Türkiye, su verimliliği ve iklim direnci yatırımları için AIIB ile 500 milyon dolarlık sonuç odaklı finansman anlaşması imzaladı.
Asya Altyapı Yatırım Bankası ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan anlaşma, DSİ tarafından yürütülecek 800 milyon dolarlık su verimliliği ve iklim direnci projesinin ana finansman kaynağını oluşturuyor. Projenin 500 milyon dolarlık bölümü AIIB tarafından, kalan 300 milyon dolarlık kısmı ise Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanacak.
Proje neyi kapsıyor
“Sonuç Odaklı Su Verimliliği ve İklim Direnci” projesi, Türkiye’nin su stresi ve taşkın riski yüksek bölgelerinde modern sulama altyapısı ile sel kontrol kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Proje, 31 Mart 2026 ile 31 Aralık 2031 dönemini kapsayacak.
Hangi bölgelerde uygulanacak
İklime dirençli sulama yatırımları Asi, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Doğu Akdeniz ve Kızılırmak havzalarında desteklenecek. Taşkın kontrol yatırımları ise Batı Karadeniz, Kızılırmak ve Yeşilırmak havzalarında; Bartın, Düzce, Kastamonu, Ordu, Çankırı ve Samsun illerini kapsayacak.
Sonuç odaklı finansman neden önemli
Proje, AIIB’nin Türkiye’de uyguladığı ilk sonuç odaklı finansman programı olacak. Bu modelde finansman, yalnızca harcama yapılmasına değil, sahada doğrulanmış sonuçların elde edilmesine bağlı olarak serbest bırakılıyor.
Finansman nasıl işleyecek
AIIB finansmanı; sulama boru hatlarının kurulması, akış ölçüm sistemlerinin devreye alınması, modern basınçlı sulama altyapısının tamamlanması ve taşkın riskinin azaltıldığı alanların doğrulanması gibi performans göstergelerine bağlanacak.
Su verimliliği tarım ve iklim direnci için kritik hale geliyor
Proje kapsamında yaklaşık 45 bin hektarlık alanda su yönetiminin iyileştirilmesi ve 540 binden fazla kişinin doğrudan fayda sağlaması hedefleniyor. Sulama sistemlerinde kapalı ve basınç kontrollü altyapıya geçiş, su kayıplarını azaltmayı ve tarımsal üretimde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırmayı amaçlıyor.
Taşkın kontrolü de proje kapsamında
Projenin bir diğer ayağı, taşkın riski altındaki bölgelerde sel kontrol kapasitesini artırmak olacak. Bu yatırımlar, özellikle Karadeniz havzalarında tarım alanları, yerleşimler ve altyapı üzerindeki taşkın riskini azaltmayı hedefliyor.
Türkiye için ne anlama geliyor
Bu anlaşma, iklim finansmanının yalnızca enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Su yönetimi, tarım, gıda fiyatları, afet direnci ve kamu yatırım verimliliği artık aynı başlık altında değerlendiriliyor.
İklim finansmanı boyutu
AIIB proje dokümanına göre finansmanın tamamı iklim finansmanı olarak değerlendirilebilecek. Bunun önemli bölümü uyum finansmanı, bir bölümü ise azaltım finansmanı kapsamında raporlanacak. Bu yönüyle proje, Türkiye’nin iklim direnci ve su verimliliği gündeminde stratejik bir başlık oluşturuyor.
İlgili haberler
- DSİ’den yüzer GES yönetmeliği: Baraj göllerinde yeni dönem
- Vahşi sulama su ve enerji krizini derinleştiriyor
- Yalova Çağlayan HES ile su ve enerji yönetimi birlikte gelişiyor
- Türkiye’de barajlar ve hidroelektrik: su yönetimi ve enerji dönüşümü
- Karakaya HES’te verimlilik artışı: su ve enerji verimliliği ilişkisi

















