Sungrow, TÜV Rheinland onaylı grid-forming testinde 19 saniyelik black start performansı elde ettiğini duyurdu.
Sungrow’un açıklamasına göre testler, 30 MW kapasiteli büyük ölçekli bir şebeke simülasyon platformunda yürütüldü. Şirket, 138 saat süren ve 14 farklı senaryoyu kapsayan doğrulama sürecinde şebeke oluşturma, kısa devre desteği, atalet tepkisi ve şebekeyi sıfırdan başlatma kabiliyetlerinin test edildiğini bildirdi.
Grid-forming testi neyi kapsıyor
Grid-forming teknolojileri, yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekedeki payı arttıkça daha kritik hale geliyor. Bu sistemler, yalnızca şebekeye bağlı çalışan ekipmanlar olmaktan çıkarak gerilim ve frekans oluşumuna katkı sağlayabilen altyapılar olarak öne çıkıyor.

Sungrow, testlerin Avrupa, Avustralya ve Çin dahil olmak üzere farklı pazarlardaki şebeke gereksinimleri dikkate alınarak gerçekleştirildiğini belirtti. Şirketin açıklamasına göre test altyapısında gerçek kısa devre kapasitesi düzenleme ekipmanları ve gelişmiş ark hatası test cihazları kullanıldı.
Kısa devre ve arıza desteği
Kısa devre testlerinde sistemin ağır arıza koşulları altında şebekeye bağlı kalmaya devam ettiği ve arıza akımı desteği sağladığı açıklandı. Sungrow, sistemin 10 milisaniyelik tepki süresiyle stabil arıza akımı katkısı verdiğini ve fault ride-through kabiliyeti sergilediğini bildirdi.
Frekans stabilitesi ve atalet tepkisi
Şirketin açıklamasına göre sistem, frekans sapmalarına milisaniye seviyesinde tepki verdi. Testlerde ani arıza koşullarında çalışmanın sürdüğü ve zayıf şebekelerde sistem dayanıklılığının arttığı ifade edildi.
Black start performansı neden önemli
Black start, tam elektrik kesintisi sonrasında bir sistemi dış güç desteği olmadan yeniden devreye alma kabiliyetini ifade ediyor. Sungrow, test senaryosunda dış güç tamamen kesildikten sonra şebeke oluşturma özellikli güç dönüşüm sisteminin 19 saniye içinde sistem gerilimini oluşturduğunu açıkladı.
Bu kabiliyet, özellikle yüksek yenilenebilir enerji payına sahip sistemlerde şebeke toparlanma süresi ve sistem güvenliği açısından önem taşıyor. Enerji depolama sistemlerinin yalnızca enerji saklayan bir unsur değil, aynı zamanda şebeke istikrarını destekleyen aktif altyapılar haline gelmesi bu nedenle sektör açısından dikkat çekiyor.
AB Batarya Regülasyonu kapsamında hangi adım atıldı
Sungrow ayrıca TÜV Rheinland tarafından yürütülen uygunluk değerlendirmesini tamamladığını duyurdu. Şirketin açıklamasına göre bu değerlendirme, şebeke ölçekli, ticari ve endüstriyel ile konut tipi enerji depolama segmentlerini kapsıyor.

Değerlendirme sürecinde güvenlik, etiketleme ve işaretleme yükümlülükleri, tehlikeli maddelere ilişkin kısıtlamalar, performans, dayanıklılık, batarya yönetim parametreleri, sağlık durumu ve beklenen ömür gibi başlıklar ele alındı.
Regülasyon uyumu sektörde neden öne çıkıyor
Avrupa’da batarya ve enerji depolama sistemlerine yönelik regülasyonların sıkılaşması, üreticiler için teknik performans kadar izlenebilirlik, güvenlik ve ürün yaşam döngüsü yönetimini de önemli hale getiriyor. Bu nedenle uygunluk değerlendirmeleri, enerji depolama pazarında rekabet ve güvenilirlik açısından belirleyici başlıklardan biri haline geliyor.
Enerji depolama pazarı için ne anlama geliyor
Sungrow’un duyurduğu test ve regülasyon adımı, enerji depolama sistemlerinin şebeke güvenliği içindeki rolünün genişlediğine işaret ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları arttıkça, batarya sistemlerinin yalnızca arz-talep dengelemesi için değil, frekans kontrolü, arıza desteği ve sistem toparlanması için de kullanılması bekleniyor.

Bu gelişme, Türkiye gibi güneş, rüzgar, hibrit santral ve depolama yatırımlarının gündemde olduğu pazarlarda da yakından izlenebilecek bir teknik sinyal niteliği taşıyor. Şebeke esnekliği, iletim altyapısı ve depolama entegrasyonu, enerji dönüşümünün ana başlıkları arasında kalmaya devam ediyor.
İlgili haberler
- Wood Mackenzie: Küresel batarya depolama 2025’te 106 GW’a ulaştı
- 2026 Türkiye enerji depolama ekosistemi: 34,1 MWh BESS ve büyüyen yatırım hattı
- Türkiye’de enerji depolama BESS güvenliği lisans ve yatırım süreciyle şekilleniyor
- Türkiye’de ilk lisanslı hibrit GES ve BESS şebekeye bağlandı
- Enerjisa Üretim 2 MW batarya depolama sistemini devreye aldı
- EPDK depolamalı tesislere kapasite tahsisini durdurdu



















