Avrupa’da toplam kurulu kapasitesi 65 GW’ye çıkan karada kurulu rüzgar türbinlerinin tasarım ömürlerinin 2028 yılında tamamlanacağı öngörülüyor. Yapılan hesaplamalara göre 2019 ile 2028 arasındaki dönemde her yıl 4GW’lık rüzgar türbin kapasitesi ekonomik ömrünü tamamlarken, bu türbinlerinin LTE olarak nitelenen ekonomik ömrünü uzatma formülüyle işlev görmeye devam edebileceği belirtiliyor.

Wood Mackenzie isimli kuruluş tarafından konuyla ilgili hazırlanan rapor bir türbinin ekonomik ömrünü ilgili parçaların ve aksamın değiştirilmesi yoluyla uzatmanın  mevcutta bulunan diğer  seçeneklere kıyasla ucuz bir formül olarak görülse de, türbin sahiplerinin mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle  önemli bir kısmının türbinlerin  ekonomik ömrünü uzatma formülünü tercih etmeyeceklerine dikkat çekiyor.

TÜMÜYLE  YENİLEMEK Mİ, PARÇALARI DEĞİŞTİRMEK Mİ?

Raporu yorumlayan Wood Mackenzie analisti Daniel Liu, bir türbinin operasyonel ömrünü uzatma kararının türbin sahiplerinin stratejilerine, proje ekonomisine, rüzgar santrallerinin coğrafi ve fiziki ortamına ve türbinlerin işletme koşullarına bağlı olduğunu söylüyor.

Rapora göre, üç veya daha az türbinin yer aldığı projelerde türbinlerin aksam ve parçalarını değiştirme yoluyla  ekonomik ömürlerini uzatma yöntemi ekonomik olarak çok cazip değil. Ancak daha büyük rüzgar santralleri ise proje ömrünü uzatma programına  girebilmek ve bu girişimi ekonomik olarak karlı kılabilmek için düzenleyici kurumlarla ilgili konuları çözümlemek yanı sıra, finansal riskleri, teknik ve operasyonel konuları da dikkate almak zorundalar.

VARLIK SAHİPLERİ HANGİ OPSİYONLARA SAHİP

Rapora göre, Avrupa’da kurulu rüzgar santrali kapasitesini korumanın birinci yolu mevcut türbinleri tümüyle yeni teknolojilerle donatılmış yeni türbinlerle değiştirmekten geçiyor. Ne var ki yeni teknolojilerin maliyet unsuru bir yana, gerekli izinleri almak, düzenleyici kurum engelleri ve varlık sahiplerinin kaynak yaratma sorunları  türbin yenileme işini birçok operatör için göz korkutucu bir seçenek olarak ortaya çıkarıyor. Burada tasarım ömrünü uzatma opsiyonu  (LTE) türbini tümüyle devre dışı bırakma veya tümüyle yenileme seçenekleri karşısında bir yöntem olarak görülüyor.

Analist Liu, “Biz bu raporla 2028 yılına kadar yaşam ömürlerini tamamlayacak olan toplam 42 GW kapasiteye ulaşan türbinleri belirlemiş durumdayız. Bu miktardaki türbin ticari anlamda da LTE yani ekonomik ömrünü uzatma formülüne de aday olarak görülmektedir” dedi.

YENİLENEBİLİR ENERJİDE 2020 HEDEFLERİNİ KARŞILAYAMIYOR

Rüzgar enerjisinde önde gelen bir bölge olan Avrupa, ki bu bölgede Almanya, İspanya, İngiltere ve Fransa büyük oyunculardır- 2020 yılına yönelik yenilenebilir enerji hedeflerini karşılayabilecek görünmüyor.

Rapora göre bu nedenle Avrupa’da rüzgar enerji kapasitesini toptan yok olmasını önlemek için yeni düzenlemelere gereksinim duyuluyor. Ayrıca raporda yasal mevzuatın ekonomik ömrünü yeni aksam ve parçalarla değiştirme yoluyla uzatma modelini destekler hale getirilmesi gereğine işaret ediyor.

Bu şekilde LTE’nin mevcut kapasitenin korunmasında önemli bir seçenek olarak ortaya çıkacağı vurgulanyor. Raporda ayrıca LTE formülünde eski türbinlerin bakım maliyetlerinin ağırlığı yanı sıra , sigorta prim maliyetlerinin de yüksek olacağı gibi aleyhte unsurlar da dile getiriliyor.

Önceki İçerikRüzgar enerjisinin finansmanı zirvede görüşüldü
Sonraki İçerikBu yıl 200 GW yenilenebilir kapasite devreye alınacak

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz