Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (TÜREB) geçtiğimiz günlerde Holiday İnn Otel’de gerçekleştirdiği sektör toplantısında, rüzgarda yerli üretimi destekleyecek çözüm önerileri konuşuldu.

Toplantının ilk bölümünde sektör paydaşlarının sorunları, ikinci bölümde ise yatırım ve işletme maliyetlerini azaltıcı öneriler ile süreci geliştirici projeler üzerinde duruldu.

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, 2020 yılı sonrası yenilenebilir enerji sektöründe destekleme mekanizmaları nasıl olmalı? sorusuna cevap aramak için bu toplantıyı düzenlediklerini belirtti. Sektörün sorunları nedeniyle hızla devam edemediklerine değinen Ataseven, sorunları tanımlayıp, çözüm önerileri ile birlikte ilgili kurumlara bir raporla ulaştırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Mevzuatların, aynı kurumda çalışan uzmanlar tarafından bile farklı şekillerde yorumlandığının altını çizen Ataseven, sektörün daha hızlı ilerlemesi için konuya açıklık getirecek öneriler üzerinde çalıştıklarını ve bunu oluşturacakları komisyon çalışması sonrasında paylaşacaklarını ifade etti.

Geçen yıl yapılan 3.000 MW’lık yarışmalardan çıkan sonuçların, Enerji Bakanlığı’nın milli ve yerli politikalarıyla çeliştiğine dikkat çekildi. Bu şekilde ilerlemenin yerlileşmeyi desteklemeyeceği ve acilen çözüm üretilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.

TOPLANTIDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR

*Kapasite artış taleplerinin hayata geçirilmesinin sektöre, ekonomiye, istihdama ve cari açığa katkısı.

*Yerli üretimi destekleyecek ucuz finansman modellerini mümkün kılacak çözümler, finansman ayağını kolaylaştıracak öneriler.

*Yerlileşmeyi destekleyen YEKA modelinin devamının yanında, sektörün tekelleşmemesi ve derinleşmesi adına küçük ve orta ölçekli projelerin de devamına imkan tanınması.

*Bazı STK’ların ÇED iptaline yönelik açtıkları dava süreçlerinde, bilirkişilerin yetersiz kalması ve açılan davalardan yatırımcıların çok geç haberinin olması.

*Mevcut mevzuatlardaki keyfi uygulamalar, farklı yorumlamalar ve her bölgede farklı uygulamalar nedeniyle geciken projeler.

*İzin süreçlerinin uzun olması nedeniyle projelerin hayata geçişinin gecikmesi.

*Hizmet bedeli veya katkı payı adı altında ilgili kurumlara yapılan ödemelerin aşırılığı.

*Tahmin kalitesinin belli bir seviyenin üstüne çıkamamasından kaynaklı kayıplar.

*Türkiye’de üretilen sanayi ürününü yurtdışında pazarlamak için yapılması gerekenler.

Önceki İçerik“Finansman bulunursa çatı pazarı patlar”  
Sonraki İçerik“Rüzgar türbini bakım-onarımında dışarıya bağımlıyız”  

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz