İstanbul kene alarmı İklim değişikliği vektör riski Evcil hayvan kene önlemleri

İstanbul’da kene alarmı, iklim değişikliği ve kent ekolojisiyle birlikte evcil hayvan ve insan sağlığı için yeni bir vektör gerçeğine işaret ediyor.

Hızlı bakış

  • Sarıyer Ayazağa’da görülen kene yoğunluğu, İstanbul’da vektör riskinin mahalle ölçeğinde daha görünür hale geldiğini gösteriyor.
  • 2025 verileri İstanbul’da kene temasının yeni olmadığını, ancak 2026 sezonu için güncel resmi toplam verinin henüz açıklanmadığını ortaya koyuyor.
  • İklim değişikliği, ılık ve yağışlı sezonlar, kentleşme ve yeşil alan bakımı kene ve sivrisinek temasını artıran ortak risk başlıkları arasında yer alıyor.
  • İBB ve İstanbul Valiliği verileri, ilaçlamanın tek başına yeterli olmadığını ve larva odaklı entegre vektör mücadelesinin önemini gösteriyor.
  • Evcil hayvan sahipleri için kene riski yalnızca yürüyüşlerden değil, bahçeli evler ve yeşil alan temasından da kaynaklanabiliyor.
  • İnsanlarda ve evcil hayvanlarda korunma, düzenli kontrol, doğru kene çıkarma ve belirti takibi halk sağlığı açısından kritik önem taşıyor.

Sarıyer Ayazağa’da basına yansıyan kene yoğunluğu, yalnızca “ilaçlama yapılsın” başlığıyla geçiştirilemeyecek bir halk sağlığı ve şehir ekolojisi meselesi. İstanbul’da kene ve sivrisinek gibi vektörleri anlamak için iklim değişikliği, ılık ve yağışlı sezonlar, park ve bahçe bakımı, boş arsalar, orman çeperleri, sokak hayvanları, evcil hayvanlar, durgun su kaynakları ve belediyelerin entegre vektör mücadelesi birlikte ele alınmalı. Panik dili riski büyütür, dar bilgi ise riski küçültür; doğru yaklaşım, sahadaki yurttaş gözlemini veriyle, korunma bilgisini de kamu sorumluluğuyla birleştirmektir.

⚡ Hızlı korunma rehberi (ihtiyaç anında başvurun)


👤 İnsanlar için
Açık renkli, uzun kollu ve uzun paçalı giysi giyin; pantolon paçasını çorabın içine sokun. Eve dönünce saç dipleri, kulak arkası, koltuk altı, bel, kasık ve diz arkasını kontrol edin. Kene tutunmuşsa kolonya, yağ, sigara veya gaz yağı uygulamayın — bu maddeler kenenin mikrobu kana aktarmasına yol açar. İnce uçlu cımbızla, deriye en yakın yerden, ezmeden ve düz çekerek çıkarın; çıkaramıyorsanız sağlık kuruluşuna gidin. Sonraki 10 gün ateş, halsizlik, kas ağrısı, bulantı gibi belirtileri izleyin.

🐾 Evcil hayvanlar için
Köpeklerde veteriner onaylı dış parazit korumasını düzenli uygulayın. Bahçe veya dışarı dönüşü kulak çevresi, göz çevresi, tasma altı, koltuk altı, parmak araları, kasık ve kuyruk dibini kontrol edin. Evde kedi varsa, köpek ürünlerini kediye uygulamayın — kediler bu kimyasallara çok hassastır.

🏡 Bahçe ve apartman çevresi için
Otları kısa tutun, yaprak yığınlarını kaldırın, çalı diplerini temizleyin, odunları kuru ve düzenli istifleyin. Saksı tabağı, kova, bidon, varil, açık su deposu, atık lastik, el arabası, süs havuzu ve inşaat su birikintilerini düzenli kontrol edin. En etkili adım, üreme ve saklanma alanlarını azaltmaktır.

İstanbul kene alarmı sırasında insanlar ve evcil hayvanlar için kene önlemleri
İnsanlarda ve evcil hayvanlarda düzenli kontrol, kene temasını erken fark etmek için temel korunma adımıdır.

Sarıyer Ayazağa’da doğrulanan ne, bilinmeyen ne

4–6 Haziran 2026’da İstanbul basınına yansıyan haberlerde, Sarıyer Ayazağa Mahallesi 132. Sokak ve çevresindeki yeşil alanlarda çok sayıda kene görüldüğü, mahalle sakinlerinin bir hafta içinde 500’ün üzerinde kene öldürdüklerini söylediği ve kenelerin özellikle akşam saatlerinde daha görünür hale geldiği aktarıldı. Haberlerde yurttaşların çocuk parkları, yaya güzergahları ve otluk alanlar için endişe duyduğu, belediyelerden ilaçlama ve temizlik talep ettiği bildirildi.

Bu haberler gerçek bir yerel alarmı gösteriyor; ancak kamuya açık haberlerde Sarıyer Ayazağa’dan toplanan kenelerin laboratuvarda tür tayinine gönderildiğine, hastalık etkeni açısından incelendiğine veya olayın İstanbul geneline yayılan doğrulanmış bir “istila” olduğuna dair veri yer almıyor. Bu nedenle doğru haber dili, “İstanbul’u ölümcül kene sardı” değil; “Sarıyer Ayazağa’da yoğun kene görülmesi üzerine mahalle ölçeğinde halk sağlığı endişesi oluştu” olmalı.

Sarıyer Ayazağa’da İstanbul kene alarmı ve mahalle parklarında vektör riski
Sarıyer Ayazağa’da gündeme gelen kene yoğunluğu, park kenarları ve otluk alanlarda vektör riskinin mahalle ölçeğinde izlenmesi gerektiğini gösteriyor.

Kene haberinde eksik kalan temel soru

Kene haberlerinde en kritik bilgi çoğu zaman eksik kalıyor: Hangi kene türü, hangi alandan, hangi yöntemle toplandı ve laboratuvarda hangi etkenler açısından incelendi? Çünkü her kene aynı hastalık riskini taşımaz; her kene teması da otomatik olarak KKKA anlamına gelmez. Buna rağmen kene, insan ve hayvan sağlığı açısından ciddiye alınması gereken bir vektördür.

2025 verileri 2026 paniğine nasıl ışık tutuyor

İstanbul için 2025’te açıklanan veriler, 2026’daki Sarıyer haberlerini anlamak açısından önemli bir geçmiş yıl bağlamı sunuyor; ancak bu rakamlar 2026’nın güncel toplamı gibi okunmamalı. Anadolu Ajansı’nın 12 Haziran 2025 tarihli haberinde İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 2025’te o tarih itibarıyla İstanbul’da 7.002 kene ısırığı vakası bildirildiğini, bunların 6.165’inin nisan–haziran aylarında görüldüğünü ve İstanbul kaynaklı KKKA vakası saptanmadığını açıklamıştı.

2 Temmuz 2025 tarihli AA haberinde ise İstanbul’da 2025 sezonunda o tarih itibarıyla 9.445 kişinin kene ve kene şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvurduğu, KKKA şüphesiyle örnek alınan 67 kişiden 10’unda KKKA saptandığı, ancak bu vakaların hiçbirinin İstanbul kaynaklı olmadığı bildirildi. Aynı açıklamada İstanbul’da görünürlüğü artan kenelerin İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışmasıyla laboratuvarda incelendiği, söz konusu örneklerin KKKA’ya neden olacak türlerden olmadığı ve kamu açıklamasında “zararsız Rhipicephalus” olarak nitelenen türden olduğu belirtildi.

İstanbul kene alarmı için 2025 verileri ve halk sağlığı değerlendirmesi
İstanbul kene alarmı değerlendirilirken yıl, dönem, tür tayini ve laboratuvar verisi panik dilinden daha belirleyici olmalı.

Bu veri “kene önemsizdir” anlamına gelmez. Rhipicephalus açıklaması, İstanbul’daki KKKA paniğini dengeleyen bir bilgidir; ancak her kene teması yine de doğru çıkarma, gözlem ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvuru gerektirir. Sağlık Bakanlığı’nın 11 Haziran 2025 tarihli açıklamasında da Türkiye’de kene yoğunluğunun önceki yıllardan fazla olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, tüm kenelerde hastalık etkeni olmadığı ve her kene tutunan kişinin hastalığa yakalanmadığı vurgulandı.

İBB’nin 2025 açıklamalarında da panik dilini dengeleyen bir başka veri yer aldı. İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit’in aktardığı verilere göre 2024’te İBB’ye 1.416 kene şikayeti gelirken, 2025’in aynı döneminde bu sayı 898’e geriledi. Bu veri de “İstanbul genelinde kontrolsüz bir istila” iddiasının ancak sahadan gelen yeni ve güncel verilerle kurulabileceğini gösteriyor.

Bununla birlikte Türkiye’de kırsal risk gerçek. 2026’da Tokat Zile’de hayvancılıkla uğraşan 21 yaşındaki Süleyman Gülsün’ün kene tutunması sonrası KKKA şüphesiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği basına yansıdı. Bu tablo, İstanbul’daki paniği abartmadan ama kene kaynaklı hastalıkları da küçümsemeden konuşmak gerektiğini gösteriyor.

İstanbul’da kene ve sivrisinek yeni değil

Akademik çalışmalar İstanbul’da kene varlığının yeni olmadığını gösteriyor. 2006 yaz ve sonbaharında İstanbul kentsel alanında yürütülen pasif sürveyans çalışmasında 1.054 kene ısırığı bildirildi; en çok Ixodes ricinus ve Hyalomma aegyptium kaydedildi, ayrıca Hyalomma marginatum, Rhipicephalus sanguineus ve Dermacentor marginatus da görüldü. Çalışma, kene bildirim kümelerinin sıcaklık, yağış ve bitki örtüsü yapısıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

2013–2017 arasında İstanbul’un 39 ilçesinde yapılan başka bir çalışmada yerden ve çeşitli hayvanlardan 875 kene toplandı. Çalışmada Rhipicephalus bursa, Rhipicephalus annulatus, Haemaphysalis concinna, Rhipicephalus sanguineus, Hyalomma marginatum ve Ixodes ricinus gibi türler tespit edildi; örneklerde Borrelia burgdorferi sensu lato, Anaplasma phagocytophilum, Rickettsia sp. ve Babesia sp. etkenleri de multiplex PCR yöntemiyle araştırıldı.

İstanbul’da kene ve sivrisinek türleriyle artan vektör riski
İstanbul’da kene ve sivrisinek türlerinin izlenmesi, iklim değişikliği vektör riski ve halk sağlığı açısından kritik önem taşıyor.

Benzer tablo sivrisinekler için de geçerli. İstanbul’da 2019–2020 yıllarında 27 ilçede yürütülen çalışmada 4 cinse ait 13 sivrisinek türü belirlendi; toplam 247 üreme kaynağında Culex pipiens %45,4 ile en yaygın tür olurken Aedes albopictus %20 oranında saptandı. Araştırmacılar, istilacı Aedes türlerinin vektörlük potansiyeli nedeniyle mücadele programlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bu nedenle mesele yalnızca kene değil. Sivrisinek, kene, pire, karasinek, kemirgen, sokak hayvanı, evcil hayvan, park bakımı, bahçe düzeni, mazgal temizliği ve durgun su kaynakları birlikte düşünülmeli. İstanbul’da artan rahatsızlık hissi, tek bir böceğin çoğalmasından çok, kentin vektör kırılganlığının görünür hale gelmesiyle ilgili olabilir.

İklim değişikliği tek neden değil ama güçlü bir risk çarpanı

“Bunun nedeni iklim değişikliği mi?” sorusunun yanıtı tek kelimeyle verilemez. WHO, vektör kaynaklı hastalıkların dağılımının demografik, çevresel ve sosyal faktörlerin karmaşık birleşimiyle belirlendiğini; küresel seyahat, ticaret, plansız kentleşme, iklim değişikliği ve vektörlerin uyum kapasitesinin bu hastalıkların yayılımına katkı verdiğini belirtiyor. WHO’ya göre iklim değişikliği patojenleri, vektörleri ve rezervuar konakları etkiliyor; bazı vektörlerin enlem ve rakım aralığı genişliyor, aktif oldukları sezon uzuyor.

CDC de iklimin vektör kaynaklı hastalıkları etkileyen faktörlerden biri olduğunu, ancak vektör popülasyonları ve hastalık dağılımının arazi kullanımı, sosyoekonomik ve kültürel koşullar, haşere kontrolü, sağlık hizmetlerine erişim ve insan davranışlarıyla birlikte şekillendiğini vurguluyor. Avrupa İklim ve Sağlık Gözlemevi ise sıcaklık, nem ve yağışın vektörlerin coğrafi ve mevsimsel dağılımını etkilediğini; Aedes albopictus, Aedes aegypti, Culex sivrisinekleri ve Ixodes ricinus kenelerinin Avrupa açısından özellikle önemli olduğunu belirtiyor.

İklim değişikliği vektör riski ve İstanbul’da durgun su kaynakları
İklim değişikliği vektör riski, ılık ve yağışlı sezonlarda gür bitki örtüsü ve durgun su kaynaklarıyla daha görünür hale gelebilir.

Türkiye için 2026 iklim sinyali dikkat çekici. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre 2026 kış mevsimi ortalama sıcaklığı 5,8°C oldu ve 1991–2020 normallerinin 1,9°C üzerinde gerçekleşti; 2026 kışı son 56 yılın en sıcak beşinci kışı olarak kayıtlara geçti. Şubat 2026 ise 7,6°C ile normallerin 3,5°C üzerinde gerçekleşti ve son 56 yılın en sıcak üçüncü şubat ayı oldu.

Yağış verileri de en az sıcaklık kadar önemli. MGM’ye göre 2026 kış mevsimi yağışları 300,8 mm olarak gerçekleşti; bu değer 1991–2020 normalinin %47 üzerinde ve Türkiye geneli kış yağışları son 66 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bu tablo Sarıyer Ayazağa’daki yoğunluğun doğrudan nedenini tek başına kanıtlamaz; ancak ılık ve yağışlı kışların bitki örtüsünü gürleştirmesi, nemli mikrohabitatları artırması ve kene-sivrisinek temasını yükseltmesi için elverişli koşullar yaratabileceğini gösterir.

İstanbul’un kuzeyi şehir, orman ve bahçe arasında bir geçiş alanı

Sarıyer, Zekeriyaköy, Ayazağa, Maslak çevresi, Belgrad Ormanı hattı, Beykoz, Şile, Çekmeköy ve Adalar gibi bölgeler klasik anlamda yalnızca “şehir” değildir. Bu alanlarda orman, park, site bahçesi, boş arsa, çalı sınırı, sokak hayvanı, evcil hayvan, yaban hayatı ve insan hareketliliği birbirine temas eder. Keneler uçmaz ve zıplamaz; otlardan, çalılardan, yaprak döküntülerinden, hayvanların üzerinden, köpeklerin tüylerinden, kıyafetlerden ve bahçe temasından taşınır.

İstanbul’un kuzeyinde kent orman ve bahçe geçişlerinde kene alarmı
İstanbul’un kuzeyindeki orman, bahçe ve yerleşim geçişleri, kene ve sivrisinek temasının birlikte değerlendirilmesi gereken alanlar arasında.

Bu nedenle sorun yalnızca “doğadan gelen böcek” meselesi değildir. Uzayan otlar, temizlenmeyen yaprak yığınları, bakımsız çalı dipleri, komşu boş arsa sınırları, su biriktiren kaplar, açık su depoları, saksı altlıkları, lastikler, dere kenarları ve mazgal çevreleri vektörlerle insan arasındaki temas yüzeyini artırır. İstanbul’un kene ve sivrisinek meselesi, şehir planlaması ve yeşil alan yönetimiyle doğrudan bağlantılıdır.

İlaçlama refleksi yetmez, entegre vektör mücadelesi gerekir

İstanbul Valiliği, 13 Nisan 2026’da yaz mevsimi öncesinde sivrisinek, karasinek ve kene gibi vektörlere karşı kapsamlı mücadele için genelge yayımladı. Basına yansıyan genelgede dere yatakları, göletler, su birikintileri, parklar, bahçeler, mezarlıklar, çöp toplama ve depolama alanları gibi riskli alanlarda düzenli ilaçlama yapılması, özellikle larva dönemine yönelik önleyici mücadele çalışmalarına ağırlık verilmesi ve çevresel temizlik faaliyetlerinin aksatılmaması istendi.

İstanbul’da entegre vektör mücadelesi ve sivrisinek üreme kaynakları
İstanbul’da entegre vektör mücadelesi, yalnızca ilaçlamayı değil larva kontrolünü, çevre temizliğini ve saha izlemesini de kapsıyor.

İBB’nin vektörle mücadele sayfasında da İstanbul genelinde sivrisinek, karasinek, hamamböceği, kemirgen, pire ve kene gibi vektörlerle fiziksel, biyolojik, kültürel ve kimyasal yöntemlerle mücadele edildiği belirtiliyor. İBB’ye göre amaç, vektör popülasyonlarını tamamen yok etmek değil; rahatsızlık vermeyecek ve salgın hastalığa neden olmayacak biçimde kontrol altında tutmak.

Sivrisinek mücadelesinde asıl ağırlık larva evresinde. İBB’ye göre sivrisinek larva mücadelesi yılın 12 ayı sürüyor ve toplam sivrisinek mücadelesinin %95–98’ini oluşturuyor; erişkin sivrisineklere karşı yapılan açık alan ilaçlamaları ise toplam mücadelenin daha küçük ve görünür kısmı. Bu veri, geceleri görülen ilaçlama araçlarının mücadelenin tamamı değil, yalnızca bir parçası olduğunu gösteriyor.

İBB ayrıca İstanbul’da 101.223 adreste 188.735 sivrisinek üreme kaynağı bulunduğunu, bu kaynakların %86’sının insan eliyle oluşturulan veya küçük müdahalelerle üremeye elverişsiz hale getirilebilecek kaynaklardan oluştuğunu bildiriyor. Kova, bidon, varil, açık su deposu, atık lastik, ters çevrilmemiş el arabası, süs havuzu, yüzme havuzu ve inşaatlarda biriken sular bu kaynaklar arasında sayılıyor.

Kene mücadelesinde de benzer bir entegre yaklaşım gerekiyor. İBB, kenelerin aktif olduğu nisan–ekim ayları arasında piknik ve mesire alanları ile sahil ve parklarda periyodik kene mücadelesi yürüttüğünü; şehirsel alanlarda ise vatandaş taleplerine göre işlem yapıldığını ve taleplerde kenenin görülmesi ile numune tespitinin istendiğini belirtiyor. Bu bilgi, mahalle ölçeğinde bildirim, numune toplama ve tür tayininin neden kritik olduğunu gösteriyor.

Evcil hayvanlar için risk sadece dışarı çıkan köpekte değil

Evcil hayvanlar kene meselesinde ayrı bir başlık olmalı. CDC, evcil hayvanların da kene kaynaklı hastalıklara yakalanabileceğini, keneleri evin içine taşıyabileceğini ve özellikle dışarı çıkan hayvanların günlük olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Köpeklerde ve kedilerde kene, hayvana tutunmasa bile tüylerin arasında eve gelebilir ve daha sonra insana tutunabilir.

Evcil hayvan kene önlemleri için bahçeden dönen köpekte kontrol
Evcil hayvan kene önlemleri, özellikle bahçeli evlerde köpeklerin kulak, tasma altı, parmak araları ve kuyruk dibi kontrolünü içermeli.

Köpeklerde kulak içi ve çevresi, göz kapağı çevresi, tasma altı, ön bacak altları, parmak araları, arka bacak arası ve kuyruk çevresi özellikle kontrol edilmeli. CDC, uzun ve koyu tüylü hayvanlarda kenelerin görülmesinin zor olabileceğini, kene kaynaklı hastalık belirtilerinin 7–21 gün veya daha sonra ortaya çıkabileceğini ve davranış ya da iştah değişikliklerinin izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Köpeklerde kene ve pire tasması, damla ya da tablet gibi dış parazit ürünleri veteriner hekim önerisiyle kullanılmalı. Aynı anda birden fazla ürünü rastgele kullanmak daha iyi koruma anlamına gelmez; toksik risk yaratabilir. CDC, kedilerin çeşitli kimyasallara son derece hassas olduğunu ve veteriner onayı olmadan kedilere kene önleyici ürün uygulanmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.

Bahçeli evlerde risk evin kapısında başlar

Bahçeli evlerde köpek çok dışarı çıkmasa bile bahçe zaten dış ortamdır. Uzun ot, yaprak döküntüsü, çalı dipleri, odun yığınları, komşu boş arsa sınırı, orman çeperi ve sokak ya da yaban hayvanı geçişleri kene temasına uygun alanlar yaratabilir. Bu nedenle Sarıyer, Zekeriyaköy, Ayazağa, Beykoz, Şile, Çekmeköy ve Adalar gibi yeşil dokuyla iç içe bölgelerde evcil hayvan sahiplerinin bahçe dönüşü kontrol rutini oluşturması gerekir.

CDC, ev çevresinde kene riskini azaltmak için yaprak döküntülerinin kaldırılmasını, uzun ot ve çalıların temizlenmesini, çimlerin sık biçilmesini, çim alan ile ormanlık veya çalılık alan arasında yaklaşık 3 feet genişliğinde çakıl ya da ağaç yongası bariyeri oluşturulmasını, odunların kuru ve düzenli istiflenmesini ve çocuk oyun alanlarının bahçe kenarlarından uzak tutulmasını öneriyor.

İnsanlar kene temasından nasıl korunmalı

Sağlık Bakanlığı’nın KKKA uyarı ve önlemlerine göre tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara giderken vücudu örten giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler giyilmeli. Riskli alanlardan dönüldüğünde kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dahil vücut kontrol edilmeli.

CDC de kenelerin çimenlik, çalılık, ormanlık alanlarda ve hayvanların üzerinde bulunabileceğini; köpek gezdirmek, bahçe işleri, kamp, piknik ve yürüyüş gibi gündelik faaliyetlerin kene teması yaratabileceğini belirtiyor. Dışarıdan dönüldüğünde kıyafetlerin, eşyaların ve evcil hayvanların kontrol edilmesi; mümkünse kısa süre içinde duş alınması ve tüm vücut kontrolü yapılması öneriliyor.

Kene tutunursa ne yapılmalı

Vücuda kene tutunmuşsa sigara basmak, kolonya, gaz yağı, yağ veya benzeri maddeler dökmek kesinlikle yapılmamalı. Sağlık Bakanlığı, bu maddelerin kenenin kasılmasına ve vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına neden olabileceğini belirtiyor. Kene, çıplak elle dokunmadan, vücuda tutunduğu en yakın yerden uygun bir malzeme ile çıkarılmalı; kişi keneyi çıkaramıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı.

Kene tutunan kişiler 10 gün boyunca halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler açısından kendilerini izlemeli. Bu belirtilerden biri ya da birkaçı görülürse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Basının görevi korku değil, veri üretmek

Sarıyer Ayazağa’daki haber, “kene istilası” başlığıyla hızla yayıldı; ancak asıl mesele bundan daha derin. İstanbul, iklim değişikliği çağında vektörlerle yaşamayı öğrenmek zorunda. Bu öğrenme yalnızca belediyelerin ilaçlama kapasitesiyle sınırlı değil; mahalle ölçeğinde bildirim, park ve bahçe bakımı, tür tespiti, halk sağlığı iletişimi, evcil hayvan sahiplerinin bilinçlenmesi ve yurttaşların kendi çevresindeki üreme kaynaklarını azaltmasıyla mümkün.

Doğru gazetecilik, yurttaşların gözlemini hafife almadan ama paniği de büyütmeden ilerlemeli. Mahalle sakinlerinin endişesi gerçektir; fakat hangi tür kenenin görüldüğü, hastalık etkeni taşıyıp taşımadığı ve yoğunluğun hangi çevresel koşullardan kaynaklandığı bilinmeden “ölümcül istila” dili kullanılmamalı. Aynı şekilde “abartılıyor” diyerek yerel gözlemleri yok saymak da yanlış olur.

İstanbul’un ihtiyacı panik manşetleri değil; açık veri, düzenli izleme, yerinde müdahale ve anlaşılır halk sağlığı rehberleri. Kene ve sivrisinekler bize yalnızca yaz aylarının rahatsız edici canlılarını değil, kentin ekolojik kırılganlığını da gösteriyor. Yeşil alanı nasıl yönettiğimiz, suyu nerede biriktirdiğimiz, evcil hayvanlarımızı nasıl koruduğumuz ve iklim değişikliğine nasıl uyum sağladığımız, bu küçük canlıların görünürlüğünde doğrudan rol oynuyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? İstanbul’da kene, sivrisinek veya benzer vektörlerle ilgili gözlemlerinizi ve yaşadığınız mahallede alınan önlemleri yorumlarda paylaşın.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz