Oturum katılan uzmanlar, Paris Anlaşması’yla belirlenen emisyonu düşürme hedeflerini tutturabilmek için karbon fiyatlandırma uygulamasının kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Uluslararası Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi (ICTSD) Başkanı Ricardo Melendez-Ortiz “İddialı hedeflere ulaşabilmek için tedbir alınması gerek. Enerji arzı içinde karbon yoğun yakıtlarının payının azalması gerek. Fosil yakıtların kullanımında 2050 itibarıyla yüzde 40’lık azalma olacak” dedi.
Oturuma katılan bir diğer konuşmacı, Potsdam İklim Etkisi Araştırmaları Enstitüsü (PIK) Baş Ekonomisti Ottmar Edenhofer ise iklim değişikliğine yol açan emisyonların azaltılması faaliyetlerinin finanse edilebilmesi için 100 milyar dolarlık harcama gerektiğini kaydetti. Edenhofer’a göre, Paris başarılı olacaksa, karbon fiyatlandırma uygulamalarının gerçekçi ve adil olması şart. Bugün ton başına karbondioksitin fiyatlandırması 250 dolar.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ ARZI DEĞİŞTİRDİ”
Kongrede Dünya Enerji Konseyi’nin Dünya Enerji Kaynakları 2016 raporu da yayımlandı. Rapora göre, birçok ülkenin enerji kaynaklarında çeşitliliğe yönelmesi, ortak mülkiyetin artması ve mikro şebekelerin gelişmesi, enerji dünyasını değiştirdi. Yenilenebilir enerji kaynakları pazarında yatırım, kapasite ve büyüme oranlarındaki beklenmedik yükseliş, söz konusu değişimde önemli rol oynuyor. Bu durum, fiyatların düşmesi, ayrıca ekonomik büyüme ile sera gazı emisyonunun giderek ayrışması üzerinde etkili oluyor.
Raporun tanıtımında konuşan Dünya Enerji Kaynakları Başkanı Hans-Wilhelm Schiffer günümüzde enerji sektörünün de benimsediği teknoloji ve kaynak çeşitliliğinin, pek çok fırsat yarattığına dikkat çekti.
Geleneksel olmayan kaynaklarda ciddi bir artış gözlendiğini belirten Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei’nin verdiği bilgiye göre, yenilenebilir kaynaklara dayanan global enerji kapasitesi son 10 yılda iki kat arttı. 2006 yılında 1.037 GW iken 2015 sonu itibarıyla 1.985 GW seviyesine ulaştı. Güneş, rüzgar ve hidrolik, kurulu enerji üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 30’unu, global elektrik üretiminin yüzde 23’ünü teşkil ediyor, ilerleyen yıllarda payları daha da artacak.

Önceki İçerikCinsiyet eşitliği için 4 tweet atın!
Sonraki İçerikSürdürülebilirlik ödülleri için geri sayım

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz