Yeşil Endeks, Türkiye’de enerji ve depolama alanındaki şirketleri haftalık olarak aynı operasyonel cetvelle okuyan bir editoryal seri olarak kurgulanıyor.
Bu hafta enerji ve depolama tarafında farkı kapasite açıklamaları değil, mobilizasyon, finansman ve ilk fatura tarihi yaratıyor. Yeşil Endeks, piyasayı tek bir metodolojiyle okumak için haftalık bir çerçeve sunuyor.
Yeşil Endeks metodolojisi: Beş soru, tek filtre

Yeşil Endeks, şirket anlatıları yerine operasyonel olgunluğu ölçen ortak bir filtre kullanır. Bu filtre, yatırım tavsiyesi değildir; yalnızca işlerin nakit akışına ne kadar yakın olduğunu anlamaya yönelik bir editoryal okuma ölçeğidir.
Bu filtre yalnızca kamuya açık KAP açıklamaları, yatırımcı sunumları ve resmî dokümanlarla desteklenebilen bilgiler üzerinden uygulanır; söylenti ve doğrulanamayan iddialar değerlendirmeye alınmaz.
1) İş imzalı mı, yoksa niyet beyanı mı?
2) Mobilizasyon başladı mı?
3) İlk fatura için tarih görülebiliyor mu?
4) Finansman (avans, akreditif, kredi) kilitlenmiş mi?
5) Şebeke veya bağlantı tarafında resmi ETA var mı?
Bu soruların en az ikisine net “evet” yanıtı verebilen işler, Yeşil Endeks’te kasaya yakın kabul edilir. Bu ifade, nakit garantisi anlamına gelmez; yalnızca operasyonel ilerleme seviyesini tarif eder.
1) Depolama (BESS): 50 MWh üstü sahada mı?

Batarya enerji depolama sistemlerinde belirleyici unsur, ilan edilen kapasite değil; imza, mobilizasyon ve ilk fatura üçlüsünün aynı projede bir araya gelmesidir.
Burada tek bir yüksek kapasiteli saha projesinin bile devreye girmesi, hem gelir üretimi hem de referans etkisiyle şirket hikayesini yeniden fiyatlayabilecek güçte olabilir.
Kontrol sorusu: “En az bir 50 MWh ve üzeri depolama projesinde saha mobilizasyonu başladı mı ve ilk fatura için tarih görülebiliyor mu?”
2) İhracat: Parası kilitli mi?
Yurtdışı enerji ve ekipman işlerinde risk çoğu zaman talepten değil, finansman kapanışından kaynaklanır.
Finansmanı kapanmış ve sevkiyat takvimi netleşmiş ihracat sözleşmeleri, döviz bazlı gelir akışını görünür kılar; bu da bilançoda “potansiyel”den “projeksiyon”a geçiş anlamına gelir.
Kontrol sorusu: “Sınır ötesi bir projede avans veya akreditif kesinleşti mi ve sevkiyat takvimi önümüzdeki 6–12 ay içinde net mi?”
3) Şarj altyapısı ve ekipman: Karar sahaya indi mi?
Kurumsal kararlar tek başına gelir yaratmaz; kritik eşik, bu kararların imzalı paketler ve saha tarihleri ile desteklenmesidir.
Kontrol sorusu: “Şarj altyapısı veya enerji ekipmanı tarafında 100 milyon TL ve üzeri bir paket için saha başlangıç tarihi net mi?”
4) OSB ve trafo işleri: Bağlantı takvimi net mi?
Organize sanayi bölgeleri ve trafo ölçeğinde projelerde en kritik risk başlığı, şebeke bağlantısı ve resmi zamanlamadır.
Kontrol sorusu: “Tekil sözleşme 100 milyon TL ve üzeri mi ve bağlantı veya enerjilendirme için resmi ETA bulunuyor mu?”
5) Sermaye hareketleri: Projeye dönüştü mü?

Sermaye artışı, borçlanma veya benzeri finansal adımlar operasyonel ivme yaratmaz; bu adımların imzalı EPC veya ekipman alımına dönüşmesi gerekir.
Yeşil Endeks, bu nedenle sermaye haberlerini tek başına değil, ardından gelen sözleşme ve satın alma duyurularıyla birlikte okumayı tercih eder.
Kontrol sorusu: “Sermaye hareketi, teslimat takvimi olan imzalı bir projeye dönüştü mü?”
Yeşil Endeks iç okuma eşiği
Bu metinde geçen 50 MWh ve 100 milyon TL eşikleri, Yeşil Endeks’in haftalık iç analizlerinde kullanılan ölçek referanslarıdır. Resmi bir sınırlama değildir; yalnızca proje büyüklüğünü karşılaştırmalı okumayı kolaylaştırmak için tercih edilir.
Borsa açılmadan 08:30 izleme sorusu
Bu haftaya girerken Yeşil Endeks’in sorduğu tek soru şudur:
“Bu alanda konuşulan işlerden hangileri önümüzdeki 6–12 ay içinde nakit akışına yaklaşmış durumda?”
Cevabı net olanlar öne çıkar; net olmayanlar izleme listesinde kalır.
Önümüzdeki haftalarda bu çerçeveyi, seçili Yeşil Endeks başlıkları için somut örnekler ve kamuya açık bildirimlere dayalı okumalarla derinleştireceğiz.

















