312 milyon ton saldı. Aynı küçük grubun emisyonu, 1,3 milyar nüfuslu Sahra Altı Afrika’nın toplamının (737 milyon ton) yaklaşık 3,2 katı.

Raporda en çok alıntılanan rakam ise en zengin yüzde 1’in bir yıllık emisyonunun yol açacağı tahmin edilen 1,9 milyon ek sıcaklık kaynaklı ölüm. Bu rakam yıllık bir ölüm sayısı değil. Oxfam, en zengin yüzde 1’in 2023 emisyonlarını (6,0 milyar ton CO₂, eşdeğer olarak 8,25 milyar ton) karbonun ölüm maliyeti adı verilen bir katsayıyla çarparak, bu emisyonların zaman içinde neden olacağı ek ölümleri tahmin ediyor.

Rakamlar nasıl hesaplandı?

Rapordaki emisyon rakamları ölçülmüş envanter verisi değil, tüketim bazlı model tahminleri. Oxfam’ın yöntem notuna göre ulusal tüketim emisyonları Stockholm Çevre Enstitüsü’nün (SEI) veri setinden, gelir dağılımı ise World Inequality Database’den alınıyor. Emisyonlar, gelir ile emisyon arasındaki ilişki üzerinden gelir gruplarına dağıtılıyor. Özel jet hesapları, ADS-B Exchange uçuş takip verilerine dayanan 2025 veri setinden geliyor.

KEDV’nin açıklamasında Türkiye emisyon rakamlarının referans yılı belirtilmiyor. Tarihi açıkça verilen tek Türkiye verisi, 2025 yılına ait özel jet hesabı. Bu nedenle Türkiye rakamları resmi sera gazı envanteriyle doğrudan karşılaştırılabilir değil. Rakamlar, emisyon sorumluluğunun gelir grupları arasında nasıl dağıldığını gösteren bir tahmin olarak okunmalı.

COP31 ev sahibi için ne anlama geliyor?

Türkiye, COP31’e emisyonları hâlâ artan bir ülke olarak ev sahipliği yapıyor. Yeşil Haber’in aktardığı UNEP Emisyon Açığı Raporu’na göre Türkiye, 2025’te mutlak emisyon artışında ABD’den sonra ikinci sırada yer aldı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise mayısta Kopenhag’da, Türkiye’nin konferans önceliklerini uyum hedeflerinin uygulanması, uyum finansmanının artırılması ve aktörler arası koordinasyon olarak sıralamıştı.

Oxfam verisi bu önceliğe bir soru ekliyor: Nüfusun dörtte biri iklim kaynaklı bir tehlikeyle karşılaşmışsa, uyumun maliyetini kim üstlenecek? KEDV Kurucusu Şengül Akçar, açıklamada yoksul kadınların gıda fiyatları arttığında önce kendi beslenmelerinden kıstığına dikkat çekerek “İklim krizinin bedeli kadınlara yüklenemez” dedi. KEDV, hükümetlere ve yerel yönetimlere kadın örgütlerini afet ve iklim kararlarına ve bütçelerine dahil etme, kadın kooperatiflerine uzun vadeli hibe sağlama ve bakım hizmetleri ile sosyal korumayı güçlendirme çağrısı yaptı. Oxfam ise küresel ölçekte en zengin kirleticilerin vergilendirilmesini savunuyor.

Oxfam ve KEDV kimdir?

Oxfam, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele eden bağımsız kuruluşların oluşturduğu uluslararası bir konfederasyon. Adını, 1942’de İngiltere’de kurulan Oxford Kıtlık Yardımı Komitesi’nden (Oxford Committee for Famine Relief) alıyor. Oxfam, her yıl Davos zirvesi öncesinde yayımladığı servet eşitsizliği raporları ve iklim zirveleri öncesinde yayımladığı karbon eşitsizliği raporlarıyla biliniyor. Rakamlarını kendi hesaplamalarıyla üretiyor ve aynı zamanda politika savunuculuğu yapan bir kuruluş.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), 1986’da kurulan ve kadın kooperatifleri ile taban kadın örgütleriyle çalışan bir sivil toplum kuruluşu. 2019’da Oxfam konfederasyonunun 20. üyesi oldu ve o tarihten beri Oxfam KEDV adıyla çalışıyor. Oxfam raporlarının Türkiye verilerini kamuoyuyla KEDV paylaşıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?

İklim politikasında uyumun maliyeti, emisyon sorumluluğuna göre mi paylaşılmalı? Türkiye, COP31 ev sahibi olarak bu tartışmayı kendi iç politikasına da taşımalı mı?

İlgili haberler

Kaynaklar: Oxfam KEDV, Afet Eşitsizliği Raporu açıklaması (30.10.2026); Oxfam International, Disaster Divide raporu; Oxfam, Disaster Divide yöntem notu (Ekim 2026); Daily Sabah, Kurum’un COP31 öncelikleri (21.05.2026).

REKLAM

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz