Mavi Nefes Projesi, beş yılda 335 ton katı ve 6,4 milyon litre sıvı atık toplarken Prens Adaları’nda 112.627 m² deniz çayırını haritaladı.
Hızlı bakış
- Prens Adaları’nda 112.627 m² deniz çayırı haritalanırken Büyükada’daki araştırma alanlarının yarıya yakınının sağlıksız olduğu belirlendi.
- İstanbul Boğazı ve Van Gölü’nden 335.188 kg katı atık, Göcek ve Adrasan’dan 6.412.982 litre sıvı atık toplandı.
- Göcek’te dikilen 14.800 deniz çayırı fidesinde canlılık oranının %70’in üzerinde olduğu açıklandı.
- Saros Körfezi’nde 44 bin çevresel ölçüm alınırken yaklaşık 1.000 canlı kaydedildi ve 700 mercan ile gorgon kolonisi temizlendi.
- Proje faaliyetleri büyürken atık bileşimi, karbon tutma miktarı ve habitatlardaki sağlık kaybının nedenleri açıklanmadı.
Garanti BBVA ile DenizTemiz Derneği TURMEPA iş birliğinde 2021’de başlatılan Mavi Nefes Projesi’nin Temmuz 2026 itibarıyla ulaştığı sonuçlar açıklandı. Atık toplama ve eğitim çalışmalarının yanında Göcek, Saros Körfezi ve Prens Adaları’nda yürütülen bilimsel izleme programları, projenin temizlik faaliyetlerinden habitat restorasyonu ve ekosistem sağlığının ölçülmesine doğru genişlediğini gösteriyor.
Mavi Nefes Projesi beş yılda nasıl değişti
Mavi Nefes Projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Eylül 2021’de Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak başladı. Çalışmalar daha sonra İstanbul Boğazı, Antalya, Göcek, Van Gölü, Saros Körfezi ve Prens Adaları’nı kapsayacak biçimde genişletildi.

Proje bugün deniz süpürgeleri ve sıvı atık alım tekneleriyle yürütülen temizlik çalışmalarını deniz çayırı transplantasyonu, mercan ve gorgon kolonilerinin korunması, biyolojik çeşitlilik araştırmaları, çevresel izleme ve eğitim programlarıyla bir araya getiriyor.
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin bilimsel veriye dayanan, etkisi ölçülebilen ve farklı paydaşlarla büyüyen uzun soluklu bir dönüşüm programına ulaştığını belirtti. TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu ise deniz kirliliğinin kaynağında önlenmesi, hassas habitatların korunması ve bilimsel verinin saha deneyimiyle birleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Prens Adaları’ndaki deniz çayırı araştırması ne gösterdi
Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında Nisan 2026’da başlayan saha çalışmalarında 18 dalış gerçekleştirildi. Büyükada, Heybeliada, Kaşıkadası ve Burgazada çevresinde toplam 112.627 m² deniz çayırı alanı belirlendi.

Prens Adaları’nda 112.627 m² deniz çayırı alanı haritalanırken adalar arasındaki habitat sağlığı farkları incelendi.
Araştırmada Cymodocea nodosa, Zostera marina ve bültende Nanozostera noltii olarak yazılan, güncel deniz taksonomisinde Zostera noltei adıyla kabul edilen üç deniz çayırı türü kaydedildi. Bulgular yalnızca habitatın büyüklüğünü değil, araştırılan alanlar arasındaki sağlık farkını da ortaya çıkardı.
Bültende açıklanan sonuçlara göre Büyükada’daki araştırma alanlarının neredeyse yarısının sağlığını kaybettiği, Heybeliada’da incelenen deniz çayırı yatağının ise yaklaşık üçte ikisinin sağlıklı olduğu ölçüldü. Bu karşılaştırma, Prens Adaları çevresindeki deniz çayırlarının tek tip bir ekolojik durumda olmadığını ve ada bazında düzenli izleme yapılması gerektiğini gösteriyor.
Deniz çayırlarının sağlık durumu neden önemli
Deniz çayırları kıyı ekosistemlerinde çok sayıda canlı için beslenme, barınma ve üreme alanı oluşturuyor. Sedimentin dengelenmesine, su altındaki oksijen döngüsüne ve karbonun tutulmasına katkı sağlayan bu habitatlardaki kayıp, yalnızca bitki örtüsünün azalması anlamına gelmiyor.
Büyükada ve Heybeliada arasındaki belirgin farkın nedenleri bültende açıklanmıyor. Tekne çapaları, kıyı kullanımı, bulanıklık, kirlilik, istilacı türler ve fiziksel tahribat gibi baskıların istasyon bazında incelenmesi, sonraki koruma kararlarının yönünü belirleyecek.
İstanbul Boğazı ve Van Gölü’nden ne kadar katı atık toplandı
Mavi Nefes deniz süpürgeleriyle proje başlangıcından Temmuz 2026’ya kadar İstanbul Boğazı’ndan 311.820 kg katı atık toplandı. Van Gölü’nde Mayıs 2023 ile Aralık 2025 arasında çalışan Ahtapot 6 deniz süpürgesi ise 23.368 kg atığı gölden uzaklaştırdı.

İki bölgedeki toplam katı atık miktarı 335.188 kg, başka bir ifadeyle yaklaşık 335 ton oldu. Basın bültenindeki “335 bin tonu aşan katı atık” biçimindeki ara başlık yerine, verinin doğru karşılığı olan 335 bin kilogram veya 335 ton kullanılmalı.
TÜİK’in 2022 yılı için açıkladığı kişi başına günlük ortalama 1,03 kg belediye atığı esas alındığında, İstanbul Boğazı’ndan toplanan miktar 302.737 kişinin, Van Gölü’nden toplanan miktar ise 22.687 kişinin bir günlük atığına karşılık geliyor. Bu karşılaştırma atığın ölçeğini görünür kılıyor ancak su kalitesi veya ekosistem sağlığındaki değişimi tek başına göstermiyor.
Toplanan katı atığın içeriği ve son işlemi açıklanmadı
Bültende toplanan katı atığın plastik, metal, cam, organik atık veya diğer malzemeler arasındaki dağılımı yer almıyor. Atığın ne kadarının geri dönüştürüldüğü, bertaraf edildiği veya tehlikeli atık olarak ayrıldığı da açıklanmadı. Beş yıllık çevresel etkinin daha kapsamlı değerlendirilebilmesi için toplam ağırlığın yanında atık bileşimi ve nihai işlem verilerinin de yayımlanması gerekiyor.
Göcek ve Adrasan’da 6,4 milyon litre sıvı atık teslim alındı
Garanti BBVA desteğiyle Mayıs 2024’ten bu yana Göcek’te çalışan TURMEPA 3 sıvı atık alım teknesi, üç yaz sezonunda 4.133 tekneden 1.912.982 litre atık teslim aldı. Proje hesabına göre bu çalışma 15.303.856 litre deniz suyunun temiz kalmasına katkı sağladı.

Adrasan ile Kemer hattında 2022 ve 2023 yaz sezonlarında yürütülen çalışmalarda teknelerden 4,5 milyon litre siyah ve gri su alındı. İki bölgedeki toplam sıvı atık miktarı böylece 6.412.982 litreye ulaştı.
Göcek için verilen temiz kalan deniz suyu miktarı, teslim alınan sıvı atığın sekiz katına karşılık geliyor. Ancak bu dönüşüm katsayısının hangi teknik varsayıma veya ölçüm yöntemine dayandığı bültende belirtilmiyor. Hesabın yöntemi açıklanırsa farklı yıllar ve projeler arasında daha sağlıklı karşılaştırma yapılabilir.
Göcek’te deniz çayırı restorasyonu hangi aşamada
Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde Tersane Adası, Darboğaz ve Kille Koyu’nda yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında dikilen deniz çayırı fidesi sayısı 14.800’e ulaştı. Bilimsel takiplerde fidelerin canlılık oranının %70’in üzerinde olduğu bildirildi.

Üç istasyon özel işaret şamandıralarıyla koruma altına alınarak “Oksijen Üretim Noktası” ilan edildi. İzleme programında deniz suyu analizlerinin yanında deniz çayırları üzerindeki baskılar, yabancı türler ve karbon tutma kapasitesi de incelendi.
Projenin araştırma raporunda, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirildiği belirtilen yaş tayini çalışmasında incelenen bir deniz çayırının yaklaşık 2.000 yıllık olduğu aktarıldı. Bununla birlikte bültende yaş tayininin uygulandığı tür, istasyon, yöntem ve belirsizlik aralığı paylaşılmadı.
Fide sayısından ekosistem sonucuna geçmek gerekiyor
Restorasyonun başarısını yalnızca dikilen fide sayısıyla değerlendirmek yeterli değil. İstasyonlara göre yaşama oranı, izleme süresi, dikim alanının genişlemesi, doğal çoğalma, sediment koşulları ve referans alanlarla karşılaştırma gibi göstergeler uzun vadeli ekolojik sonucu ortaya koyabilir.
Karbon tutma kapasitesinin ölçümle mi, modellemeyle mi değerlendirildiği ve proje sahalarında ne kadar karbon depolandığı da henüz açıklanmadı. Bu verilerin paylaşılması, çalışmanın mavi karbon boyutunun somutlaştırılmasını sağlayabilir.
Saros Körfezi’nde hangi bilimsel veriler toplandı
Saros Körfezi’nde beş farklı derinlikte bir yıl boyunca sıcaklık ölçümleri yapıldı. Mecidiye bölgesine yerleştirilen sekiz su altı sıcaklık ölçer ile bir pH ölçerden saatlik aralıklarla toplam 44 bin çevresel ölçüm kaydı elde edildi.

2024 yılında 20 günü aşan saha programında 14 uzman dalgıç 52 dalış gerçekleştirdi ve ekip toplam 60 saatin üzerinde su altında kaldı. Biyolojik çeşitlilik çalışmalarında yaklaşık 1.000 canlı gözlenerek kayıt altına alındı; 700 mercan ve gorgon kolonisi üzerindeki atıklar temizlendi.
Proje kapsamında yaklaşık 150 balıkçıyla doğrudan temas kuruldu. Gelibolu çevresinde düzenlenen iki paydaş toplantısında dalış kulüpleri, balıkçılar, yerel yönetimler ve kamu kurumları bilgilendirildi. Çalışmaların sonuçları bir belgesel ve tür fotoğraflarından oluşan rehber kitapla görünür hale getirildi.
Bu veri setinin yıllara ve derinliklere göre sıcaklık ile pH eğilimlerini, tür kayıtlarını ve habitat değişimini gösterecek biçimde kamuya açılması, Saros’taki çevresel baskıların bağımsız araştırmacılar tarafından da incelenmesine imkan verebilir.
Mavi Nefes eğitimleri kaç kişiye ulaştı
Çevrim içi eğitimler, Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ve Mavi Dedektifler programı kapsamında 143.408 öğrenci ile 7.446 öğretmene ulaşıldı. Açıklanan toplam katılımcı sayısı 150.854 oldu.
İklim Değişikliği Eylem Planı ile Çevre Eğitimi ve İklim Değişikliği Dersi Öğretim Programı temel alınarak hazırlanan çevrim içi eğitimlere 143.759 kişi katıldı. İçeriklerde iklim değişikliği, afetler, enerji ve su verimliliği, hava, su ve toprak kirliliği, geri dönüşüm, sıfır atık ve halk sağlığı ele alındı.
Beş yıldır ekim aylarında yola çıkan Mavi Nefes Eğitim Otobüsü, 5.956 öğrenci ve 406 öğretmen olmak üzere 6.362 kişiyi robotik kodlama ve üretim becerileri atölyeleriyle buluşturdu. Mavi Dedektifler programına ise 689 öğrenci ile 44 mentor öğretmen katıldı.
Beş yıllık çevresel etkiyi ölçmek için hangi veriler eksik
Mavi Nefes’in beş yıllık bilançosu, sahadaki faaliyetlerin ölçeğini gösteren kapsamlı bir veri seti sunuyor. Toplanan atık miktarı, teslim alınan sıvı atık, dalış sayısı, çevresel ölçüm kayıtları, dikilen fide ve eğitim katılımcıları projenin doğrudan çıktılarını ortaya koyuyor.
Ekolojik etkinin bütünüyle değerlendirilebilmesi için su kalitesi ve biyolojik çeşitlilikte yıllara göre değişim, atıkların bileşimi ve geri kazanım oranı, istasyon bazında fide yaşama verileri, Prens Adaları’ndaki sağlık kaybının nedenleri ve karbon tutma sonuçları gibi göstergelere ihtiyaç var.
Büyükada’daki araştırma alanlarının neredeyse yarısında belirlenen sağlık kaybı, projenin en dikkat çekici bulgularından biri. Bu sonuç, deniz çayırlarının yalnızca haritalanmasını değil, baskı kaynaklarının belirlenmesini, koruma önlemlerinin uygulanmasını ve aynı alanların düzenli olarak yeniden ölçülmesini gerekli kılıyor.
Mavi Nefes sonuçları COP31 gündemine taşınacak
Garanti BBVA ve BBVA, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında Küresel Bankacılık Ortağı olarak yer alacak. Mahmut Akten, Mavi Nefes’in beş yıllık bilimsel birikimi ile saha deneyiminin zirvede uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
Mavi Nefes’in temizlik çalışmasından çok katmanlı bir deniz koruma programına dönüşmesi önemli bir ilerlemeye işaret ediyor. Bunun kalıcı ve ölçülebilir bir çevresel dönüşüme dönüşmesi ise faaliyet rakamlarının ötesine geçilmesine, ekosistem sonuçlarının düzenli yayımlanmasına ve elde edilen bilimsel verilerin erişilebilir hale getirilmesine bağlı.
Prens Adaları’nda deniz çayırlarını korumak için hangi adım öncelikli olmalı?
Bilimsel izleme, tekne trafiğinin yönetilmesi, habitat koruma veya daha sıkı atık denetimi seçeneklerinden hangisinin öne alınması gerektiğini yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- Mavi Nefes Eğitim Otobüsü 5 yılda 130 bin kişiye ulaştı
- Türkiye’nin mavi karbon varlığı tehdit altında
- İstanbul Boğazı’ndaki deniz çayırları şamandıralarla korunuyor
- Büyükada’da deniz dip temizliği ve deniz çayırlarını koruma çalışmaları
- TURMEPA filosu 3 milyon litre atığı denizlerden uzaklaştırdı

















