DÜNYA Gıda Örgütü (FAO), küresel ısınma seviyesinin 2 derecenin altında seyretmesi gerektiğini belirtirken, aksi halde 2030’da 122 milyon insanın açlıkla yüz yüze geleceği uyarısı yapıyor. Bir yandan açlık konuşulurken, diğer yandan israf da gündemden düşmüyor.  2050 yılında dünyada 9 milyar insan olması bekleniyor. Dünyanın artan nüfusu besleyebilmesi için 2050 yılına kadar mevcut gıda üretimini yarı yarıya arttırması gerektiği düşünülüyor. Bunun için tarımda da artık teknolojik yatırımlar yapılarak, mevcut alanlardan daha yüksek verim almak için uğraşılıyor. Teknolojiyi entegre ederek tarımsal ürün üretimini arttıran ülkelerden biri olan İngiltere ile Türkiye arasında tarımda teknoloji kullanımının artırılması konusunda işbirliğini öngören yeni bir adım atıldı. İngiltere menşeli Prosperity Fund, İngiltere Büyükelçiliği ve Boğaziçi Üniversitesi’nin koordinasyonunda “Agritech” isimli proje hayata geçirildi. Proje ile Türkiye tarımında teknoloji kullanımının geliştirilmesi hedefleniyor. Bunun için çiftçilerin, araştırmacıların, inovasyon profesyonellerinin ve girişimcilerin yer aldığı bir online ağ kuruluyor. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Özertan, “Tarımda paydaşların birbiriyle konuştuğu, tüm sistemi birleştiren bir ortak platform başlattık. İnternete erişimi olan herhangi bir çiftçi anahtar kelimeleri girerek, o konuda araştırma yapan üniversiteler, danışmanlar, ürünleri satan firmaların listesi gibi bilgilere ulaşabilecek. Amacımız çiftçinin bilgi teknolojilerine yaklaşmasını sağlamak” diyor. Tarımda daha fazla bilginin bilinmesi, üretilmesi, işlenmesi ve paylaşılmasının üretici ve tüketici tarafında fiyat sorunlarına da belli oranda çözüm üretebileceğini vurguluyor.

KALİTE ve DOĞRU FİYAT
Gelişen teknolojiler ve yenilikçi stratejiler ile geleneksel tarım “akıllı tarım”a dönüşüyor. Bu dönüşümü tamamlayan ülkelerde tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik artarken, tarım sektörünün refah seviyesinin yükselmesinde etkili oluyor, ürün kalitesini geliştiriyor, tüketicinin daha kaliteli ve daha iyi fiyatlandırılmış ürüne erişimini destekliyor. Günümüzde tarım, değer zincirindeki tüm oyuncuların akıllı tarıma katılmaları ile şekil değiştiriyor. Türkiye tarımının da bu yenilikçi ivmeden hız alması için çalışmalar yürütülüyor. Agritech projesinde, tarım teknolojileri ve akıllı tarım ekseninde tarım değer zincirinde yer alan tüm oyuncular ile network kuruldu.

50 ÜRÜNDE İLK 10’DAYIZ
Özertan, Türkiye’nin coğrafi avantajı itibariyle yaklaşık elli üründe dünyanın en büyük on üreticisinden biri olduğunu belirterek, tarımda sürdürülebilirlik konusunun daha fazla üzerine eğilmek gerektiğini söylüyor. Özertan, Türkiye’de tarım teknolojisinin yaygınlaşmasına yönelik sorunları;
1) Çiftçilerin bilgi iletişim teknolojilerinden çok uzak olmaları ve genel anlamıyla eğitim sorunları;
2) Büyük ölçekli arazilerde hassas tarım uygulamalarını gerçekleştirmek daha kolay iken Türkiye’de küçük ve parçalı arazi yapısının bulunması;
3) Üretici birlik ve kooperatiflerine duyulan ihtiyaç olarak özetliyor.
Mevcut şartlarda pahalı olan hassas tarım uygulamalarının büyük ölçekli çiftçilerden küçük ölçekli aile çiftçilerine iletilebilmesinin yolunun birlik ya da kooperatiflerden geçtiğini söyleyen Özertan, küçük ölçekli çiftçilere bu konuda destek sağlanmasının önemine dikkat çekiyor. Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Tektaş ise tarımda akıllı teknolojilerin, yenilikçi yaklaşımların ve inovasyon odaklı düşünce yapısının, başta üreticiler olmak üzere tüm tarım tedarik zincirine uyarlanması ile Türkiye’nin çok büyük bir potansiyel yaratabileceğini ifade ediyor.

İNGİLTERE’DE 96 MİLYAR STERLİNLİK ZİNCİR
İngiltere’deki bilgi birikimini Türkiye’ye taşımak istediklerini söyleyen KTN kurumunun Agrifood Başkanı Jayne Brookman, “İngiltere’de 10-12 yıl önce tarımda ‘rönesans’ başladı. 12 yılda çok ilerleme kaydedildi. Amacımız İngiltere’nin 10-12 yılda kat ettiği mesafeyi Türkiye’nin çok daha kısa sürede kat etmesi” diyor. Brookman’ın paylaştığı bazı bilgiler ise şöyle: İngiliz hükümeti her yıl tarımsal gıda araştırmalarına 400 milyon sterlin ayırıyor; İngiltere, yıllık 96 milyar sterlin değerinde tam entegre bir tarımsal gıda tedarik zincirine sahip; Ülkede buğday, arpa ve yem mısır yetiştiriciliği 40 kat yatırım getirisi sağlıyor; İngiltere’deki başlıca ürünlerin verim artışlarının  en az yüzde 88’inin bitkilerdeki genetik iyileştirme nedeniyle olduğu tahmin ediliyor.

TARLADA TEKNOLOJİ NE GETİRİYOR?
Üretim zincirindeki aktörlerin akıllı teknolojilere bağlı olması
Daha yüksek katma değerli ürünler ve cirolar
Üreticiler ve çiftçiler için pazar bilgilerine erişim ve kazanımın artması
Zincirin ortak strateji ile hareket etmesi, eş zamanlı bilgi paylaşımı ile arz-talep dengesi
Zincirde koordinasyon ile depolama ve ulaşımdaki ürün kayıplarının azalması
Kalite ve ürün tazeliğinin artması
Gıda güvenliğinin artması
Pazar bilgilerinin paylaşımı ile satışların artması

Hürriyet/Merve Erdil

Önceki İçerikGÜNDER’in yeni başkanı Kutay Kaleli oldu
Sonraki İçerikTürk finans sektörünün ilk Entegre Raporu

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz