Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kutay Kaleli son dönemde Türk Lirasının değerine yönelik yapılan etik ve kural dışı manipülatif saldırıları şiddetle kınadıklarını, milletçe birlik ve beraberlik içerisinde söz konusu çabaların üstesinden rahatlıkla gelinebileceğini bildirdi.

Kaleli yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bütçe açığının AB üyeleriyle kıyaslandığında, milli gelire oranının yüzde 2 ile oldukça düşük olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin ayrıca kamu borç stokunun milli gelire oranının da yüzde 28’lerde bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Kamu borç stoku açısından AB içerisinde bunun 2-3 katı olan ülkeler bulunmaktadır. Türkiye’nin bankacılık sektöründe ise açık pozisyon bulunmamaktadır. Açıklanan veriler göstermektedir ki, ülkemiz önemli bir mali disiplin içerisinde yönetilmektedir.

Bugün ekonomi dünyasında yaşananlar, ülke ekonomimize zarar verilmeye çalışıldığının açık bir göstergesidir. GÜNDER olarak dinamikleri sağlam temeller üzerine kurulmuş ekonomimize hiçbir zaman zarar veremeyecek bu fiktif baskıların üstesinden milletçe birlik ve beraberlik içerisinde rahatlıkla geleceğimiz inancındayız.

Güneş enerjisi sektörü de hukuki altyapısı sağlam ve güvenilir finans temelleri üzerine kurulmuş olup ve oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarında hiçbir suretle zarar görmeyecek niteliktedir. Sektör paydaşlarımız yatırımlarına ve çalışmalarına tüm gücüyle yoğunlaşarak devam etmektedir. Son dönemde ekonomik temellerle izah edilemeyen Türk Lirasının değerine yönelik, yanlış ve haksızlığının uluslararası camia tarafından da kabul gördüğü etik, ahlak ve kural dışı manipülatif saldırılar karşısında bu aciz eylemde rol alanları şiddetle kınıyoruz.”

“TİCARET SAVAŞLARINA KARŞI MİLLİ ÜRÜN”

Dünyada başlayan ve ülkemize ise çelik, alüminyum benzer sektörlerle sıçrayan ticaret savaşlarının esiri olmamak adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının destekleriyle yola çıkılan ‘Milli ve Yerli Enerji ve Milli Ürün’ politikalarının sürdürülmesi gerektiğini aktaran Kuleli, konuyu şöyle değerlendirdi: “Böylece sürdürülebilir kalkınmayı arttıracak ve dışa bağımlılığın da önüne geçecektir.

Yenilenebilir kaynaklar içerisinde en ucuz kaynak olan güneş enerjisinin kullanımı için yerli panel üretimi noktasında endüstrinin ilk halkası olan hücre üretiminden başlayarak tüm halkaların tamamlanmasına hız verilmeli, oluşturulmaya çalışılan ekonomik baskılardan etkilenmeden yatırımlara durmaksızın devam edilmelidir.”

Kaleli, güneş enerjisinden elektrik üretiminin son 3 yılda neredeyse sıfır noktasından yaklaşık 25 milyar Türk Lirası tutarında yeni yatırımla 4 bin 700 megavata ulaştığını da kaydetti.

Önceki İçerikSur Enerji’nin 14 MW’lik Kurtini RES’i üretime başladı
Sonraki İçerikEnerji de kriz kurbanı olmasın

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz