Türkiye rüzgar enerjisi kurulu gücü

Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin (TEİAŞ) verilerine göre, Türkiye’nin emre amade elektrik kurulu gücü 98 bin 800 MW (megavat) seviyesine yükseldi. Bu kapasitenin 51 bin 900 MW’sini ise yenilenebilir kaynaklar oluşturdu.

Yenilenebilir kaynaklar içinde hidroelektrikten sonra en yüksek kapasiteye sahip rüzgar enerjisi kurulu gücü 10 bin MW’ye ulaştı. 2021 yılının ocak-temmuz arası döneminde Türkiye’de üretilen 187,3 milyar kWh elektriğin 16,8 milyar kWh’si rüzgar enerjisinden sağlandı. Aynı dönemde rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 9 oldu.

Rüzgar enerjisinin Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücündeki payı yüzde 10’a ulaşırken, rüzgar enerjisi toplam yenilenebilir enerji kurulu gücünün ise yüzde 19,3’ünü oluşturdu. Böylelikle, Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 10 bin megavatı aşarken, bu alanda faaliyet gösteren şirket sayısı 3 bin 580’e, doğrudan ve dolaylı istihdam ise 25 bin kişiye ulaştı.

İzmir 1.700 MW kurulu gücüyle rüzgarın başkenti

rüzgar türbini üretimi

Rüzgar enerjisinde il bazında en yüksek kapasite yaklaşık 1.700 MW ile İzmir’de bulunurken, bunu 1.300 MW ile Balıkesir, yaklaşık 850 MW ile Çanakkale, 750 MW Manisa ve 420 MW ile İstanbul izliyor.

Hatay ve Kırklareli 415’er MW, Aydın 400 MW, Afyonkarahisar 325 MW, Kayseri 272 MW, Osmaniye 260 ve Konya 242 MW, Muğla 220 MW, Bursa 205 MW ve Mersin yaklaşık 200 MW rüzgar enerjisi kurulu gücü en yüksek 15 şehir arasında yer aldı.

Rüzgar enerjisinde en büyük yatırımcı şirketler

rüzgar enerjisi sanayi

Rüzgar enerjisinde en yüksek kurulu güç sıralamasında Borusan EnBw 660 MW ile ilk sırada yer alıyor. Demirer Enerji 613,7 MW ile ikinci, Güriş Enerji 588,25 MW ile üçüncü, Polat Enerji 559 MW ile dördüncü, Fina Enerji 486 MW ile beşinci sırada bulunuyor.

Rüzgar enerjisinde yatırım kararının ardından elektrik üretimine kadar geçen süre yaklaşık 5 yılı buluyor. Rüzgar enerjisi yatırımlarında maliyetin yüzde 80’ini türbin oluşturuyor. Projelerden önce sahalarda türbinin kurulacağı yerin potansiyelinin tespit edilmesi için en az 2 yıl güç ölçümleri gerçekleştiriliyor. Ölçümler sonrasında rüzgar enerjisi yatırımcısına kapasite tahsisi yapılması, her bir türbin için yaklaşık 30 farklı kurumdan ayrı ayrı gerekli izinlerin alınması, mühendislik çalışmalarının ardından projelendirme aşamasına geçilmesi gerekiyor.

Rüzgar enerjisi sanayisi yüzde 65 yerliliğe sahip

rüzgar enerjisi istihdamı

Toplamda 8 bin parçadan oluşan rüzgar türbinlerinin ana parçalarını kule, kanat, jeneratör, nasel iç aksamları, kule içi aksamları oluşturuyor. Bu parçaların büyük bir kısmı Türkiye’de üretiliyor. Türkiye’nin rüzgar enerjisi sanayisi, enerji kaynakları içinde yüzde 65 ile en fazla yerliliği sağlayan sektörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Fabrikalarda üretilen kanat, kule ve naseller tırlarla taşınarak santral sahasında monte ediliyor. Rüzgar türbininin ana parçalarından biri olan kule uzunluğu ise 120 ve kanat uzunluğu 80 metreyi buluyor. Böylece, türbinlerin toplam uzunluğu 200 metreye ulaşıyor.

Rüzgar türbinlerinin kapasiteleri proje ve sahanın özelliklerine göre değişiklik gösteriyor. Özellikle türbinlerin üretimi proje bazlı gerçekleştiriliyor. Piyasada yaklaşık 6 MW kapasiteli türbinler bulunuyor. Bu kapasitede bir türbin yaklaşık 6 bin hanenin ihtiyacını karşılayabilecek miktarda elektrik üretebiliyor. Böyle bir türbinin maliyeti ise 3 milyon avroyu buluyor.

Türkiye’deki 77 rüzgar ekipmanı üreticisi şirket, 6 kıtada 45 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor

Önceki İçerik10 tüketiciden 4’ü elektrikli araç almayı planlıyor
Sonraki İçerikSıfır emisyon planları acilen devreye alınmalı

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz