WWF-Türkiye ve DKMP’nin Akyatan programı 21. sezonunu kapattı: 2006’dan bu yana yaklaşık 8.200 yuva korundu, 283 bin yavru denize ulaştı.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Millî Parklar (DKMP) 7. Bölge Müdürlüğü ile birlikte Adana’nın Karataş ilçesindeki Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda yürüttüğü Yeşil Deniz Kaplumbağası İzleme ve Koruma Programı’nın 21. sezonunu tamamladı. Vakfın açıkladığı verilere göre 2006’dan bu yana yaklaşık 8.200 yuva tespit edilip koruma altına alındı, yaklaşık 283.000 yavru denize ulaştı.
Sezon kapanışı, vakfın beş yıl aradan sonra yeniden başlattığı yardımseverlik koşusuyla aynı haftaya denk geliyor. WWF-Türkiye koşucuları, 1 Kasım Pazar günü koşulacak 48. İstanbul Maratonu’nda yeşil deniz kaplumbağaları başta olmak üzere yaban hayatı koruma çalışmaları için bağış toplayacak.

21 yılın sayıları
- Korunan yuva: yaklaşık 8.200 (2006–2026)
- Denize ulaşan yavru: yaklaşık 283.000
- Uydu cihazı takılan dişi: 19
- Sahada çalışan gönüllü: 500’den fazla
Programın 20. yılı dolayısıyla geçen yıl açıklanan rakamlar 7.500 yuva ve yaklaşık 270 bin yavruydu. Her iki yılın verileri de yuvarlanmış olduğu için aradaki farktan 2026 sezonunun kesin yuva ve yavru sayısını çıkarmak doğru olmaz; sezonun ayrı verisi basın bülteninde yer almıyor.
Uydu izlemesi, Akyatan’ın kıyıdan çok daha geniş bir coğrafyaya bağlı olduğunu gösteriyor. WWF-Türkiye Deniz ve Yaban Hayatı Programları Müdürü Ayşe Oruç, 2025’te yaptığı açıklamada cihaz takılan 19 dişinin tamamının kışı Kuzey Afrika kıyılarında geçirdiğini söylemişti.

Akyatan neden bu kadar önemli?
Akyatan 1987’den bu yana Yaban Hayatı Geliştirme Sahası. Akyatan Lagünü ise 1998’den bu yana Ramsar Sözleşmesi kapsamında uluslararası öneme sahip sulak alan olarak kayıtlı (14.700 hektar). WWF-Türkiye’nin alan tanımına göre lagünle deniz arasında, genişliği yer yer 3–4 kilometreyi, uzunluğu 22 kilometreyi bulan kumullar Türkiye’nin en büyük kumulları. Kumulların tarım alanlarına ilerlemesini önlemek için 1972–1987 arasında ağaçlandırılan Akyatan Ormanı, bugün tarım alanlarıyla yuvalama kumsalı arasında bir tampon işlevi görüyor.
Aynı kaynağa göre Akyatan, Sugözü, Kazanlı, Alata ve Samandağ kumsalları, Türkiye’deki yeşil deniz kaplumbağası yuvalamasının yaklaşık yüzde 91,5’ini oluşturuyor. WWF-Türkiye, Akdeniz’deki yeşil deniz kaplumbağalarının yarısından fazlasının yumurtalarını Türkiye kıyılarına bıraktığını belirtiyor.

IUCN statüsü: İyileşme var, ama ifade önemli
Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas), IUCN Kırmızı Listesi’nde 1982’den beri “Tehlikede” (EN) kategorisindeydi. Ekim 2025’teki güncellemeyle türün küresel statüsü “Asgari Endişe” (LC) kategorisine indirildi. Aynı güncelleme türü 11 alt popülasyon düzeyinde de ele aldı; Akdeniz alt popülasyonu “Tehdide Yakın” (NT) kategorisinde yer alıyor.
WWF-Türkiye’nin bülteninde, Akdeniz alt popülasyonunun IUCN’nin 2023 sonu değerlendirmesiyle “Kritik Tehlikede” (CR) kategorisinden “Tehdide Yakın” kategorisine iyileştirildiği belirtiliyor. Kırmızı Liste kayıtları ise Akdeniz alt popülasyonunun 2023’ten önce ayrıca değerlendirilmediğini gösteriyor; IUCN’nin 2022 tarihli Akdeniz deniz kaplumbağaları dokümanında da Akdeniz yeşil kaplumbağa popülasyonlarının “henüz değerlendirilmediği” yazıyor. “Kritik tehlikede” nitelemesi daha önce bölgesel literatürde kullanılıyordu. Dolayısıyla tablo, resmî bir kategori düşüşünden çok, ilk ayrı değerlendirmede ortaya çıkan olumlu bir sonuç olarak okunmalı.
Bu sonuç sahadaki emeğe dayanıyor. State of the World’s Sea Turtles (SWOT) verilerine göre Akdeniz alt popülasyonunda yuvalama yaklaşık 30 yılda kümülatif olarak yüzde 270 arttı. IUCN’nin 2025 değerlendirmesi, Akdeniz alt popülasyonunun tamamı için yılda yaklaşık 6.000 yuva tahmini veriyor. Öte yandan yuvalama alanının 300 kilometreden kısa bir kıyı şeridine sıkışmış olması ve kıyı yapılaşması, popülasyonu kırılgan tutmaya devam ediyor.
Bin yumurtadan bir ya da iki
WWF-Türkiye’ye göre kıyı yapılaşması, plastik kirliliği, iklim değişikliği ve balık ağlarına takılma gibi nedenlerle bırakılan her bin yumurtadan yalnızca bir ya da ikisi erişkinliğe ulaşabiliyor. Denize ulaşan yavruları erişkinliğe kadar 15–20 yıl süren bir yolculuk bekliyor.
Program bu yüzden “ikinci nesil anneleri” bir eşik olarak görüyor: Vakfa göre bir zamanlar Akyatan’da yumurtadan çıkan dişiler, bugün yumurtlamak için doğdukları kumsala dönmeye başladı. Bültende bu dönüşün hangi yöntemle (markalama ya da genetik analiz gibi) doğrulandığına ilişkin bilgi yer almıyor.

Otçul bir tür olan yeşil deniz kaplumbağası deniz çayırlarıyla besleniyor. WWF-Türkiye, türün deniz çayırlarını biçerek denizlerin oksijen üretimine ve karbon depolamasına katkı sağladığını vurguluyor; bu yüzden tür, kıyı ekosistemlerinin kilit canlılarından biri sayılıyor.
Maratonda bağış kampanyası
Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu 1 Kasım 2026 Pazar günü koşulacak. WWF-Türkiye’yle koşmak isteyenler Adım Adım platformunda kendi bağış kampanyalarını açabiliyor ya da açılmış kampanyalara destek olabiliyor. Kampanya sayfası: ipk.adimadim.org.

Siz ne düşünüyorsunuz?
Yuvalama kumsallarının korunmasında asıl yük gönüllü programlarda mı olmalı, yoksa kıyı planlaması ve yapılaşma kararlarında mı? Akdeniz kıyısında gece ışıklandırması ve kumsal kullanımı kurallarına uyulduğunu gözlemliyor musunuz?
Kaynaklar
- WWF-Türkiye basın bülteni: “WWF-Türkiye, 48. İstanbul Maratonu’nda Akyatan’ın yeşil deniz kaplumbağaları için koşuyor!” (Ekim 2026)
- WWF-Türkiye: Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası alan tanımı
- WWF-Türkiye: Akyatan’da 20 yıl
- IUCN SSC Marine Turtle Specialist Group: Red List assessments
- IUCN Red List 2025: Chelonia mydas
- IUCN (2022): Conservation of marine turtles in the Mediterranean Sea
- SWOT: The conservation status of green turtle populations worldwide
- Ramsar: Akyatan Lagoon (site no. 943)
- AA / Ekonomist: Adana’da son 20 yılda 270 bin kaplumbağa yavrusu denizle buluştu
İlgili haberler
- 554 hektar daralma: Sarıgerme’de en sıkı koruma sınırı %88 küçüldü
- Türkiye’nin mavi karbon varlığı tehdit altında: Deniz çayırları alarm veriyor
- 112 bin m² deniz çayırı haritalandı: Büyükada’da incelenen alanların yarıya yakını sağlıksız


























