ETKB, 1 GW deniz üstü rüzgar YEKA taslağını görüşe açarak 49 yıllık kullanım hakkı ve 27 yıllık alım süreci için çerçeveyi sundu.
Hızlı bakış
- YEKA DÜRES 2026 taslağı, 1.000 MWe deniz üstü rüzgar bağlantı kapasitesi tahsisini kapsıyor.
- Görüş süreci 17 Ağustos 2026’ya kadar açık olacak.
- Yarışma Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki aday sahalardan birini kapsayacak.
- Alım fiyatı bandı 7–11 ABD Doları sent/kWh aralığında belirlendi.
- YEKA kullanım hakkı 49 yıl, elektrik alım süresi ise 27 yıl olarak tanımlandı.
- Sektör, finansman modeli, açık eksiltme, yerli tedarik zinciri ve bağlantı koşullarını izleyecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, deniz üstü rüzgara dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve bağlantı kapasitelerinin tahsisine ilişkin YEKA DÜRES 2026 Şartname Taslağını kamuoyu görüşüne açtı. Taslak, Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgar projeleri için bağlantı kapasitesini, alan kullanım hakkını, alım süresini, fiyat bandını ve yarışma mekanizmasını tanımlıyor.
YEKA DÜRES 2026 taslağı neyi kapsıyor

Şartname taslağı, deniz üstü rüzgar enerjisine dayalı toplam 1.000 MWe bağlantı kapasitesi tahsisini ve ilgili YEKA kullanım hakkını kapsıyor. Bu kapasite, Türkiye’de deniz üstü rüzgar alanında büyük ölçekli ilk yarışma sürecinin temelini oluşturacak nitelikte değerlendiriliyor.
Taslakta YEKA kullanım hakkı süresi 49 yıl olarak yer alıyor. Elektrik alım süresi ise sözleşme imza tarihinden itibaren 27 yıl olarak tanımlanıyor. Bu ayrım, yatırımcıların proje finansmanı, geri dönüş süresi ve gelir modeli açısından yakından izleyeceği en kritik başlıklardan biri olacak.
Görüş süreci 17 Ağustos 2026’ya kadar açık
Bakanlık, şartname taslağına ilişkin görüş ve önerilerin 17 Ağustos 2026’ya kadar resmi yazıyla veya [email protected] adresine gönderilecek e posta yoluyla iletilebileceğini duyurdu. Bu süreçte yatırımcılar, proje geliştiriciler, finans kuruluşları, üreticiler, tedarikçiler ve sektör temsilcileri taslak hakkında görüş bildirebilecek.
Kamuoyu görüşü aşaması, deniz üstü rüzgar gibi yüksek sermaye ihtiyacı olan bir alanda yarışma mekanizmasının uygulanabilirliği açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Taslağın nihai halinin, yatırımcı ilgisini ve projelerin finanse edilebilirliğini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
1 GW bağlantı kapasitesi neden önemli

Deniz üstü rüzgar enerjisi, kara tipi rüzgar projelerine göre daha yüksek kapasite faktörü, daha büyük türbin ölçeği ve daha karmaşık altyapı ihtiyacıyla öne çıkıyor. Bu nedenle 1 GW seviyesindeki bağlantı kapasitesi yalnızca bir elektrik üretim hedefi değil, aynı zamanda yeni bir sanayi ve tedarik zinciri başlığı anlamına geliyor.
Türkiye açısından deniz üstü rüzgar; yenilenebilir enerji kurulu gücünü artırmanın yanında liman altyapısı, kablo sistemleri, deniz mühendisliği, türbin bileşenleri, bakım hizmetleri ve finansman kapasitesi gibi çok katmanlı bir ekosistem gerektiriyor.
Yarışma aday deniz üstü rüzgar sahalarından birini kapsayacak

Bakanlık, 13 Mayıs 2026’da deniz üstü rüzgar enerjisine dayalı aday YEKA alanlarını duyurdu. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında yer alan dört bölge aday YEKA olarak belirlendi.
YEKA DÜRES 2026 yarışmasının daha önce duyurulan bu aday alanlardan birini kapsaması bekleniyor. İlgili sahanın yarışma öncesinde Bakanlık tarafından ayrıca duyurulması öngörülüyor.
Bu yapı, yarışma öncesinde yatırımcıların saha seçimi, bağlantı koşulları, rüzgar verisi, çevresel izin süreçleri ve deniz alanı kullanım koşullarını yakından izlemesini gerektiriyor.
Alım fiyatı bandı ve yarışma mekanizması
Şartname taslağında elektrik alım tavan fiyatı kilovatsaat başına 11 ABD Doları sent, taban fiyatı ise kilovatsaat başına 7 ABD Doları sent olarak yer alıyor. Bu fiyat bandı, yarışmanın rekabetçi yapısı ve yatırımın bankable olup olmayacağı açısından yakından izlenecek.
Deniz üstü rüzgar projelerinde sermaye harcaması, deniz bağlantısı, türbin kurulumu, işletme ve bakım maliyetleri kara projelerine göre daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle alım fiyatı bandı, finansman kuruluşlarının risk değerlendirmesi ve yatırımcıların teklif stratejileri açısından belirleyici olacak.
Açık eksiltme en düşük tekliflerden başlayacak

Taslak şartnameye göre yarışma, kapalı mali tekliflerin alınmasının ardından en düşük mali teklif sahipleri arasında açık eksiltme esasına göre yapılacak. Azami beş düşük teklif sahibi arasında yürütülecek açık eksiltme süreci, taban fiyat olan 7 ABD Doları sent seviyesine kadar inebilecek.
Taban fiyatın birden fazla yarışmacı tarafından teklif edilmesi durumunda süreç katkı payı açık artırma yöntemine geçecek. Bu yapı, yarışmanın yalnızca fiyat bandı üzerinden değil, rekabet ve katkı payı mekanizması üzerinden de şekillenebileceğini gösteriyor.
Başvuru bedeli 200.000 TL olarak belirlendi
Şartname taslağında yarışma başvurusu için 200.000 TL tutarında başvuru bedeli öngörülüyor. Bu bedelin iade edilmeyeceği belirtiliyor. Başvuru dosyasında ayrıca mali teklif zarfı, teminat mektubu ve şartnamede belirtilen diğer belgelerin sunulması gerekecek.
Başvuru yapısı, deniz üstü rüzgar yarışmasının yalnızca teknik yeterlilik değil, finansal hazırlık ve idari uyum açısından da ciddi bir ön hazırlık gerektireceğini gösteriyor.
49 yıl kullanım hakkı ile 27 yıl alım süresi arasındaki fark
Taslakta YEKA kullanım hakkı ve lisans süresi 49 yıl olarak tanımlanırken, elektrik alım süresi sözleşme imza tarihinden itibaren 27 yıl olarak belirleniyor. Bu iki sürenin ayrı okunması, projenin finansal modeli açısından kritik önem taşıyor.
49 yıllık süre, alan kullanım hakkı ve lisanslama perspektifinden uzun vadeli işletme ufku sağlıyor. Buna karşılık 27 yıllık alım süresi, gelir görünürlüğü ve finansman geri dönüş penceresi açısından yatırımcıların ana hesaplama dönemlerinden biri olacak.
Alım süresi bankability tartışmasının merkezinde yer alacak
Deniz üstü rüzgar projelerinde bankability yalnızca fiyat bandına bağlı değil. Alım süresi, kapasite faktörü varsayımları, bağlantı koşulları, kurulum takvimi, deniz mühendisliği riskleri, finansman maliyeti ve yerli tedarik yükümlülükleri birlikte değerlendirilecek.
Bu nedenle taslakta yer alan 27 yıllık alım süresi, Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgar projelerinin finansman yapısı açısından en dikkat çekici unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
2035 hedefi için ilk büyük ölçekli offshore adım
Türkiye, deniz üstü rüzgar enerjisinde 2035’e kadar 5.000 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. YEKA DÜRES 2026 taslağı kapsamındaki 1.000 MWe bağlantı kapasitesi, bu hedefe dönük ilk büyük ölçekli uygulama çerçevesi olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle taslak yalnızca tek bir yarışma hazırlığı değil, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar stratejisinin yatırım, sanayi, tedarik zinciri ve finansman ayağını test edecek ilk büyük adım niteliğinde.
Türkiye için deniz üstü rüzgarda yeni dönem
YEKA DÜRES 2026 taslağı, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisinde planlama aşamasından yarışma hazırlığına geçişi açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Türkiye bugüne kadar rüzgar enerjisinde ağırlıklı olarak kara tipi projelerle büyüdü; deniz üstü rüzgar ise daha büyük ölçekli, daha karmaşık ve daha sermaye yoğun bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor.
Bu sürecin doğru kurgulanması halinde Türkiye, yenilenebilir enerji hedeflerini güçlendirirken aynı zamanda yeni bir sanayi kolu, liman altyapısı, mühendislik kapasitesi ve ihracata dönük tedarik zinciri geliştirme fırsatı yakalayabilir.
Yerli tedarik zinciri ve finansman dengesi izlenecek

Deniz üstü rüzgarda yerli tedarik zincirinin gelişmesi, maliyet rekabeti ve proje takvimi açısından önemli olacak. Türbin bileşenleri, deniz kabloları, trafo merkezleri, kurulum gemileri, bakım altyapısı ve liman hizmetleri bu ekosistemin ana parçaları arasında yer alıyor.
Bununla birlikte projelerin hayata geçebilmesi için yerli katkı hedefleri ile finansman gerçekliği arasında dengeli bir çerçeve kurulması gerekiyor. Taslak şartnameye gelecek sektör görüşleri, bu dengenin nihai metne nasıl yansıyacağını belirleyebilir.
Sektör hangi başlıkları izleyecek
Önümüzdeki süreçte yatırımcıların ve sektör paydaşlarının en yakından izleyeceği başlıklar arasında yarışmaya konu edilecek sahanın seçimi, bağlantı koşulları, alım fiyatı bandı, 27 yıllık alım süresi, 49 yıllık kullanım hakkı, izin süreçleri, finansman modeli ve tedarik zinciri yükümlülükleri bulunuyor.
YEKA DÜRES 2026 süreci, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar alanında ilk büyük ölçekli yatırım çerçevesini oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu nedenle taslak yalnızca bir yarışma dokümanı değil, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar stratejisinin uygulanabilirliğini test edecek ilk büyük adım olarak değerlendiriliyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgar YEKA sürecinde sizce en kritik başlık hangisi olacak: 27 yıllık alım süresi, 7–11 ABD Doları sent/kWh fiyat bandı, aday saha seçimi, finansman modeli veya yerli tedarik zinciri mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
İlgili Haberler
- Türkiye offshore rüzgar için ilk büyük aday YEKA haritasını oluşturuyor
- Bayraktar: 2026 YEKA yarışmalarında 1500 MW rüzgar kapasitesi olacak
- Türkiye’nin ilk açık deniz rüzgar ihaleleri 2026 sonunda başlıyor
- Denizde enerji yarışı büyüyor: Offshore rüzgar 100 GW sınırına geliyor
- Almanya 2,5 GW ihalesiz kaldı: Türkiye için kritik ders
- Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye denizüstü rüzgar enerjisi yol haritası
- 30 GW hedefiyle yeni rüzgar yatırımları haritası şekilleniyor
- Borsa İstanbul BIST rüzgar enerjisi şirketleri 2026

















